(özel Haber) Tıpta 'Da Vinci Robotik Teknik' Devrimi

Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü Üroloji Uzmanı Prof

Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tibet Erdoğru, 'Da Vinci Robotik Tekniği'nin tıpta adeta devrim yaptığını iddia ederek, söz konusu cerrahi müdahaleyle birlikte artık açık ameliyatların da tarihe karışmak üzere olduğunu söyledi.
Erdoğru, Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC) Basın Merkezi'nde düzenlenen toplantıda 'Robotik Cerrahi Merkezi' bünyesinde böbrek tümörü, prostat kanseri ve mesane sarkması gibi sağlık sorunlarının, 'Da Vinci Robotik Tekniği' ile nasıl tedavi ettikleri hakkında gazetecilere bilgi verdi. Toplantı öncesinde İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan Erdoğru, 'Da Vinci Robotik Tekniği'nin, modern teknolojinin tıbba sunmuş olduğu en önemli avantajlardan biri olduğunu ifade ederek, prostat ve böbrek kanserinde
geçmişte yapmış oldukları açık ameliyatların yerini söz konusu tekniğin aldığını anlattı.
Amerika'da 5 yıl önce prostat kanserinin yaklaşık yüzde 20'sini 'Da Vinci Robot' yaparken, bugün söz konusu rakamın yüzde 90'a ulaştığını dile getiren Erdoğru, bununla birlikte açık cerrahi operasyonların artık tarihe karıştığını savundu. Bu sistemi İstanbul dışında ilk kez Antalya'da hastaların tedavisinde uygulamaya başladıkları bilgisini de veren Prof. Dr. Erdoğru, açık cerrahi yerine vücutta açılan küçük deliklere yerleştirilen robotun kolları ve gözlerini cerrahın uzaktan kumandayla yöneterek,
hastanın içindeki bütün detayları çıplak bir gözün gördüğünün 20 katı büyüklüğünde görerek, ameliyatı da robot kollarla gerçekleştirdiğini belirtti.
Tibet Erdoğru, "Da Vinci Robotik Tekniği, tıp alanında yapılan önemli bir devrim bana göre. Hastaya dokunmadan robotun kollarını uzaktan kumandayla kontrol ederek ameliyatı gerçekleştiriyorsunuz. Bu sistemin oldukça önemli avantajları da var. Örneğin; çıplak gözle gördüğünüzün 20 katını görebildiğiniz gibi net görüntü elde ederek, organları hiç kanatmadan ameliyatınızı yapabiliyorsunuz. Bu büyük bir avantaj sağlıyor. Özellikle erkeklerde görülen prostat kanserinde cinsel fonksiyonu devam ettiren sinirler
çok rahat bir şekilde korunabiliyor. Böylelikle de cinsel faaliyetler yüzde 99 oranla yine aynı şekilde devam ediyor ve idrar kaçırma gibi bir durumda asla söz konusu dahi olmuyor" dedi.
Burada ameliyatı robotun yapmadığı uyarısında bulunan Erdoğru, robotu çok iyi yönlendirebilecek bir cerrahın olma zorunluluğu bulunduğunu, ancak bunun da yeterli olmadığı gibi ameliyatı gerçekleştirecek cerrahın da kendi alanında uzman ve tecrübeli olması gerektiğinin altını çizdi. Erdoğru, 'Da Vinci Robotik Tekniği' ile gerçekleştirilen ameliyatlarda kanamanın çok az olduğunu, açık ameliyatlarda 1-2 litre kanama olurken, söz konusu sistemde kanama düşük seviyede kaldığı için hastaya kan verme gibi bir
ihtiyaç da duymadıklarını anlattı.
Kanaması olmadığı gibi diğer organları da korunan hastanın, tedavi sürecini de çok çabuk tamamlandığına dikkat çeken Erdoğru, prostatta açık cerrahinde sondanın 3-4 hafta kalırken, 'Da Vinci Robotik Tekniği'nde ise 5-7 ile gün arasında sondayı aldıkları gibi kişinin gündelik hayatını rahatlıkla sürdürebildiği gibi tenis, yüzme gibi sportif faaliyetleri de yerine getirebildiğini ayrıca seksüel fonksiyonlarının da çok erken başladığını söyledi. Böbrek kanserindeyse sadece tümör çıkartılıp, böbreğin geri
kalan kısmının korunabildiğini belirten Erdoğru, bunun da çok büyük bir avantaj sunduğunu vurgulayarak, sistemden de tedaviye uygun olan herkesin yararlanabileceğini de sözlerine ekledi.