SETA'dan 'Yüz Yüze Egitim' Önerisi

Okul yöneticileri, ögretmen, ögrenci ve velilerin görüslerinin de bulundugu 'Kovid19 Sürecinde Türkiye'nin Uzaktan Egitim Deneyimi' baslikli raporda, ögrencilerin uzun süre okuldan uzak kalmasinin, okul aidiyetlerini, motivasyonlarini, akademik basarilarini, iletisim ve sosyal becerilerinin gelisimini olumsuz yönde etkiledigi vurgulandi Raporda, salgin sürecinde çocuk ve halk sagliginin korunmasina yönelik gerekli tedbirler alinarak okullarin açilmasi önerisi bulunuldu Uzaktan egitime iliskin temel sorunlarin tespit edildigi raporda, çözüm önerileri de sunuldu.

AHMET SERTAN USUL - Siyaset, Ekonomi ve Toplum Arastirmalari Vakfinca (SETA) uzaktan egitimin, ögrencilerin akademik basarisinin yani sira okul aidiyetini de olumsuz etkileyebildigine dikkat çekilerek, yüz yüze egitimde uyum ve motivasyonu güçlendirici faaliyetler yapilmasi önerisinde bulunuldu.

SETA arastirmacilari Müberra Nur Emin ve Mustafa Altunel tarafindan Türkiye'de uzaktan egitimin nasil tecrübe edildiginin ortaya konulmasi, temel sorun alanlarinin tespit edilerek çözüm önerilerinin sunulmasi amaciyla "Kovid-19 Sürecinde Türkiye'nin Uzaktan Egitim Deneyimi" baslikli rapor hazirlandi.

Raporda, okul yöneticileri, ögretmen, ögrenci ve velilerin uzaktan egitim sürecine iliskin degerlendirmelerine de yer verildi.

Tüm dünyayi etkileyen Kovid-19 salgininin saglik, ekonomi ve turizm gibi alanlarin yani sira egitimde de krize sebep olduguna isaret edilen raporda, bu süreçte birçok ülkede okul öncesinden yüksekögrenime kadar tüm egitim kademelerinde yüz yüze egitime ara verilmek zorunda kalindigina dikkat çekildi.

UNESCO verilerine göre dünya çapinda ögrencilerin yaklasik yüzde 92'sinin okullardan uzak kaldigi belirtilen raporda, 190'dan fazla ülkede tamamen, bazi ülkelerde de yerel, bölgesel veya eyalet ölçeginde okullarin kapatildigi kaydedildi. Bu kapsamda, birçok ülkede oldugu gibi Türkiye'de de uzaktan egitime baslandigi hatirlatildi.

- Salginin egitimde yol açabilecegi riskler

Raporda, salgin nedeniyle okullarin kapanmasi ve uzaktan egitime geçilmesinin ortaya çikaracagi riskler, "egitimde firsat esitsizligi ve esitsizliklerin derinlesmesi", "egitim ögretimden uzun süre ayri kalan ögrencilerde ögrenme kaybinin artmasi", "devamsizlik ve okul terklerinde artis" olmak üzere üç baslikta siniflandirildi.

Kovid-19 salgininda uzaktan egitim sürecinin daha çok teknoloji destekli uygulamalar üzerinden yürütüldügü ifade edilerek, "Bu sebeple ögrencilerin ders süreçlerini takip etmek için teknolojik aygitlara sahip olma durumu, pandemi dönemi egitim ögretim süreçlerinin verimliligini direkt olarak etkileyen bir parametre olarak öne çikmaktadir. Dolayisiyla uzaktan egitim sürecinde dijital cihazlara sahip olan ögrenciler ile olmayanlar arasinda egitime erisim ve egitim imkanlarindan yararlanma bakimindan olusacak fark egitimde esitsizligi de artiracaktir." degerlendirmesinde bulunuldu.

Tatil dönemlerinde ögrencilerin yasadiklari ögrenme kaybi ve motivasyon düsüklügünün salgin sürecinde artabileceginin kaydedildigi raporda, "Çalismalar, ögrencilerin uzun süre okuldan uzak kalmasinin, okul aidiyetlerini, motivasyonlarini, akademik basarilarini, iletisim ve sosyal becerilerinin gelisimini olumsuz yönde etkiledigini ortaya koymaktadir." bilgisi paylasildi.

- Salgin sonrasi "devamsizlik ve okul terklerinde artis" riski

Raporda, salgin sirasinda egitime devam edilmesi kadar sonrasinda ögrencilerin okula dönüs ve adaptasyon süreçlerinin büyük önem tasidigi vurgulanarak, su ifadeler kullanildi:

"Geçmis tecrübelerden hareketle yapilan çalismalar egitime uzun süre ara verilmesi sonrasinda ögrencilerin okula geri dönüslerinde kayiplarin yasanacagi ve okul terklerinin artacagi riskine isaret etmektedir. Bir baska ifadeyle çocuklar ne kadar uzun süre okuldan uzak kalirlarsa, okula dönmeme risklerinin de o kadar arttigi belirtilmektedir."

Raporda ayrica okul terklerinin salginin ardindan artmasi halinde hem çocuklarin bireysel gelisimleri hem de toplumsal refah açisindan olusabilecek olumsuzluga dikkat çekildi.

- "Okullarin açilmasi hedeflenmeli"

Raporun sonuç bölümünde, uzaktan egitime erisimin ve bu egitimin düzenli kullaniminin, ögrencilerin sosyoekonomik durumlari, okul profilleri, velilerin ilgi ve dijital okuryazarlik düzeylerine bagli olarak degiskenlik gösterdigi vurgulandi.

Bu durumun, egitimde esitsizligi artirdigi ifade edilerek, uzaktan egitimin özellikle dezavantajli ögrenciler için okula bagin azalmasi, ögrenme kaybi, devamsizlik ve okul terki risklerine neden olacagina isaret edildi.

Bu kapsamda, okullarin açilmasinin hedeflenmesi gerektiginin alti çizilerek, sunlar kaydedildi:

"Pandemi sirasinda okullari açmaya çalismak, kapatmaktan çok daha karmasik ve zor bir süreç olsa da tüm riskler göz önünde bulunduruldugunda öncelikli hedef okullari açmak olmalidir. Okullar yüz yüze egitime açildiktan sonra ise çocuklarin pandemi sürecindeki akademik, sosyal ve psikolojik durumlarini iyilestirecek, bu alanlardaki eksikliklerini tespit ederek telafilerini gerçeklestirecek çalismalara ihtiyaç vardir."

- "Uzaktan egitime yönelik ölçme ve degerlendirme mekanizmalari olusturulmalidir"

Salgin sürecindeki egitim ögretim faaliyetlerine yönelik rapordaki tavsiyelerden bazilari ise söyle:

"- Çocuk ve kamu sagligini önceleyen, acil durumda egitime yönelik eylem planlari olusturulmalidir. Bu eylem planlari, genel egitim politikalarini belirleyecek makro ve her bir okulun kendi eylem planlarini olusturacagi mikro boyutta olmalidir.

- Uzaktan egitim sürecinde her bir ögrencinin erisim, katilim ve devamliliklarinin takip edilmesi ve bu hususlara yönelik aksakliklarin tespit edilmesi gereklidir. Bu konuda saglik sistemindeki aile saglik danismanligina benzer bir yapi olusturularak ailelere egitim danismanligi saglanabilir.

- Ögretmen, ögrenci ve velilere yönelik dijital okuryazarlik destek mekanizmalari olusturulmalidir.

- Uzaktan egitime yönelik ölçme ve degerlendirme mekanizmalari olusturulmalidir.

- Okullar yeniden açildiginda çocuklarin hem okulda hem evde sürekli ögrenmelerini saglamaya yönelik çalismalar devam etmelidir.

- Olusturulacak telafi egitimleri yalnizca akademik degil, ögrencilerin okula dönüslerinde adaptasyonlarini artiracak ve motivasyonlarini güçlendirecek nitelikte olmalidir.

- Salgin nedeniyle çocuklarin psikososyal durumlarina yönelik iyilestirici destek hizmetleri saglanmalidir.

- Dijital okuryazarlik, teknoloji kullanimi, e-içerik gelistirilmesi gibi konularda ögretmenlere yönelik yüksekögretim programlarinda var olan dersler desteklenmeli ve ihtiyaçlara göre yenilenmelidir."
Kaynak: AA