Kusursuz Es De Nafaka Ödeyecek
Bosanma sonrasi geçim sikintisi yasayan taraflari ilgilendiren bir karara imza atan Yargitay Hukuk Genel Kurulu; kusursuz esin dahi yoksulluk nafakasi ödemekle yükümlü olduguna hükmetti.

4. Aile Mahkemesi, davali kadin esin davacinin çocuklariyla anlasamadigi, yemek yerken çocuklara karsi agresif tutumlar sergiledigi ve davaciya hakaret ettigi, böyle olunca bosanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu oldugu gerekçesiyle taraflarin bosanmalarina, kadin es yararina 250 TL tedbir nafakasi ödenmesine, ancak tam kusurlu olmasi nedeniyle yoksulluk nafakasi ve tazminat taleplerinin reddine karar verdi. Davali kadin karari temyiz edince devreye giren Yargitay 2. Hukuk Dairesi, "Davali kadinin, bosanmaya neden olan olaylarda agir kusurunun bulunmadigi, bosanma yüzünden yoksulluga düseceginin sabit oldugunu, davali kadin yararina uygun miktarda yoksulluk nafakasina hükmedilmesi gerekirken, davalinin davaciya nazaran daha agir kusurlu oldugu gerekçesiyle, davali kadinin yoksulluk nafakasi isteginin reddinin dogru olmadigini ve bozmayi gerektirdigini" belirterek gerekçesiyle Aile Mahkemesinin vermis oldugu yoksulluk nafakasi ve tazminat talebinin reddine kararini bozdu.
Aile Mahkemesi, bosanmaya sebep olan olaylarda erkek esin kusurunun bulunmadigi, kadin esin ise tam kusurlu oldugu gerekçesiyle ve yasa geregi davali es yararina yoksulluk nafakasi ödenmesine karar verilemeyecegi gerekçesiyle direnme karari verdi. Direnme karari yasal süresi içinde davali avukati tarafindan temyiz edilince bu kez devreye Yargitay Hukuk Genel Kurulu girdi.
Yargitay Hukuk Genel Kurulu Karari’nda; “Yoksulluk nafakasi, bosanmadan sonra yoksulluga düsecek olan tarafi koruma amacina yönelik oldugu içindir ki, bosanmis olan yoksul tarafa verilecek olan yoksulluk nafakasi, hiçbir surette diger tarafa yükletilen bir ceza veya tazminat niteliginde degildir. Sayet böyle olsaydi, sadece bosanmada kusuru olan esten istenebilmesi gerekirdi. Oysa ki maddede açikça belirtildigi gibi kusursuz es dahi yoksulluk nafakasi ödemekle yükümlüdür. Yoksulluk nafakasi, bir bakima evlilik birligi devam ettigi sürece söz konusu olan karsilikli bakim ve geçindirme ödevinin devam ettirilmesi anlamini tasimaktadir. Bunun yaninda, yoksulluk nafakasi istenebilmesi için istemde bulunan tarafin bosanma yüzünden yoksulluga düsme tehlikesiyle karsilasmis bulunmasi sarttir. Baska bir ifadeyle, geçimini kendi mali kaynaklari ve çalisma gücüyle saglama imkânindan yoksun olan taraf diger kosullari da varsa yoksulluk nafakasi talep edebilecektir. Somut olay degerlendirildiginde; bosanmaya sebep olan olaylarda mahkemece de sabit kabul edilip davali kadina yüklenen kusurlu davranislarin yaninda, davaci erkegin de esini baba evine birakip sonrasinda bir daha gelmesin diyerek evden göndermek ve tekrar istemedigini söylemek seklinde gerçeklesen olaylara göre esit kusurlu olduklari anlasilmaktadir. Taraflarin sosyal ve ekonomik durumlarina iliskinse dosyada mevcut 2013 yili arastirma sonuçlarina göre, kadin esin ortaokul mezunu, ev hanimi oldugu, ailesinin yaninda yasadigi, mal varligi ve gelirinin bulunmadigi buna karsilik erkek esin üniversite mezunu olup sinif ögretmenligi yaptigi, aylik 2 bin 500 TL gelir elde ettigi, kendi evinde oturdugu bu nedenle kira giderinin bulunmadigi, adina kayitli bir ev ve aracinin oldugu görülmüstür. Yasa geregi tam kusurlu es yararina yoksulluk nafakasi ödenmesine karar verilemeyecegi gerekçesine dayanan direnme kararinin açiklanan bu degisik gerekçe ve nedenlerle bozulmasi gerekmistir. Direnme kararinin bozulmasina oy birligi ile hükmedilmistir” denildi.
