Itfaiyecilerin Unutamadiklari

Asrin felaketi olan deprem bölgesinde geçirdikleri zaman boyunca enkaz altinda kalan vatandaslari kurtarirken onlarla duygusal anlar yasayan Sakarya Büyüksehir Belediyesi Itfaiye Daire Baskanliginda görevli itfaiye erleri o diyaloglari anlatti. Çalisma esnasinda itfaiye aracindan telefonu çalinan itfaiye eri ise kendisine ulasamayan tanidiklarinin yasadigi endiseden bahsetti.

Itfaiyecilerin Unutamadiklari


6 Subat günü merkez üssü Kahramanmaras olan ve 11 ilde büyük tahribata sebep olan depremin ardindan AFAD, belediyeler ve birçok STK’larin arama kurtarma ekipleri bölgelere yönelerek arama kurtarma çalismalarina basladi.

Hizla bölgeye giden ve günlerce dinlenmeden, uyumadan fedakarca çalisma yürüten Sakarya Büyüksehir Belediyesi Itfaiye ve arama kurtarma ekipleri, yaklasik 50 kisiyi enkazdan kurtardi. Bu çalismalar esnasinda duygulandiran diyaloglar da kuruldu. Sakarya’ya geri dönen ekipler, unutamayacaklari diyaloglari anlatti. Bölgede cansiparene sekilde çalisma yürüttügü esnada telefonu itfaiye aracindan çalindigi için ailesi ve yakinlariyla iletisim kurmakta zorlanan itfaiye eri Ömer Zambak ise kendisine ulasamayan tanidiklarinin yasadigi endiseyi anlatti.

“Enkaz altinda bizden keser istedi”

Sakarya Büyüksehir Belediyesi Itfaiye Daire Baskanliginda görevli itfaiye eri Muhammed Arli, “Deprem bölgesinde birçok olay yasadik ve buruk olarak geriye döndük. Beni etkileyen olaylardan bir tanesi belediye personeli olan Yunus agabeyimizdi. Yerini tespit ettikten sonra birkaç saatlik çalisma neticesinde kendisine ulastik. Ilk etapta elini gördük ve daha sonrasinda tebessüm ettiren bir olay yasandi; bizden istedigi sey sigaraydi. ‘Canim çok sigara istedi, bana bir yanik sigara verir misiniz’ dedi.

O esnada hepimiz orada güldük. Enkaz altindaki insanlar bizi gördükleri zaman artik kendilerini birakiyorlar, biz kendilerini birakmasinlar diye onlarla sohbet etmeye çalistik. Kurtarma çalismasi esnasinda Yunus agabeyimiz, ‘Iyiyim ben burada, biraz da ben çalisayim, süreci kisaltalim’ diyerek bizden keser istedi. Bizde onu kirmamak için bir keser verdik, tabi yormadik, enerjisinin bitmesine izin vermedik bu esnada. Bütün ekibimizle birlikte Allah’a sükür kendisini kurtardik. Hastaneden taburcu edildikten birkaç gün sonra çalismalarimizi devam ettirdigimiz bölgeye geldi ziyaret etti. Çay içerek, sohbet ettik, birbirimize sarilarak dualar ettik. Acilarin yaninda bu da böyle güzel bir ani kaldi” dedi.



Enkaz altinda can kurtarirken telefonu çalindi

Bölgeye gittigi ilk günde telefonunun çalindigini ifade eden itfaiye eri Ömer Zambak ailesiyle bir süre irtibat kuramadigini aktararak, “Bölgeye ilk gittigimiz gece 17 yasindaki Muhammet ismindeki bir genç için uzun süren bir çalismamiz oldu. 6 saat süren çalismada enkazin içerisinde ekip arkadaslarimizla degiserek girdik. Çalisma esnasinda telefonumu da itfaiye aracina biraktim. Ailemle haberlesmek için telefonumun yanina gittigimde aracin içerisinde telefon ve bazi kisisel esyalarimizin, yagmurluklarimizin da olmadigini gördük. Bir süre ailemle iletisim kuramadik. Iki gün sonra ekip arkadaslarimin telefonlarindan görüsme sagladik ve ailem çok endiselenmisti. 14 günlük süreçte ailemle günde bir veya iki defa arkadaslarimin telefonlariyla irtibat kurdum. 4 yasinda Zehra adinda kizim var, görüsemedim ve duygulandik. Onlar da endiselendi, orada enkaz altinda çocuklari gördük hep aklimizdaydi tabi herkesin evladi aklindaydi. Zor günler geçirdik ve benim için haberlesmek biraz daha zor oldugu için böyle bir sorunla karsi karsiya kaldim” diye konustu.



“Tuttugu takimdan sevdigi yemege kadar her seyi biliyorduk”

Enkaz altindaki genç ile aralarinda geçen diyalogu anlatan itfaiye eri Cevdet Gür ise, “Bölgeye giden ilk ekiplerden biriyim ve gittigimizde 17 yasinda bir genci enkaz altindan çikardik. Genci çikartirken ayagi sikismisti ve çok riskli bir bölgedeydi. Çünkü bina tam yikilmamis ve arkadasta binanin basar tarafindan olan kisimdaydi. Kendisi gayet saglikliydi sadece ayagi sikismisti ama onu çikarmakta zorluk çektik. Saglam kirisi kirmak gerekiyordu ve titiz bir çalisma yaptik o sirada ise kendisi de, ‘Beni birakin arka oda da babamlar var, onlari alin’ diye bize defalarca kez söyledi.

Ama bizim ilk görevimiz onu oradan almakti daha sonrasinda diger aile üyelerini çikarttik. Biz orada çok duygulandik ama diri durmamiz gerekiyordu ki depremzede orada bizden etkilenmemeli ve biz onun moral ve motivasyonunu yüksek tutmak için gelecekteki planlari gibi sorular sormaya çalistik. Bunlari sorarken de bina içinde kaç kisinin oldugunu teyit etmeye çalistik. Enkaz altindan çikarmaya çalistigimiz gencin tuttugu takimdan sevdigi yemeye kadar her seyi biliyorduk. Yaklasik 7 saat çalistik ve o süre boyunca arkadasla diyalog halindeydik” seklinde konustu.

Kaynak: İHA