Mülteci Afganların Dramı Ülkelerinde De Devam Ediyor
HERAT - MUSTAFA BAĞ / FAHİM ABED - Suriye’deki savaşın oluşturduğu krizin gölgesinde kalarak, dünya gündeminden düşmeye başlayan Afganlı mültecilerin dramı ülkelerine döndüklerinde de devam ediyor.
Dünyaya en fazla mülteci veren ülke olarak kabul edilen Afganistan, Suriye’deki savaşın yol açtığı sığınmacı krizinin gölgesinde kaldı. Afgan uzmanlar, kronikleşmiş ve kanıksanmış bir durum olarak görülen ülkelerindeki yerlerinden edilmiş insanların sorunlarının artık dünya kamuoyunda gündeme gelmediğini dile getiriyor.
Yıllardır devam eden işgal ve iç savaşlar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan ve sığındıkları ülkelerden kendi topraklarına dönmeye başlayan Afganlar imkansızlıklar içerisinde hayata tutunmaya çalışıyor.
Gerek Afgan hükümetinin maddi imkansızlıktan ötürü yeterince kaynak ayıramaması, gerekse Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) olanaklarının kısıtlı olması, yurtlarına dönen Afganları kendi başına mücadele etmek zorunda bırakıyor.
- Her hafta binlercesi dönüyor
Ülkenin en büyük üçüncü kenti Herat, her hafta İran ve Pakistan’dan geri dönen binlerce Afgana ev sahipliği yapıyor. Dönüş yapanların bir kısmı Herat’ta kalırken, bir kısmı da farklı kentlere doğru yol alıyor.
Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal etmesinin ardından Pakistan'a kaçan 61 aile, komşu ülkede yaşadıkları baskılardan dolayı 30 yıl sonra Afganistan'a döndü.
Aslen Kunduzlu olan ve Taliban militanları ile Afgan güvenlik güçleri arasında savaş devam ettiği için şehirlerine dönemeyen Afganlar, Herat kent merkezinin 30 kilometre dışında kurdukları kampta kendilerine uzatılacak yardım elini bekliyor.
- Komşu ülkelerdeki kötü muamele
BMMYK’nın organizasyonu ile Afganistan’ın batısındaki Herat’a giden Anadolu Ajansı ekibi, buradaki evsiz ailelerle görüştü.
AA muhabirine Pakistan'da yaşadıkları sorunları ve neden geri dönüş kararı aldıklarını anlatan kafile sorumlusu Rahimullah Han, Pakistan'daki Afgan mültecilerin karşılaştığı kötü muameleden şikayet etti.
Han, bu ülkede keyfi gözaltılar yapıldığını savunarak, gözaltına alınanların yakınlarından rüşvet talep edildiğini iddia etti. Han, son dönemde baskıların daha da arttığını belirterek, ''Pakistan yönetimi bize çok zorluk çıkarıyordu. Zaman zaman çocuklarımızı keyfi olarak gözaltına alıp aylarca tutuyorlardı. Birini gözaltına aldıkları zaman serbest bırakmak için yüklü miktarda para istiyorlardı. Baskılardan dolayı Afganistan'a dönmek zorunda kaldık'' ifadelerini kullandı.
BM'nin sadece çadır vererek yardım ettiğini söyleyen Han, kendi imkanları ile bir arsa kiraladıklarını ve oraya kamp kurduklarını anlattı. Maddi imkanları olmadığı için sürekli yer değiştirdiklerini belirten Han, yaklaşan kış mevsiminde nerede konaklayacaklarını bilemediklerini ve çaresizlik içinde hayatta kalmaya çalıştıklarını ifade etti.
Otuz beş aileden oluşan yeni bir kafilenin daha Pakistan'dan geldiğini aktaran Han, "Onlarla birlikte büyük bir yer kiralayıp yerleşmeyi planlıyoruz. Hükümet eğer bize bir arsa tahsis ederse yerleşebiliriz. Ne işimiz var ne de paramız'' şeklinde konuştu.
- ''BM sadece hal hatır soruyor''
Geleceğe dair umutların tükendiği kampta işsizlik, maddi imkansızlık, çocukların eğitimden mahrum kalması ve sağlık hizmetlerinin olmaması en büyük sorunların başında geliyor.
İşi olmadığı için buldukları bir çadırın içinde ailesiyle yaşam savaşı verdiğini anlatan Hacı Kerim isimli bir kamp sakini, "Çocuklarımız hasta. Bir gün bir yerde, diğer gün başka bir yerdeyiz. İş yok. Elimiz kolumuz bağlı bekliyoruz. Kunduz'a gitmek istiyoruz ama siz de görüyorsunuz ki orada çatışmalar var. Mermiler yağmur gibi yağıyor. BM sadece halimizi hatırımızı soruyor, bir de kuru çadır verdiler. Onun dışında hiç bir şeyimiz yok. Taş zeminin üzerinde günümüzü geçiriyoruz. Kendi hükümetimiz de bize yardımcı olmuyor. Çocuklarımız açlık ve hastalıktan ötürü gece boyunca ağlıyor. Bize yaşayabileceğimiz bir yer gösterilmesini istiyoruz'' ifadelerini kullandı.
İsmini vermek istemeyen bir Afgan kadın ise yaşadıkları zorlukları şöyle anlattı:
''Pakistan'da ağır şartlarda yaşıyorduk, üzerimizde sürekli baskı vardı, biz de mecburen ülkemize döndük geldik ama burada çok daha zor durumdayız. Ne yemeğimiz var ne doktor ne de ilacımız. Çoluk çocuk hepimiz hasta olduk. Doktoru bırakın, hastaneye gidecek yol paramız bile yok. Tek bir çadır verildi burada. Çok zor ve çok sıkıntılı bir durumdayız. Sekiz kişi bu küçücük çadırın içinde yaşıyoruz ve gece hava serinlediği için çok üşüyoruz. Şu anda her şeye ihtiyacımız var. Çünkü elimizde hiç bir şeyimiz yok''
- Çalışacak yakını olmayan dul kadınlar dileniyor
AA ekibinin ziyaret ettiği Herat’ın doğusundaki Badgis kentindeki çatışmalardan kaçan evsizlerin kaldığı kampta da durum aynı.
Yaşadıkları en büyük sıkıntının gıda yetersizliği olduğunu belirten Kudretullah da daha önce başka bir ülkeye sığınan ancak daha sonra ülkesine dönenlerden.
Kudretullah şartlarının oldukça zor olduğunu belirterek, ''İki yılı aşkın süredir buradayız ama şu ana kadar kimse bize yardım etmedi. Burada yaşayanların birçoğunun yiyecek ekmeği dahi yok. Bazı gençler ailelerini geçindirmek için şehre gidip çalışıyor ve para kazanıyor. Ama aramızda dul kadınlar var ki onlar da dilencilik yapıyor ve kimse onlara para vermiyor. Dilencilik yapanlar çok ama çok zor şartlarda yaşıyor. Hiç paraları yok. Yaşadığımız evler harabe gibi. Yağmur yağdığı zaman içine su doluyor. Paramız olmadığı için çocuklarımızın ne elbisesi var ne de ayakkabısı'' dedi.
Çocuklarının aç uyuduğunu dile getiren kamptaki bir kadın da yaşadıkları çaresizliği şöyle anlattı:
''Asıl büyük sorunumuz açlık. Mutfak malzemesi almaya maddi gücümüz yetmiyor, çocuklarımız aç yatıyor. Hastalandığımızda, ne klinik var ne doktor. Hastalarımızı doktora götüremiyoruz. Yaşadığımız yerler çok kötü. Kışın evimize su giriyor ama onu önlemek için basit bir naylon bile alamıyoruz. Sıcakta yanıyoruz, soğukta donuyoruz. 1,5 yıl oldu hiç kimse bize yardım etmedi. En ufak bir yardım bile görmedik.''
Afganistan'da gittikleri diğer şehirlerde de çeşitli sorunlarla karşılaşan göçe zorlanmış aileler, maddi imkansızlıklar yüzünden dağların eteklerinde çadırlar kurup barınmaya çalışıyor.
Yıllar sonra ülklerine dönen evsiz Afganlar, göç ettikleri yerlerde kabul görememekten ve devletin ilgisizliğinden şikayet ediyor.
- Milyonlarca Afgan dönüş yaptı
BM Mülteci Ajansı'nın verilerine göre 2002 yılından bu yana 4,7 milyonun üzerinde Afgan vatandaşı ülkeye dönüş yaptı. Resmi verilere göre, sınırların ötesinde halen 2,6 milyon kayıtlı mülteci yaşıyor. Ancak Afgan yetkililer, bugün 5 milyon civarında mültecinin ülke dışında bulunduğunu belirtiyor.
Komşu ülkeler İran ve Pakistan'da belgesi bulunmadan, kaçak yaşayan yüz binlerce Afgan mültecinin olduğu tahmin ediliyor.
Konu hakkında AA muhabirine bilgi veren BMMYK Batı Afganistan Temsilcisi Kahin İsmail, İran'dan haftada ortalama 6 bin Afgan mültecinin sınır dışı edildiğini belirtti.
Mültecilere yönelik çalışmalar hakkında bilgi veren İsmail, ''BMMYK, yıllardır Afganistan'da faaliyet gösteriyor. Herat'taki ofisimiz ülkenin batısındaki 4 vilayet ile ilgileniyor. Ülkeye geri dönen mültecilere destek sağlıyoruz. Ayrıca diğer BM kurumları ile ülke içinde, çatışmalardan ötürü evsiz durumuna düşenlere (Internally displaced people) yardım ediyoruz. Bunlar iki ana faaliyet alanımız. Mültecilerin ülkelerine dönmelerini kolaylaştırmak için de hükümet ile işbirliği içerisindeyiz. 2002'den bu yana milyonlarca mülteci ülkeye dönüş yaptı. Batı bölgesinde 300 bin mülteci var'' şeklinde konuştu.
BM verilerine göre, Afganistan’daki çatışmalardan kaçanlar ile güvenliğin sağlanamadığı yerleri terk etmek zorunda kalanların sayısı her geçen gün arttığını belirten İsmail, Afganistan genelinde evlerinden ayrılıp "iç mülteci" konumuna düşenlerin sayısının bir milyonun üzerinde olduğunu ve bunların 220 bininin Herat’ta barındığını ifade etti.
Ayrıca evsiz kalanların sayısında geçen yıla oranla ciddi artış gözlendiği ve ülkenin batı bölgesinde geçen yıl 25 bin evsiz bulunurken, 2015'de bu rakamın 80 bine yükseldiği belirtiliyor.
NATO'nun görev süresinin 2014 Aralık ayında sona ermesinin ardından Afgan ordusunun Taliban ve diğer hükümet karşıtı silahlı gruplara karşı mücadelede yetersiz kaldığı ve bu durumun da iç göç dalgasını arttırdığı vurgulanıyor.
Askeri uzmanlar, DAEŞ'in Afganistan'da zemin bulmaya başlaması ve Taliban-DAEŞ arası çatışmaların, önümüzdeki süreçte hem ülke içindeki göçü hem de yeniden yurt dışına kaçışı tetikleyebileceğini ifade ediyor.
Kaynak: AA
Yıllardır devam eden işgal ve iç savaşlar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan ve sığındıkları ülkelerden kendi topraklarına dönmeye başlayan Afganlar imkansızlıklar içerisinde hayata tutunmaya çalışıyor.
Gerek Afgan hükümetinin maddi imkansızlıktan ötürü yeterince kaynak ayıramaması, gerekse Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) olanaklarının kısıtlı olması, yurtlarına dönen Afganları kendi başına mücadele etmek zorunda bırakıyor.
- Her hafta binlercesi dönüyor
Ülkenin en büyük üçüncü kenti Herat, her hafta İran ve Pakistan’dan geri dönen binlerce Afgana ev sahipliği yapıyor. Dönüş yapanların bir kısmı Herat’ta kalırken, bir kısmı da farklı kentlere doğru yol alıyor.
Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal etmesinin ardından Pakistan'a kaçan 61 aile, komşu ülkede yaşadıkları baskılardan dolayı 30 yıl sonra Afganistan'a döndü.
Aslen Kunduzlu olan ve Taliban militanları ile Afgan güvenlik güçleri arasında savaş devam ettiği için şehirlerine dönemeyen Afganlar, Herat kent merkezinin 30 kilometre dışında kurdukları kampta kendilerine uzatılacak yardım elini bekliyor.
- Komşu ülkelerdeki kötü muamele
BMMYK’nın organizasyonu ile Afganistan’ın batısındaki Herat’a giden Anadolu Ajansı ekibi, buradaki evsiz ailelerle görüştü.
AA muhabirine Pakistan'da yaşadıkları sorunları ve neden geri dönüş kararı aldıklarını anlatan kafile sorumlusu Rahimullah Han, Pakistan'daki Afgan mültecilerin karşılaştığı kötü muameleden şikayet etti.
Han, bu ülkede keyfi gözaltılar yapıldığını savunarak, gözaltına alınanların yakınlarından rüşvet talep edildiğini iddia etti. Han, son dönemde baskıların daha da arttığını belirterek, ''Pakistan yönetimi bize çok zorluk çıkarıyordu. Zaman zaman çocuklarımızı keyfi olarak gözaltına alıp aylarca tutuyorlardı. Birini gözaltına aldıkları zaman serbest bırakmak için yüklü miktarda para istiyorlardı. Baskılardan dolayı Afganistan'a dönmek zorunda kaldık'' ifadelerini kullandı.
BM'nin sadece çadır vererek yardım ettiğini söyleyen Han, kendi imkanları ile bir arsa kiraladıklarını ve oraya kamp kurduklarını anlattı. Maddi imkanları olmadığı için sürekli yer değiştirdiklerini belirten Han, yaklaşan kış mevsiminde nerede konaklayacaklarını bilemediklerini ve çaresizlik içinde hayatta kalmaya çalıştıklarını ifade etti.
Otuz beş aileden oluşan yeni bir kafilenin daha Pakistan'dan geldiğini aktaran Han, "Onlarla birlikte büyük bir yer kiralayıp yerleşmeyi planlıyoruz. Hükümet eğer bize bir arsa tahsis ederse yerleşebiliriz. Ne işimiz var ne de paramız'' şeklinde konuştu.
- ''BM sadece hal hatır soruyor''
Geleceğe dair umutların tükendiği kampta işsizlik, maddi imkansızlık, çocukların eğitimden mahrum kalması ve sağlık hizmetlerinin olmaması en büyük sorunların başında geliyor.
İşi olmadığı için buldukları bir çadırın içinde ailesiyle yaşam savaşı verdiğini anlatan Hacı Kerim isimli bir kamp sakini, "Çocuklarımız hasta. Bir gün bir yerde, diğer gün başka bir yerdeyiz. İş yok. Elimiz kolumuz bağlı bekliyoruz. Kunduz'a gitmek istiyoruz ama siz de görüyorsunuz ki orada çatışmalar var. Mermiler yağmur gibi yağıyor. BM sadece halimizi hatırımızı soruyor, bir de kuru çadır verdiler. Onun dışında hiç bir şeyimiz yok. Taş zeminin üzerinde günümüzü geçiriyoruz. Kendi hükümetimiz de bize yardımcı olmuyor. Çocuklarımız açlık ve hastalıktan ötürü gece boyunca ağlıyor. Bize yaşayabileceğimiz bir yer gösterilmesini istiyoruz'' ifadelerini kullandı.
İsmini vermek istemeyen bir Afgan kadın ise yaşadıkları zorlukları şöyle anlattı:
''Pakistan'da ağır şartlarda yaşıyorduk, üzerimizde sürekli baskı vardı, biz de mecburen ülkemize döndük geldik ama burada çok daha zor durumdayız. Ne yemeğimiz var ne doktor ne de ilacımız. Çoluk çocuk hepimiz hasta olduk. Doktoru bırakın, hastaneye gidecek yol paramız bile yok. Tek bir çadır verildi burada. Çok zor ve çok sıkıntılı bir durumdayız. Sekiz kişi bu küçücük çadırın içinde yaşıyoruz ve gece hava serinlediği için çok üşüyoruz. Şu anda her şeye ihtiyacımız var. Çünkü elimizde hiç bir şeyimiz yok''
- Çalışacak yakını olmayan dul kadınlar dileniyor
AA ekibinin ziyaret ettiği Herat’ın doğusundaki Badgis kentindeki çatışmalardan kaçan evsizlerin kaldığı kampta da durum aynı.
Yaşadıkları en büyük sıkıntının gıda yetersizliği olduğunu belirten Kudretullah da daha önce başka bir ülkeye sığınan ancak daha sonra ülkesine dönenlerden.
Kudretullah şartlarının oldukça zor olduğunu belirterek, ''İki yılı aşkın süredir buradayız ama şu ana kadar kimse bize yardım etmedi. Burada yaşayanların birçoğunun yiyecek ekmeği dahi yok. Bazı gençler ailelerini geçindirmek için şehre gidip çalışıyor ve para kazanıyor. Ama aramızda dul kadınlar var ki onlar da dilencilik yapıyor ve kimse onlara para vermiyor. Dilencilik yapanlar çok ama çok zor şartlarda yaşıyor. Hiç paraları yok. Yaşadığımız evler harabe gibi. Yağmur yağdığı zaman içine su doluyor. Paramız olmadığı için çocuklarımızın ne elbisesi var ne de ayakkabısı'' dedi.
Çocuklarının aç uyuduğunu dile getiren kamptaki bir kadın da yaşadıkları çaresizliği şöyle anlattı:
''Asıl büyük sorunumuz açlık. Mutfak malzemesi almaya maddi gücümüz yetmiyor, çocuklarımız aç yatıyor. Hastalandığımızda, ne klinik var ne doktor. Hastalarımızı doktora götüremiyoruz. Yaşadığımız yerler çok kötü. Kışın evimize su giriyor ama onu önlemek için basit bir naylon bile alamıyoruz. Sıcakta yanıyoruz, soğukta donuyoruz. 1,5 yıl oldu hiç kimse bize yardım etmedi. En ufak bir yardım bile görmedik.''
Afganistan'da gittikleri diğer şehirlerde de çeşitli sorunlarla karşılaşan göçe zorlanmış aileler, maddi imkansızlıklar yüzünden dağların eteklerinde çadırlar kurup barınmaya çalışıyor.
Yıllar sonra ülklerine dönen evsiz Afganlar, göç ettikleri yerlerde kabul görememekten ve devletin ilgisizliğinden şikayet ediyor.
- Milyonlarca Afgan dönüş yaptı
BM Mülteci Ajansı'nın verilerine göre 2002 yılından bu yana 4,7 milyonun üzerinde Afgan vatandaşı ülkeye dönüş yaptı. Resmi verilere göre, sınırların ötesinde halen 2,6 milyon kayıtlı mülteci yaşıyor. Ancak Afgan yetkililer, bugün 5 milyon civarında mültecinin ülke dışında bulunduğunu belirtiyor.
Komşu ülkeler İran ve Pakistan'da belgesi bulunmadan, kaçak yaşayan yüz binlerce Afgan mültecinin olduğu tahmin ediliyor.
Konu hakkında AA muhabirine bilgi veren BMMYK Batı Afganistan Temsilcisi Kahin İsmail, İran'dan haftada ortalama 6 bin Afgan mültecinin sınır dışı edildiğini belirtti.
Mültecilere yönelik çalışmalar hakkında bilgi veren İsmail, ''BMMYK, yıllardır Afganistan'da faaliyet gösteriyor. Herat'taki ofisimiz ülkenin batısındaki 4 vilayet ile ilgileniyor. Ülkeye geri dönen mültecilere destek sağlıyoruz. Ayrıca diğer BM kurumları ile ülke içinde, çatışmalardan ötürü evsiz durumuna düşenlere (Internally displaced people) yardım ediyoruz. Bunlar iki ana faaliyet alanımız. Mültecilerin ülkelerine dönmelerini kolaylaştırmak için de hükümet ile işbirliği içerisindeyiz. 2002'den bu yana milyonlarca mülteci ülkeye dönüş yaptı. Batı bölgesinde 300 bin mülteci var'' şeklinde konuştu.
BM verilerine göre, Afganistan’daki çatışmalardan kaçanlar ile güvenliğin sağlanamadığı yerleri terk etmek zorunda kalanların sayısı her geçen gün arttığını belirten İsmail, Afganistan genelinde evlerinden ayrılıp "iç mülteci" konumuna düşenlerin sayısının bir milyonun üzerinde olduğunu ve bunların 220 bininin Herat’ta barındığını ifade etti.
Ayrıca evsiz kalanların sayısında geçen yıla oranla ciddi artış gözlendiği ve ülkenin batı bölgesinde geçen yıl 25 bin evsiz bulunurken, 2015'de bu rakamın 80 bine yükseldiği belirtiliyor.
NATO'nun görev süresinin 2014 Aralık ayında sona ermesinin ardından Afgan ordusunun Taliban ve diğer hükümet karşıtı silahlı gruplara karşı mücadelede yetersiz kaldığı ve bu durumun da iç göç dalgasını arttırdığı vurgulanıyor.
Askeri uzmanlar, DAEŞ'in Afganistan'da zemin bulmaya başlaması ve Taliban-DAEŞ arası çatışmaların, önümüzdeki süreçte hem ülke içindeki göçü hem de yeniden yurt dışına kaçışı tetikleyebileceğini ifade ediyor.
