'Konsomatris' Tartışması

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, TÜSİAD ile yaşanan 'konsomatris' tartışmasına ilişkin olarak, "Spontane bir biçimde ve mekanizmayı anlatmak amacıyla kullandığım mecaz bir sözcük, gereğinden fazla abartılarak ve de amacından saptırılarak, bana karşı bir linç kampanyasına dönüştürülmüştür" dedi

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, TÜSİAD ile yaşanan 'konsomatris' tartışmasına ilişkin olarak, "Spontane bir biçimde ve mekanizmayı anlatmak amacıyla kullandığım mecaz bir sözcük, gereğinden fazla abartılarak ve de amacından saptırılarak, bana karşı bir linç kampanyasına dönüştürülmüştür" dedi.
Uslu, konfederasyon genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyerek, sivil toplum kuruluşları (STK) ve TÜSİAD ile yaşanan 'konsomatris' tartışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu ifadenin ardından yapılan tartışmaları 'abartılı' bulan Uslu, "Sözlerimin arkasında durarak, konuya açıklık getirmek için bu basın toplantısını yapıyorum" dedi. Yaşanan tartışmaların 'körlerin fil tarifine' dönüştüğünü belirten Uslu, bu tartışmayı doğru bir zemine oturtmak üzere bu toplantıyı düzenlediğini
ifade etti. Çorum'daki konuşmasında STK'ların demokratik değerleri sahiplenmede sahici ve tutarlı olmaları gerektiğini belirttiğini hatırlatan Uslu, 'konsomatris' açıklamasına atıfta bulunarak, şunları kaydetti:
"Sözlerimin bir bölümünde spontane bir biçimde ve mekanizmayı anlatmak amacıyla kullandığım mecaz bir sözcük, gereğinden fazla abartılarak ve de amacından saptırılarak, bana karşı bir linç kampanyasına dönüştürülmüş ve adeta bu kampanyanın dolgu malzemesi olarak kullanılmaya kalkışılmıştır. Oysa kullandığım sözcükle herhangi bireyi ya da kurumu taciz yada ifrit etmek gibi bir niyetim asla yoktur. Gördüm ki, bir kadın olarak TÜSİAD başkanı Sayın Boyner, ziyadesiyle üzülmüş. Amacım ve kastım, kimseyi üzmek
değildir. Sayın Boyner'in üzülmüş olmasına bende üzüldüm. Kullanılmış bir sözcük toplum tarafından beğenilmemiş, yanlış bulunmuşsa, ben bunu doğru ya da yanlış diye tartışmam. Ama gördüm ki, bir meslek, söyleniş amacından ve kullanıldığı cümleden kopartılarak, adeta bir ajitasyon aracı haline getirilmiştir."

"AMACIM, KURUMLARIN POZİSYONLARINI TANIMLAMALARI"
Konuşmanın hangi maksatla yapıldığına bakılmaksızın, bunun bir tercih baskısı ya da tehdit olarak değerlendirilmesine tepki gösteren Uslu, kendisine karşı kullanılan fanatik üslubu da onaylamadığını ve kendilerine iade ettiğini belirtti. "Yaptığım konuşmanın amacı, hiçbir suretle kişi ya da kurumları 'evet' ya da 'hayır' demeye zorlamak değildir" diyen Uslu, "Kimin ne dediği, ne diyeceği de, bizim derdimiz değildir. Amacım kurumların pozisyonlarını tanımlamalarını istemektir. Görmezden gelinen
tartışmanın tam odağı da burasıdır" diye konuştu.
Hem tutarsızlık yapıp hem de üzerine yatmanın eleştirdiği bir nokta olduğunu vurgulayan Uslu, bu süreçte TÜSİAD'ın duruşunu 'beğenmediğini' belirterek, "Benim eleştirilerimin amacı, STK'ların duruşlarını ve görüşlerini şefkatli bir eleştiriyle olgunlaştırmaya çalışmaktır. Ben STK'lara önem verdiğim ve yol arkadaşlığımız olduğu için dostça, yaptıklarını, duruşlarını sorgulamak gereği duydum. Bunun olgunlukla karşılanması gerekmektedir. Ben STK'ların ve TÜSİAD'ın olması gereken rolünü hatırlattım. Bu taciz
etmekten değil, verdiğim önemden kaynaklanmaktadır" şeklinde konuştu.

"TÜSİAD HAZIRLADIĞI RAPORLARA HALA UYUYOR MU?"
"'Ben görüş açıklamak zorunda değilim' diyenler için bu belgeyi gösteriyorum" diyerek, Türkiye'nin AB İletişim Strateji Belgesi'ni basın mensuplarına gösteren Uslu, TÜSİAD'ın bu belgede yer alan 'Danışma ve Yönlendirme Kurulu' üyesi olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:
"Biz de, Hak-İş olarak aynı belgenin 'Katılımcılar Kurulu' üyesiyiz. Biz bu kurul üyesi olarak, 13 Eylül sabahı Brüksel'e gidecek TÜSİAD'ın 'evet' çıkması halinde ne diyeceğini merak ediyorum. 'Evet. Bu bizim başarımız' mı diyecekler ya da 'hayır' çıkması halinde 'biz kötü yaptık, yanlış yaptık' mı diyecekler? Ben bu konudaki tavrını netleştirmek istiyorum. Siz bu belgede akredite edilmiş bir kurum olarak rol almışsanız ben, AB kurullarına gittiğinizde, 12 Eylül referandum sonuçlarını nasıl
değerlendireceğini merak ediyorum."
Uslu, TÜSİAD tarafından demokratikleşme çalışmalarına ilişkin hazırlanan raporları da basın mensuplarına gösterdi ve TÜSİAD'a, hazırladığı bu raporda yer alan görüşlere 'hala uyup uymadığını' sordu. Uslu, yeni bir tartışmaya yol açmamak için soru almayacağını belirterek, basın toplantısını sona erdirdi.