Eczacılık ekonomisi nereden nereye?
2002-2012 yılları arasında eczanelerin ekonomik yapısının çok değiştiğini belirten Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Harun Kızılay, eczacıların gün geçtikçe kan kaybettiğini ve bu duruma bir an önce çözüm bulunması gerektiğini söyledi.

“24 BİN 309 ECZANEMİZ VAR”
2012 yılı verilerine göre, 24 bin 309 adet eczanemiz var. Eczanelerin Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapmış olduğu sözleşmelerde 4 kategori var. Bunlardan birinci kategori aylık 0-50 bin TL arasında satış hasılatı yapan eczane sayısı toplam 12 bin. Yani ilaç fiyatlarının düşmesi, eczacılarında doğal olarak cirolarını düşürdü. Ama 2002-2012 yılları arasında çok büyük değişimler yaşandı.
“SON 10 YILDA YAKLAŞIK 8 BİN ECZANE AÇILDI”
Referans ilaç fiyatlandırma sistemi nedeniyle ilaç fiyatlarında düşüşler oldu. Cirolar düştü. Bu arada da eczane sayısı giderek arttı. Son 10 yıl içerisinde yaklaşık 8 bin eczane açıldı. Açılan bu eczanelerde genelde büyük şehirlerde toplanmış durumda. Hakkari'de 12 bin 600 kişiye bir eczane düşerken, Muğla'da 2 bin kişiye 1 eczane düşüyor. Dolayısıyla eczaneler arasında gelir paylaşımı, gelir dağılımı da asimetrik şekilde gelişti. Elbette ciroların belirgin bir şekilde düşmüş olması ve sınırsız eczane açılışı, eczaneler arasındaki dengeyi değiştirdi.”
“BU DÜŞÜŞE BİR DUR DENMESİ LAZIM”
İyi sağlık uygulamalarının vatandaşı memnun ettiğini, bunun da pozitif bir gelişme olduğunu, ancak eczacıların örselendiğini belirten Kızılay, şöyle konuştu: “Bizim burada beklentimiz sağlık hizmeti sunucuları içerisinde önemli yer teşkil eden eczacıların, sorunlarının çözümü ivedilikle sağlanmalı. Eczanelerin sağlık hizmeti üreten, vatandaşa her zaman ve her türlü fedakarlığı yapanların bu düşüşüne bir dur denmesi lazım. Yapılan protokollerde, ilaç üreticilerinin SGK aracılığıyla eczacıları aracı kılarak yapmış olduğu iskontoların, direkt olarak ilaç şirketi ile SGK ile arasında yapılmasını talep ediyoruz. Çünkü Medula provizyon sisteminden o ilaç firmasına ait kaç kutu satın aldığını görülebilecek.
“ECZANELER KILCAL DAMARLARA KADAR İNMİŞ DURUMDA”
Eczacıların kamuya yapmış olduğu baremlerinin değiştirilmesi ve reçete başı almış oldukları 25 kuruşluk hizmet bedelinin daha makul bir seviyeye getirilmesi gerekiyor. Sonuçta eczane sayısı 24 bin neredeyse her semtte eczanemiz var. Bu kadar kılcal damarlara kadar inmiş olan ve hizmet sunan eczacıların hizmetlerini daha sağlıklı ortamda sunmaları için onların ekonomik olarak tam olarak çözülemese bile en azından sorunlarını azaltması lazım. Bunun için Sağlık Bakanlığı, SGK ve ekonomi kurumunun eczane ekonomileri ile ilgili feryatlara biraz kulak vermeleri gerekiyor. Bir incelemeye göre, Türkiye'de eczane sayısı açısından 12 bin eczanemizin aylık geliri 0-1500 lira arasında değişiyor. Eczacılarımızın yaklaşık yüzde 10'u aylık ortalama bin 100 TL gelir elde ediyor ki bu asgari ücretin bir buçuk katı kadardır. Eczane için eczacı bir sermaye koyuyor, istihdam oluşturuyor, vergi veriyor, yanında işçi çalıştırıyor. Kısacası çok ciddi anlamda eczane ekonomileri alarm vermeye başladı. Bu konu ile ilgili ekonomik koordinasyon kurulu başta olmak üzere Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile TEB çeşitli görüşmeler yapıyor.”
