İsrail özür dilemek zorunda

Başbakan Erdoğan, Pakistan'da yapımı tamamlanan Mevlana Evleri teslim töreninde bir konuşma yaptı. Başbakan Erdoğan'ın hedefinde yine İsrail vardı.

İsrail özür dilemek zorunda
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mavi Marmara baskınıyla ilgili olarak İsrail'in, Türkiye'den özür dilemek durumunda olduğunu ifade ederek, ''Tazminat ödemek durumundadır. Bunları yerine getirmedikçe Orta Doğu'da yalnız kalmaya mahkumdur'' dedi.

Erdoğan, Türk Kızılayı'nın sel felaketinden etkilenen Pakistan'ın Multan'da eyaletinde yaptırdığı Mevlana Evleri'nin teslim töreninde yaptığı konuşmada, terörle mücadeleye değindi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamalar şöyle:

Türkiye'de halkımızın duyarlılığına tercüman olan halkımızı bu noktada adeta seferber eden diyanet işleri başkanımız da bizimle birlikte onun da kalbi muhabbetlerini bildirmek istiyorum.Bizi tarih birleştiriyor. Bizim ortak kültürümüz var, bizim ortak değerlerimiz var bu kültür, bu değerler uğruna asırlar boyu birlikte yürümüşüz. Şimdi de bu sorumluluğun bize yüklediği bir görevin ifası için buradayız.

Kızılay’ımız buradan ayrılmadı. Muzaffer Abad'ta Kızılay olarak bulunduk, TOKİ olarak bulunduk ve Türkiye olarak orada bir çok yatırımları gerçekleştirdik. Hala TİKA olarak, devlet olarak oradaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İstiyoruz ki kalıcı eserler bırakalım.

Şimdi de biz bakan arkadaşlarımızla teknik bir kadro ile buradayız. İstiyoruz ki bölgede kalıcı eserler bırakalım. Alt yapı çalışmaları yapalım, üst yapıya yönelik çalışmalar yapalım okul gibi hastane gibi bu alanlarda adımlar atalım. Şu anda halkımızın duyarlılığı devam ediliyor ve süratle burada yatırımlara başlayacağız. Kızılay'ımızın Mevlana evleri, çadırlar ve konteynır kent. Biz istiyoruz ki kalıcı olanları yapalım ve değerli dostum kardeşim Gilani'ye de söyledim müşterek olarak neler yapabileceksek bunların adımlarını atalım. Tabii ki uygun yerleri tespit etmemiz lazım ve ona göre de yatırımlarımızı orada hemen başlatalım. Muzaffer Abad'da yaptıklarımızı gezdim gördüm, depremde de gezip görmüştüm. Tabii işlerimizi hemen hemen büyük ölçüde bitirdiğimizde gezip gördüğümde o zaman 'Hamdolsun' dedim.

Pakistan bizi hem Kurtuluş Savaşı’nda hem de Marmara Depremi’nde yalnız bırakmadı. Beraber yapacağımız işleri biraz önce sevgili arkadaşım Gilani bahsetti. Birçok alanda ortak yapacağımız işler var.
Pakistan ile olan bütünlüğümüzü asla bozmak istemiyoruz. Kardeşliğimizi bozmak isteyenlere izin vermeyin. Pakistan’ın zayıf düşmesi sizin dışınızda olan birilerini sevindirir. Herhalde o birilerinin kim olduğunu biliyorsunuz.Onun için güçlenmeye mecburuz. El ele ve omuz omuza verip daha güçlü bir Pakistan diyeceğiz. Aynı durum İslam dünyası için de geçerli. Uluslararası yardım konvoyuna biriler saldırı yapıyorsa bu gücü nerden aldığını sorgulamak lazım. AB raporunda bu saldırının vahşice olduğu ortaya çıktı. 19 yaşında bir genç kasten öldürüldü.

9 şehidin gövdesinden 30 mermi çıkarıldı. AB üyesi ülkeler çekimser kaldı ABD İsrail’in yanında yer aldı. İsrail özür dilemek zorunda. Eğer bunu yapmazsa Ortadoğu’da yalnız kalır. Değerli kardeşlerim bu sel felaketi nedeniyle bir araya geldik. Ben tekrar ölenlere Allahtan rahmet diliyorum. Pakistan halkına başsağlığı diliyorum.

Bugünden itibaren çalışmaya başlıyoruz. Sizleri en kalbi duygularla selamlıyorum. Yaşasın Türkiye-Pakistan kardeşliği"