Maliye Bakanı Şimşek Açıklaması

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ''Eğer terörün, şiddetin, BDP'nin derdi hak, hukuk, özgürlük ve demokrasi olsaydı, şu anda şiddetin azalıyor olması lazımdı'' dedi.

Bakan Şimşek, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Cuma İçten, Süleyman Hamzaoğluları, Galip Ensarioğlu ve Mine Lök Beyaz ile partisince Babil Düğün Salonun'da düzenlenen iftar programına katıldı.

Konuşmasına Kürtçe olarak ''Hepiniz hoş geldiniz, baş göz üstüne geldiniz. Ramazanımız hayırlı olsun, Allah orucumuzu kabul etsin'' sözleriyle başlayan Bakan Şimşek, ''Peygamberimizin mübarek yüzünü görmüş, 41 insana ev sahipliği yapmış, ilim şehri güzel Diyarbakır'da tekrar sizlerle birlikte olmaktan dolayı son derece mutluyum. Allah hepinizden razı olsun'' dedi.

Şimşek, 2002'den bu yana hükümet olarak buradaki çiftçilere 1,5 katrilyon lira yardımda bulunduklarını, bunun da çok ciddi bir rakam olduğunu belirterek, 2002'deki rakamlarla bugünkü rakamları karşılaştıkları zaman birçok kalemde 30 katlık bir artış olduğunu söyledi.

''Hayvancılıkta bizim bu sene için vereceğimiz destek, 2002'de verdiğimiz desteğin tam 281 katı'' diyen Bakan Şimşek, şöyle konuştu:

''Diyarbakır'ın birçok alanda son yıllarda çok büyük mesafeler katetti. Diyarbakır'ın ihracatı 2002 yılında 6,8 milyon dolar, yani 7 milyon dolar. Şimdi 170 milyon dolara çıktı geçen sene. Kaç kat artmış biliyor musunuz- tam 25 kat artmış. Yani ihracat son on yıl içinde Türkiye'de 4 kat artmış ama Diyarbakır'ın ihracatı tam 25 kat artmış. Bu şunu gösteriyor; hakikaten AK Parti ile birlikte Diyarbakır'da çok güzel şeyler de oluyor. Tabi Diyarbakır, Batman, Bingöl, Tunceli buraları hep Türkiye'nin ekranına maalesef olumsuz haberlerle yansıyor. Diyarbakır'daki bu gelişmeler, bu huzurluğa rağmen, şiddete rağmen, teröre rağmen gerçekleşmiş.''

-Kayapınar'a sağlık kampüsü-

Sadece ihracatta, tarımda değil, sağlıkta da inanılmaz mesafeler katettiklerini belirten Bakan Şimşek, AK Parti'den önceki 9 yılda Diyarbakır için sağlıkta yapılan harcamanın 3,7 milyon lira olduğunu bugün harcanan paranın ise 177 trilyon lira olduğunu bildirdi.

Kayapınar ilçesinde sağlık kampüsü planladıklarını, burada 400 yataklı çocuk hastanesi, 100 yataklı psikiyatri hastanesi, 100 yataklı onkoloji, 150 yataklı göğüs hastanesi, 400 yataklı kalp ve damar hastanesi ile 150 yataklı fizik tedavi hastanesi olacağını bildiren Bakan Şimşek, ''Yani resmen Diyarbakır'da yeni bir sağlık şehri kurulacak. Kayapınar sağlık kampüsünde olduğu gibi Dağkapı'da da sağlık kampüsü de yapılıyor. Orada da 400 yataklı kadın doğum ve çocuk hastanesi, 200 yataklı genel hastane planlanıyor. Eğitime çok önem veriyoruz. Bu yıl eğitime 56 milyar lira para harcıyoruz'' diye konuştu.

-''Bir suyu bile vatandaşa fazla görüyorlar''-

Bakan Şimşek, Türkiye'de temel hak ve özgürlüklerin, demokrasinin standartlarını iyileştirmesi için çok büyük mücadele verildiğini, bütün karşı koymalara rağmen demokraside, temel hak ve özgürlüklerde 15-20 yıl önce hayal edilemeyecek adımlar atıldığını söyledi.

''Eğer terörün, şiddetin, BDP'nin derdi hak, hukuk özgürlük ve demokrasi olsaydı, şu anda şiddetin azalıyor olması lazımdı'' diyen Şimşek, şöyle devam etti:

''Hak, özgürlük, demokrasi, ekonomi, refah düzeyi, bölgesel kalkınmışlık farklarını azaltılması olsaydı, yerel yönetimler olsaydı şiddetin azalması lazımdı. Neden- Çünkü Türkiye son 20 yılda devrim niteliğinde adım attı. Ama bunların derdi bu değil. Bunların derdi, kardeşlerimize hizmet değil. Az önce Diyarbakır'ın sokaklarını gezdim birçok yerde insanların ellerinde bidonlar su taşıyorlar. Bir tane teyzemiz geldi 'su yok' diyor. Belediyeye sorsanız su yok. Çünkü elektrikler gidip geliyormuş, peki Urfa'da da Elazığ'da da elektrik gidip gelmiyor mu- Nasıl oluyor Elazığ'da sular akıyor da yanı başında Diyarbakır'da su akmıyor. Koskocaman Diyarbakır Belediyesi'nin 2 jeneratör alacak parası yok mu- Bakın Diyarbakır'a gelen para Diyarbakır büyüklüğündeki bütün illerden daha fazla. Niye biliyor musunuz- Diyarbakır'da 6. bölge olduğu için Diyarbakır'a daha fazla gönderiyoruz. Peki hizmet nerede yok. Onların öyle bir derdi yok ki onların hizmet diye bir derdi yok. Çoğu şey göstermelik. Diyarbakırlı Batmanlı hemşehrilerim daha iyi hizmeti hak ediyor.

Diyarbakır'daki ana caddeleri, köprülü kavşakları, köprüleri Karayolları Genel Müdürlüğü yapıyor. Gaziantep'te ise belediye yapıyor. Burada vatandaşlarımız mağdur olmasın diye biz yapıyoruz. Belediyenin öyle bir derdi yok. Bir suyu bile vatandaşa fazla görüyorlar. Sonrada 'Elektrik kesildiği için voltaj inip çıktığı için su veremiyoruz' diyorlar. Yanı başınızdaki iller nasıl yapıyor bunu. Aynı bölgede değilmişiz. Gaziantep nasıl başarıyor. Gaziantep ihracatını 600 milyon dolardan 5 milyar dolara nasıl çıkartıyor- Çünkü orada BDP yok. Orada huzur ve kardeşlik var.''

-''Diyarbakır, Batman bu zulmü hak etmiyor''-

Bakan Şimşek, 400 işadamıyla İstanbul'da yaptığı toplantıda girişimcileri Batman'a yatırım yapmaya davet ettiğini ancak bu davetine onların ''Bakanım zorla kepenk kapattırıyorlar'' karşılığını verdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Nerede BDP orada şiddet, nerede BDP orada kepenk kapatma, kepenklerin kapatıldığı bir yere yatırım gelir mi- Diyarbakır, Batman bu zulmü hak etmiyor. Bu bölgenin huzura, kardeşliğe, barışa ihtiyacı var. En fazla bu ramazan da ihtiyaç var. Türkiye'deki bütün farklılıkları birer zenginlik olarak görüyoruz. Türkiye'deki tüm farklılıkları bir tehdit olarak görmüyoruz. Eskiden burada hatalar yapılmış, yanlış uygulamalar yapılmış ama AK Parti bunları düzeltmiştir. Geçmişte terör nedeniyle zarar gören tüm kardeşlerimize bugüne kadar 2,6 katrilyon para ödemişiz. Bırakın bu günü düzeltmeyi geçmişin yaralarını da telafi ediyoruz. Şu terör ve şiddet belası varken maalesef Diyarbakır ve Batman'da arzuladığı potansiyele ulaşamıyor. Bunun tek sebebi var; bu yapılanları görmezden gelip başkalarına taşeronluk yapmak var. Bunlar taşeron. Çünkü biz Müslümanız biz de ırkçılık olmaz. Hepimiz kardeşiz, ne olursak olalım. Çünkü 'ırkçılık yapan bizden değil' demiş peygamberimiz. Dolayısıyla biz herkesi kucaklıyoruz, herkese hizmet için çalışıyoruz. Buralarda siyaset yapmak kolay değil. Çünkü karşınızda bir siyasi parti yok. Hani niye ikinci bir Kürt partisi yok. Nerede hak ve özgürlük nerede demokrasi madem demokratikler niye başka bir Kürt partisinin burada yaşamasına imkan sağlamıyorlar. Nerede bunların bildiği tek dil şiddet, bizim bildiğimiz tek dil oda kardeşlik dilidir.

15 yıl önce Maliye Bakanı gelecek seçimde Kürtçe propaganda yapacak, Kürtçe türkülerle bir kampanya yürütecek deseler inanır mıydınız- Zamanında bir milletvekilini 'Kürdüm' dediği için neredeyse hapse atacaklardı. AK Parti ile devir değişti, biz kardeşlik hukukuna inanıyoruz.''

Muhabir: Meral Özdemir-Sema Kaplan-Ümit Özdal-Aziz Aslan / Özgür Ayaydın

Yayıncı:Selçuk Aval
Kaynak: AA