Tunceli'de Üç Askerin Şehit Olması
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Tunceli'de 3 askerin şehit olmasıyla ilgili olarak, "Ocaklara ateş düşmeye devam ediyor.
Bu hükümetin sürdürdüğü çözümsüzlük politikası bedelini ne yazık ki Türk ve Kürt gençleri ödüyor" dedi.
Kaplan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Tunceli'de 3 askerin şehit olduğu terör saldırısıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin her gün gencecik evlatlarını toprağa verdiğini belirten Kaplan, "Ocaklara ateş düşmeye devam ediyor. Bu hükümetin sürdürdüğü çözümsüzlük politikası bedelini ne yazık ki Türk ve Kürt gençleri ödüyor" dedi.
Kaplan, şehit ailelerin acılı ailelerine başsağlığı dilediklerini belirterek, "Aynı şekilde çatışmalarda yaşamını yitiren Kürt gençlerinin ailelerine de taziye ve başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz" dedi.
Kürt sorununun çözümü konusunda 'kılını kıpırdatmayan, ayak sürüyen ve sorumluluğu güvenlik politikalarına, dağdaki askerlerin sırtına, havadaki heronlara, karadaki tanklara yükleyen hükümetin yaşanan kayıpların birinci derecede sorumlusu olduğunu savunan Kaplan, "Bu ülkenin dağlarında her gün gençler ölüyorsa bunun sorumlusu hükümettir. Diyalog ve müzakere sürecini başlatmayan, çözüm konusunda hiçbir adım atmayan, akşam başka sabah başka konuşan bu hükümet, ülkeyi kör bir çatışmanın içinesürüklemektedir" diye konuştu.
BİLİNÇLİ BİR POLİTİKA İmralı'da tecridin sürdüğünü, bu yüzden gerilimin tırmandığını, gençlerin yaşamını yitirdiğini belirten Kaplan, "Demek ki bu bilinçli bir politikadır. Yaşanan ölümler, hükümetin umurunda değildir. Hükümet bu meseleyi, kontrol edilebilir, sürdürülebilir sınırlar içinde tutmak istiyor. Her gün gençler ölmüş, umurundan değil. Böyle bir yaklaşım ne yazık ki bu ülkeye kaybettiriyor" dedi.
Kaplan, vali, kaymakam ve emniyet güçlerinin, OHAL benzeri uygulamalar yaptıklarını ve BDP'lileri tutuklamak için yarıştıklarını, böylece daha kolay ve çabuk terfi almayı beklediklerini iddia etti. "TUTUKLU VEKİLLER KONUSUNDA İPE UN SERİLİYOR" Tutuklu milletvekilleriyle ilgili hükümetin tutumunun 'ipe un sermek' olduğunu savunan Kaplan, "AK Parti madem bizim teklifimizi beğenmiyorsa, sakat buluyorsa buyursunlar sağlam bir teklifle gelsinler, boyunu posunu görelim AK Parti'nin. Yok 'metro döşüyorlar' Melih Gökçek yarım asırdır belediye başkanı Eymir Gölü'ne kadar metro döşeyemedi de biz buradan Kandil'e mi metro döşeyeceğiz. Böyle saçma sapan konuşmalarla, dalga geçer gibi bu tür açıklamalar yapmanın anlamı yok. Milli iradeye saygılı mısınız,değimlisiniz? Tutuklu milletvekillerinin çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?" diye konuştu.
"BAŞBAKAN TÜİK'E DE 'YEMEZLER' DİYECEK Mİ?" Enflasyonun yüzde 11.14 olarak ortaya çıktığını belirten Kaplan, "S&P'ye Başbakan 'yemezler' diyor. Başbakan yarın enflasyon rakamları karşısında kendi emrindeki TÜİK rakamlarına da 'yemezler' mi diyecek?" dedi.
Üçüncü yargı paketinin alt komisyonda görüşmeye başlandığını da hatırlatan Kaplan, hükümet tasarısının beklentileri karşılamadığını ileri sürdü. Kaplan, Genelkurmay Başkanlığı'nın dün yaptığı açıklamaya ilişkin bir soru üzerine de, "Genelkurmay Başkanlığı'nın sivil otoritenin emri altında olması gerekir. Bir açıklama yapılacaksa bizzat Bakan'ın yapması lazım. Sonuna kadar askeri vesayetin kaldırılmasından yanayız. Genelkurmay Başkanı'nın Başbakan ile görüşmeye devam etmesi hali sürdükçe ve Genelkurmay,Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmadıkça bu devam ediyor demektir" şeklinde konuştu
Kaynak: İHA
Kaplan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Tunceli'de 3 askerin şehit olduğu terör saldırısıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin her gün gencecik evlatlarını toprağa verdiğini belirten Kaplan, "Ocaklara ateş düşmeye devam ediyor. Bu hükümetin sürdürdüğü çözümsüzlük politikası bedelini ne yazık ki Türk ve Kürt gençleri ödüyor" dedi.
Kaplan, şehit ailelerin acılı ailelerine başsağlığı dilediklerini belirterek, "Aynı şekilde çatışmalarda yaşamını yitiren Kürt gençlerinin ailelerine de taziye ve başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz" dedi.
Kürt sorununun çözümü konusunda 'kılını kıpırdatmayan, ayak sürüyen ve sorumluluğu güvenlik politikalarına, dağdaki askerlerin sırtına, havadaki heronlara, karadaki tanklara yükleyen hükümetin yaşanan kayıpların birinci derecede sorumlusu olduğunu savunan Kaplan, "Bu ülkenin dağlarında her gün gençler ölüyorsa bunun sorumlusu hükümettir. Diyalog ve müzakere sürecini başlatmayan, çözüm konusunda hiçbir adım atmayan, akşam başka sabah başka konuşan bu hükümet, ülkeyi kör bir çatışmanın içinesürüklemektedir" diye konuştu.
BİLİNÇLİ BİR POLİTİKA İmralı'da tecridin sürdüğünü, bu yüzden gerilimin tırmandığını, gençlerin yaşamını yitirdiğini belirten Kaplan, "Demek ki bu bilinçli bir politikadır. Yaşanan ölümler, hükümetin umurunda değildir. Hükümet bu meseleyi, kontrol edilebilir, sürdürülebilir sınırlar içinde tutmak istiyor. Her gün gençler ölmüş, umurundan değil. Böyle bir yaklaşım ne yazık ki bu ülkeye kaybettiriyor" dedi.
Kaplan, vali, kaymakam ve emniyet güçlerinin, OHAL benzeri uygulamalar yaptıklarını ve BDP'lileri tutuklamak için yarıştıklarını, böylece daha kolay ve çabuk terfi almayı beklediklerini iddia etti. "TUTUKLU VEKİLLER KONUSUNDA İPE UN SERİLİYOR" Tutuklu milletvekilleriyle ilgili hükümetin tutumunun 'ipe un sermek' olduğunu savunan Kaplan, "AK Parti madem bizim teklifimizi beğenmiyorsa, sakat buluyorsa buyursunlar sağlam bir teklifle gelsinler, boyunu posunu görelim AK Parti'nin. Yok 'metro döşüyorlar' Melih Gökçek yarım asırdır belediye başkanı Eymir Gölü'ne kadar metro döşeyemedi de biz buradan Kandil'e mi metro döşeyeceğiz. Böyle saçma sapan konuşmalarla, dalga geçer gibi bu tür açıklamalar yapmanın anlamı yok. Milli iradeye saygılı mısınız,değimlisiniz? Tutuklu milletvekillerinin çıkmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz?" diye konuştu.
"BAŞBAKAN TÜİK'E DE 'YEMEZLER' DİYECEK Mİ?" Enflasyonun yüzde 11.14 olarak ortaya çıktığını belirten Kaplan, "S&P'ye Başbakan 'yemezler' diyor. Başbakan yarın enflasyon rakamları karşısında kendi emrindeki TÜİK rakamlarına da 'yemezler' mi diyecek?" dedi.
Üçüncü yargı paketinin alt komisyonda görüşmeye başlandığını da hatırlatan Kaplan, hükümet tasarısının beklentileri karşılamadığını ileri sürdü. Kaplan, Genelkurmay Başkanlığı'nın dün yaptığı açıklamaya ilişkin bir soru üzerine de, "Genelkurmay Başkanlığı'nın sivil otoritenin emri altında olması gerekir. Bir açıklama yapılacaksa bizzat Bakan'ın yapması lazım. Sonuna kadar askeri vesayetin kaldırılmasından yanayız. Genelkurmay Başkanı'nın Başbakan ile görüşmeye devam etmesi hali sürdükçe ve Genelkurmay,Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmadıkça bu devam ediyor demektir" şeklinde konuştu
