Bitki Ve Hayvan Türleri Azalıyor
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin ev sahipliğinde devam eden ’12. Ulusal Ekoloji ve Çevre Kongresi’nin teması Eko Turizm ve Çevre olarak belirlenirken, 400’den fazla bilim insanı kongreye katıldı. Üniversite AKM salonunda başlayan kongrenin açılışına Vali Yardımcısı Ahmet Ertürk, Muğla Büyükşehir belediye Başkan Vekili Cumhur Çoban, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar ve çok sayıda bilim insanı katıldı. Kongre Prof. Dr. Muhtar Başoğlu’nun anısına gerçekleşti.

MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar yaptığı konuşmasında, “MSKÜ olarak bu tür etkinliklere önem veriyoruz. Bu etkinliklerin daha kaliteli ve daha nitelikli olması için elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz. Bu kongre için bir yıl önce ev sahipliği yapmayı kabul ettik. 400’ün üzerinde katılımcı ve 400’ün üzerinde bildiri var. Bu kongrenin Prof. Dr. Muhtar Başoğlu’nun anısına yapılması da bilim insanlarına verdiğimiz değerin bir göstergesi. Kongremizin teması seçilirken isabetli bir karar alınmış. Eko Turizm ve Çevre konusu işlenecek. Bu tema Muğla açısından da çok önemli bir konu” dedi.
Kongrede, hızla artan dünya nüfusu, plansız sanayileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak için kullanılan tarımsal ilaçlar, yapay gübreler gibi kimyasal maddelerin kullanımı giderek çevre kirliliğine neden olarak çevre sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olduğu açıklanırken, bunun doğal sonucu olarak kirlenen hava, su ve toprak canlıların yaşamını olumsuz yönde etkileyecek boyutlara ulaştığı açıklandı. Bu nedenle, 130 yıldan fazla bir geçmişe sahip olan Ekoloji bilimi özellikle 1970’li yıllardan sonra çevre bilimleriyle de bütünleşerek hızla geliştiği ve tüm canlılarla birlikte insan doğa ilişkilerini de kapsamına aldığı belirtildi. Günümüzde dünya üzerinde 1,7 milyondan fazla bitki ve hayvan türünün yaşadığı varsayılırken, son yüzyılda bu türlerin sayısının görülmemiş bir hızla azaldığı, son yıllarda gelişen pek çok teknolojik imkân ve uluslararası antlaşmalara rağmen bahsedilen sorunların insanlığın geleceğini hala tehdit eder boyutta olduğu belirtildi.
