''Göç Açıklaması"
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, göçün bakanlıklarının görev alanında olduğunu belirterek, ''Çünkü bizim bakanlığımız yoksulluğu azaltmak zorunda. Yoksulluğu azalttığımız zaman iç göçün azalacağını biliyoruz'' dedi.
Şahin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı himayesinde Gaziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Göç: Türkiye'nin ve Dünyanın Gerçeği Uluslararası Sempozyumu''nda yaptığı konuşmada, dünyada artık bütün sınırların kalktığını, bilginin hızla dolaştığını söyledi.
Dünyanın ne kadar adaletli, ne kadar kendi içinde sorunlarını çözebildiğine bakıldığında bir tarafta israfın, kişi başına düşen milli gelirin 50-60 bin dolara ulaştığı ''enler'', bir tarafta da günlük bir doların altında binlerce insanın yaşadığı, 5 yaş altı her yıl 5 milyon çocuğun öldüğü bir dünya görüldüğünü ifade eden Şahin, şöyle konuştu:
''Böyle bir dünyada baktığınız zaman göçü engelleyebilir misiniz, göçe yok diyebilir misiniz, göçü kapatabilir misiniz- Göç nedir diye kendimize sorduğumuz zaman, göç umuda geliyorsa; aşa, işe, ekmeğe geliyorsa bu hareket kültürel alanda, ekonomik alanda, siyasi alanda her alanda bir değişime ve dönüşüme dönüşüyorsa bize düşen şey, bu hareketi berekete dönüştürmek. Göçün negatif taraflarını pozitife çevirebilmek. İşte bugün bu sempozyum bunun için çok önemli.''
Bakan Şahin, 50'li yıllarda birçok kişinin Almanya'ya giden akrabalarının, komşularının olduğunu ifade etti.
İlk kuşağın Almanya'ya ''hemen döneceğim'' diye gittiğini aktaran Şahin, Almanlar'ın da ''zaten misafirler hemen memleketlerine dönecekler'' diye düşündüğünü hatırlatarak, ''Yarım asır.. Göç yasası o yüzden 2008 yılında çıktı'' diye konuştu.
-Bakan Böhmer'e alkış istedi
Alman hükümetinin ''Göç ve uyumdan sorumlu'' Devlet Bakanı Maria Böhmer'in, ''Bu bizim gerçeğimiz. Biz birlikte yaşamalıyız. Hukuki düzenlemeleri buna göre yapmalıyız. Hem artık üçüncü kuşak Almanya'nda yaşayan Türkler, bu şehre, bu ülkeye zenginlik katıyor, ekonomisine, sosyal hayatına, kültürel hayatına zenginlik katıyor. Ana unsur oldu, merkez oldu'' dediğini aktaran Bakan Şahin, bundan dolayı sorumluğundaki konuyu bugün başarılı bir şekilde yönetebildiğini ve onu başarılı bir siyasetçi olarak gördüğünü ifade ederek, salondakilerden Böhmer'i alkışlamasını istedi.
Bunun üzerine salondakiler toplantıda bulunan Böhmer'i alkışladı.
''İnsanlara alternatif sunuluyorsa ve insanlar daha iyi yaşama koşulları içerisinde kendi gönül rızasıyla bir yerden bir yere hareket ediyorsa eyvallah'' diyen Bakan Şahin, şunları kaydetti:
''Ama siz onun yaşam koşullarını, çocuğunun eğitim imkanlarını, sağlık imkanlarını, istihdam olanaklarını koymuyorsanız, o seçenekleri sunamıyorsanız o zaman bunu engellemeniz mümkün değil. İşte o yüzden son 10 yıldan beri önce bölgesel kalkınmada, bölgeler arası kalkınmayı, terörle mücadelede çok önemli bir şekilde gördük. Bütün politikamızı 'İstanbul, Ankara nasılsa, Hakkari, Şırnak, Batman, Gaziantep, Adana, Mersin aynı olmalıdır' anlayışıyla 'bu enleri' azaltmaya çalıştık. Eğitim reformumuzu, sağlık reformumuzu, teşvik paketlerimizi bunun için çıkardık. 10 yıl önceye baktığımız zaman, çok önemli negatifi, pozitife dönüştürmüşüz ama bir o kadar da yapılması gereken bir alanla karşı karşıyayız.
O yüzden değerli Başbakan Yardımcımın hem iç göçle, hem dış göçle, akraba topluluklarında beraber çalışıyoruz. Bize düşen görev neyse, O'nun bize söylediği noktada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak kendi görev alanımız olarak görüyoruz. Göç bizim bakanlığımızın görev alanı, çünkü bizim bakanlığımız yoksulluğu azaltmak zorunda. Yoksulluğu azaltığımız zaman iç göçün azalacağını biz biliyoruz.''
Fatma Şahin, kırsalda ya da kente herkesin yaşam kalitesini yükseltme azim ve kararlılığında olduklarını vurguladı.
-''Testi kırıldıktan sonra''
Bakan Fatma Şahin, eğitim ve sağlıkta fırsat eşitliği için yapısal dönüşümler gerçekleştirdiklerini ifade ederek, eğitime, kız çocuklarının eğitimine verdikleri desteğe değindi.
Kadının sorunlarını azaltmanın, statüsünü güçlendirmenin çocuğu koruyacak tedbirleri almanın en önemli sosyal politikaları olduğunu aktaran Şahin, ''Aile sosyal destek uzmanlığı'' konusunda da bilgi verdi.
Önceleri sürekli sonuçlarla, ''testi kırıldıktan sonra'' sonucun maliyetiyle uğraşıldığını ifade eden Şahin, sonuçla uğraşmanın maliyetinin çok yüksek olduğunu dile getirdi.
Göçün maliyetini azaltmaya ve pozitife dönüştürmeye çalıştıklarını bildiren Şahin, şöyle devam etti:
''Başa dönüp bu sonucun etkenlerini, nedenlerini yani koruyucu hekimlik gibi... Koruyucu hekimlikte nasıl bir hastalığın oluşmaması için neler yapılması gerekiyorsa onunla ilgili alınması gereken tedbirler nelerse... Sosyal politikalarda da o başa dönmek, oradaki ailelerin analizlerini iyi yapmak... Yalnızca ekonomik destek vermenin sorunları azaltmadığını, bazen verdiğin ekonomik desteğin ailedeki belki alkolle mücadele eden bir baba varsa, zihinsel özürlü bir anne varsa daha da arttırdığını gördük. İşte o yüzden bu uzmanlığın iki ayrı ilde iki pilot çalışmasını yapıyoruz. Bu çalışmayı yaptığımız zaman özellikle bu göç sempozyumu için gelecek verileri de kullandığımız zaman bu büyük politikamızı çok daha destekleyecek kuvvetli bir çalışmaya dönüşecek.''
Bakan Şahin, uygulama sayesinde ailenin neye ihtiyacı varsa bunun hızlı bir şekilde tespit edileceğini ve gerekli tedbirlerin alınacağını belirterek, ''Yani yangın çıkmadan, duman tüterken orada olmak, sosyal devlet olmak, sosyal adaleti sağlamak... Sosyal politikaları kuvvetlendirmeyi çok önemsiyoruz'' dedi.
''Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi''ne değinen Bakan Şahin, insanlara nerede doğarsa doğsun, dini, dili, mezhebi, inancı ne olursa olsun ''insan temelli bir yaklaşımla'' bakılması gerektiğini vurgulayarak, Gaziantep'in bunu yıllar önce yaptığını ifade etti.
Bugün gelinen noktada Gaziantep'in bir güvenlik, huzur, kardeşlik şehri olduğunu aynı zamanda yatırımda, sanayide, ihracatta, nüfusla beraber Türkiye ortalamasının üzerinde bu değerle büyüdüğünü, bütün şehirleri bu model üzerine dönüştürmek gerektiğini vurgulayan Bakan Şahin, ''Dünyadaki bütün şehirleri, bu şehrin bakış açısını koymamız gerekiyor. Bu kendiliğinden olmuyor. Yerel yönetimlerle biz bunu başardık, oda başkanlarımızla biz bunu başardık, üniversitelerimizle biz bunu başardık. Yapacak çok işimiz var. Ama düne baktığımız zaman bugün çok daha iyiyiz. Yarınlar bu şehir, bu ülke adına çok daha iyi olacak '' diye konuştu.
Kaynak: AA
Dünyanın ne kadar adaletli, ne kadar kendi içinde sorunlarını çözebildiğine bakıldığında bir tarafta israfın, kişi başına düşen milli gelirin 50-60 bin dolara ulaştığı ''enler'', bir tarafta da günlük bir doların altında binlerce insanın yaşadığı, 5 yaş altı her yıl 5 milyon çocuğun öldüğü bir dünya görüldüğünü ifade eden Şahin, şöyle konuştu:
''Böyle bir dünyada baktığınız zaman göçü engelleyebilir misiniz, göçe yok diyebilir misiniz, göçü kapatabilir misiniz- Göç nedir diye kendimize sorduğumuz zaman, göç umuda geliyorsa; aşa, işe, ekmeğe geliyorsa bu hareket kültürel alanda, ekonomik alanda, siyasi alanda her alanda bir değişime ve dönüşüme dönüşüyorsa bize düşen şey, bu hareketi berekete dönüştürmek. Göçün negatif taraflarını pozitife çevirebilmek. İşte bugün bu sempozyum bunun için çok önemli.''
Bakan Şahin, 50'li yıllarda birçok kişinin Almanya'ya giden akrabalarının, komşularının olduğunu ifade etti.
İlk kuşağın Almanya'ya ''hemen döneceğim'' diye gittiğini aktaran Şahin, Almanlar'ın da ''zaten misafirler hemen memleketlerine dönecekler'' diye düşündüğünü hatırlatarak, ''Yarım asır.. Göç yasası o yüzden 2008 yılında çıktı'' diye konuştu.
-Bakan Böhmer'e alkış istedi
Alman hükümetinin ''Göç ve uyumdan sorumlu'' Devlet Bakanı Maria Böhmer'in, ''Bu bizim gerçeğimiz. Biz birlikte yaşamalıyız. Hukuki düzenlemeleri buna göre yapmalıyız. Hem artık üçüncü kuşak Almanya'nda yaşayan Türkler, bu şehre, bu ülkeye zenginlik katıyor, ekonomisine, sosyal hayatına, kültürel hayatına zenginlik katıyor. Ana unsur oldu, merkez oldu'' dediğini aktaran Bakan Şahin, bundan dolayı sorumluğundaki konuyu bugün başarılı bir şekilde yönetebildiğini ve onu başarılı bir siyasetçi olarak gördüğünü ifade ederek, salondakilerden Böhmer'i alkışlamasını istedi.
Bunun üzerine salondakiler toplantıda bulunan Böhmer'i alkışladı.
''İnsanlara alternatif sunuluyorsa ve insanlar daha iyi yaşama koşulları içerisinde kendi gönül rızasıyla bir yerden bir yere hareket ediyorsa eyvallah'' diyen Bakan Şahin, şunları kaydetti:
''Ama siz onun yaşam koşullarını, çocuğunun eğitim imkanlarını, sağlık imkanlarını, istihdam olanaklarını koymuyorsanız, o seçenekleri sunamıyorsanız o zaman bunu engellemeniz mümkün değil. İşte o yüzden son 10 yıldan beri önce bölgesel kalkınmada, bölgeler arası kalkınmayı, terörle mücadelede çok önemli bir şekilde gördük. Bütün politikamızı 'İstanbul, Ankara nasılsa, Hakkari, Şırnak, Batman, Gaziantep, Adana, Mersin aynı olmalıdır' anlayışıyla 'bu enleri' azaltmaya çalıştık. Eğitim reformumuzu, sağlık reformumuzu, teşvik paketlerimizi bunun için çıkardık. 10 yıl önceye baktığımız zaman, çok önemli negatifi, pozitife dönüştürmüşüz ama bir o kadar da yapılması gereken bir alanla karşı karşıyayız.
O yüzden değerli Başbakan Yardımcımın hem iç göçle, hem dış göçle, akraba topluluklarında beraber çalışıyoruz. Bize düşen görev neyse, O'nun bize söylediği noktada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak kendi görev alanımız olarak görüyoruz. Göç bizim bakanlığımızın görev alanı, çünkü bizim bakanlığımız yoksulluğu azaltmak zorunda. Yoksulluğu azaltığımız zaman iç göçün azalacağını biz biliyoruz.''
Fatma Şahin, kırsalda ya da kente herkesin yaşam kalitesini yükseltme azim ve kararlılığında olduklarını vurguladı.
-''Testi kırıldıktan sonra''
Bakan Fatma Şahin, eğitim ve sağlıkta fırsat eşitliği için yapısal dönüşümler gerçekleştirdiklerini ifade ederek, eğitime, kız çocuklarının eğitimine verdikleri desteğe değindi.
Kadının sorunlarını azaltmanın, statüsünü güçlendirmenin çocuğu koruyacak tedbirleri almanın en önemli sosyal politikaları olduğunu aktaran Şahin, ''Aile sosyal destek uzmanlığı'' konusunda da bilgi verdi.
Önceleri sürekli sonuçlarla, ''testi kırıldıktan sonra'' sonucun maliyetiyle uğraşıldığını ifade eden Şahin, sonuçla uğraşmanın maliyetinin çok yüksek olduğunu dile getirdi.
Göçün maliyetini azaltmaya ve pozitife dönüştürmeye çalıştıklarını bildiren Şahin, şöyle devam etti:
''Başa dönüp bu sonucun etkenlerini, nedenlerini yani koruyucu hekimlik gibi... Koruyucu hekimlikte nasıl bir hastalığın oluşmaması için neler yapılması gerekiyorsa onunla ilgili alınması gereken tedbirler nelerse... Sosyal politikalarda da o başa dönmek, oradaki ailelerin analizlerini iyi yapmak... Yalnızca ekonomik destek vermenin sorunları azaltmadığını, bazen verdiğin ekonomik desteğin ailedeki belki alkolle mücadele eden bir baba varsa, zihinsel özürlü bir anne varsa daha da arttırdığını gördük. İşte o yüzden bu uzmanlığın iki ayrı ilde iki pilot çalışmasını yapıyoruz. Bu çalışmayı yaptığımız zaman özellikle bu göç sempozyumu için gelecek verileri de kullandığımız zaman bu büyük politikamızı çok daha destekleyecek kuvvetli bir çalışmaya dönüşecek.''
Bakan Şahin, uygulama sayesinde ailenin neye ihtiyacı varsa bunun hızlı bir şekilde tespit edileceğini ve gerekli tedbirlerin alınacağını belirterek, ''Yani yangın çıkmadan, duman tüterken orada olmak, sosyal devlet olmak, sosyal adaleti sağlamak... Sosyal politikaları kuvvetlendirmeyi çok önemsiyoruz'' dedi.
''Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi''ne değinen Bakan Şahin, insanlara nerede doğarsa doğsun, dini, dili, mezhebi, inancı ne olursa olsun ''insan temelli bir yaklaşımla'' bakılması gerektiğini vurgulayarak, Gaziantep'in bunu yıllar önce yaptığını ifade etti.
Bugün gelinen noktada Gaziantep'in bir güvenlik, huzur, kardeşlik şehri olduğunu aynı zamanda yatırımda, sanayide, ihracatta, nüfusla beraber Türkiye ortalamasının üzerinde bu değerle büyüdüğünü, bütün şehirleri bu model üzerine dönüştürmek gerektiğini vurgulayan Bakan Şahin, ''Dünyadaki bütün şehirleri, bu şehrin bakış açısını koymamız gerekiyor. Bu kendiliğinden olmuyor. Yerel yönetimlerle biz bunu başardık, oda başkanlarımızla biz bunu başardık, üniversitelerimizle biz bunu başardık. Yapacak çok işimiz var. Ama düne baktığımız zaman bugün çok daha iyiyiz. Yarınlar bu şehir, bu ülke adına çok daha iyi olacak '' diye konuştu.
