Bakanlar Kurulu Açıklaması
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İstiklal Marşı için telif hakkı istenmesi ile ilgili olarak, "Birilerinin aklına gelen bazen şeytanın aklına bile gelmiyor
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İstiklal Marşı için telif hakkı istenmesi ile ilgili olarak, "Birilerinin aklına gelen bazen şeytanın aklına bile gelmiyor. Bu kadar sene sonra böyle bir durumla karşı karşıya kaldık. Bununla ilgili Bakanlar Kurulu kararı imzaya açıldı" dedi.
Çiçek, Başbakanlık Yeni Bina'da 4 saat süren Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, toplantıda 25 Aralık'a kadar sürecek olan bütçe görüşmelerinin ardından TBMM'ye sevk edilecek yasa tasarılarının öncelik sıralamasını yaptıklarını söyledi. Çiçek, ayrıca sevk edilecek tasarılar üzerinde de durduklarını bildirdi. Bugün ayrıca Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün Türkiye'nin 2011-2014 yıllarını kapsayan Sanayi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı'nı sunduğunu belirten Çiçek, "Bu
belgenin vizyonu ve hedefi orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Türkiye'yi Avrasya'nın üretim üssü haline getirmektir. Türkiye sanayisinin rekabet edilebilirliğinin ve verimliğinin yükseltilerek dünya ihracatından daha fazla pay alan, ağırlıklı olarak yüksek katma değerli ve ileri teknoloji ürünlerin üretildiği, nitelikli iş gücüne sahip ve aynı zamanda çevreye ve topluma duyarlı bir sanayi yapısının dönüşümünü hızlandırmaktır" diye konuştu. Bu maksatla alınan toplam 72 tedbir ve eylem olduğunu belirten
Çiçek, bunların bir kısmı ile ilgili çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Çiçek, toplantıda ayrıca genel politik değerlendirmeler yapıldığını ve son bir haftada İsrail, Arnavutluk, Karadağ ve Lübnan'da meydana sel ve yangınlarla ilgili müdahalelerin de görüşüldüğünü söyledi.
İSRAİL İLE İLİŞKİLER
Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandıran Çiçek, İsrail'deki yangın sonrası iki ülke arasında yaşanan görüşmelerin hatırlatılması ve bundan sonrası için planlama yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin geleneksel bir politikası var, insani yaklaşımı var. Nerede bir felaket, sıkıntı varsa biz geleneğimizin, inancımızın, kültürümüzün ve insanlık anlayışımızın tabi sonucu olanak felaket bölgelerine elimizden geldiğinde yardım yapmaya çalışıyoruz. Bizim için memnuniyet verici olan husus şudur; Türkiye'nin duyarlılığı, hayırseverliği, her ülke tarafından da kabul edilmiş olmalı ki, sıkıntı olduğunda akla gelen ilk ülke Türkiye oluyor. Türkiye de ilk olumlu tepkiyi veren ve yardıma koşan
ülkedir. Dolayısıyla İsrail'deki yangın olayı ile ilgili gelişmeyi bu çerçevede değerlendirmek lazım. Bu konuyla ilgili Sayın Başbakanımızın ve Dışişleri Bakanımızın ve benim açıklamalarımız oldu. Bizim karşı olduğumuz husus yanlış politikalardır. Yoksa bizim İsrail halkıyla, başka ülkenin halkıyla herhangi bir problemimiz yok. Kültürümüzde külliyen bir ırka, bir topluma, bir halka düşmanlık söz konusu olmamıştır. Bizim karşı olduğumuz yanlış politikalardır, yanlış uygulamalardır. Bunu ifade ediyoruz.
Buna karşı politikalarımızı ortaya koymaya çalışıyoruz."
"HİÇBİR ELİ HAVADA BIRAKMAYIZ"
İsrail'le Türkiye'nin geçmişte inişli çıkışlı da olsa ilişkilerini sürdürdüğünü belirten Çiçek, "Ancak Mavi Marmara'da Türkiye çok açık uluslararası hukukun asla tasvip etmeyeceği bir haksızlığa maruz kalmıştır. Dolayısıyla Türkiye'nin bir kısım beklentileri vardır. Özür dilenmesi, ayrıca tazminat ödenmesi gibi. İnsani ve hukuki, vicdani bir talebi var Türkiye'nin. Bu ikisini birbirine karıştırmamak lazım. Zaman zaman görüşmeler olur, oluyor. Sayın Başbakan dün Sivas'ta açıkça ifade etti. Birileri 'biz
işleri düzeltmek istiyoruz' diyorsa biz hiçbir eli havada bırakmadık. Çünkü biz her zaman barıştan yana, ilişkilerin normalleşmesinden yanayız. Bu yönde çabalarda bulunmak öbür taraftaki beklentilerimizi göz ardı etmemiz anlamına gelmez" şeklinde konuştu.
ÖĞRENCİLERE MÜDAHALE
Cumartesi günü eylem yapan öğrencilere yapılan müdahalenin dozunu nasıl değerlendirdiklerinin sorulması üzerine ise Çiçek, bu konuyu Bakanlar Kurulu'nda görüşmediklerini söyledi. Çiçek, "Hepimizin arzusu, keşke bu görüntüler olmasa, bu sıkıntılar olmasa, siz bu soruyu sormasanız, biz de cevap vermesek. Bir ülkede insanlar teker teker veya grup halinde bir kısım talepleri, beklentileri hatta protestoları olabilir. Türkiye hukuk devletidir ve neyin nasıl yapılacağı ile ilgili yerleşik kurallar var. Keşke
bu hususlar gelişigüzel mekanlarda, başkalarının özgürlüklerini sıkıntıya sokacak, başkalarının huzurunu bozacak mekanlarda değil; devletin önceden belirlediği mekanlarda, usulüne uygun yapılsa, bu sıkıntıların hiçbirisi yaşanmaz. Zaman zaman maalesef fiili durumlar olunca sizin bu sorularınıza da muhatap oluyoruz. Meseleye böyle bakmakta fayda var diye düşünüyorum" dedi.
"İSTİKLAL MARŞI İÇİN BAKANLAR KURULU KARARI İMZAYA AÇILDI"
Bakan Çiçek, Wikileaks belgelerindeki iddialarla ilgili hukuki süreçle ilgili yol haritasına ilişkin bir soruya da, bu konunun toplantıda görüşülmediği yanıtını verdi. Ancak bu konuda ne yapılabileceğine ilişkin çok yönlü çalışmaların sürdüğünü bildiren Çiçek, "Uluslararası hukuk neye imkan veriyor, iç hukuk neye imkan veriyor önce bunun tespiti yapılmalı. Sonra bu haksız ithamlar karşısında bir hukuk yolu varsa, bu konuda hiç tereddüdümüz olmadığını ifade etmeye çalıştık. Bu konuda çalışmalar yapılıyor.
250 binin üzerinde belge olduğu açıklandı. Açıklananlar bunun binde biridir. Dolayısıyla gelecekteki gelişmeleri de dikkate alarak işin hukuki boyutu üzerinde duruyoruz" diye konuştu.
İstiklal Marşı için Alman bir firmanın telif hakkı istemesi ile ilgili bir soru üzerine de Çiçek, "Birilerinin aklına gelen bazen şeytanın aklına bile gelmiyor. Bu kadar sene sonra böyle bir durumla karşı karşıya kaldık. Bununla ilgili Bakanlar Kurulu kararı imzaya açıldı" dedi.
(MÜG-CC-Y)
Çiçek, Başbakanlık Yeni Bina'da 4 saat süren Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, toplantıda 25 Aralık'a kadar sürecek olan bütçe görüşmelerinin ardından TBMM'ye sevk edilecek yasa tasarılarının öncelik sıralamasını yaptıklarını söyledi. Çiçek, ayrıca sevk edilecek tasarılar üzerinde de durduklarını bildirdi. Bugün ayrıca Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün Türkiye'nin 2011-2014 yıllarını kapsayan Sanayi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı'nı sunduğunu belirten Çiçek, "Bu
belgenin vizyonu ve hedefi orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Türkiye'yi Avrasya'nın üretim üssü haline getirmektir. Türkiye sanayisinin rekabet edilebilirliğinin ve verimliğinin yükseltilerek dünya ihracatından daha fazla pay alan, ağırlıklı olarak yüksek katma değerli ve ileri teknoloji ürünlerin üretildiği, nitelikli iş gücüne sahip ve aynı zamanda çevreye ve topluma duyarlı bir sanayi yapısının dönüşümünü hızlandırmaktır" diye konuştu. Bu maksatla alınan toplam 72 tedbir ve eylem olduğunu belirten
Çiçek, bunların bir kısmı ile ilgili çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Çiçek, toplantıda ayrıca genel politik değerlendirmeler yapıldığını ve son bir haftada İsrail, Arnavutluk, Karadağ ve Lübnan'da meydana sel ve yangınlarla ilgili müdahalelerin de görüşüldüğünü söyledi.
İSRAİL İLE İLİŞKİLER
Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandıran Çiçek, İsrail'deki yangın sonrası iki ülke arasında yaşanan görüşmelerin hatırlatılması ve bundan sonrası için planlama yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin geleneksel bir politikası var, insani yaklaşımı var. Nerede bir felaket, sıkıntı varsa biz geleneğimizin, inancımızın, kültürümüzün ve insanlık anlayışımızın tabi sonucu olanak felaket bölgelerine elimizden geldiğinde yardım yapmaya çalışıyoruz. Bizim için memnuniyet verici olan husus şudur; Türkiye'nin duyarlılığı, hayırseverliği, her ülke tarafından da kabul edilmiş olmalı ki, sıkıntı olduğunda akla gelen ilk ülke Türkiye oluyor. Türkiye de ilk olumlu tepkiyi veren ve yardıma koşan
ülkedir. Dolayısıyla İsrail'deki yangın olayı ile ilgili gelişmeyi bu çerçevede değerlendirmek lazım. Bu konuyla ilgili Sayın Başbakanımızın ve Dışişleri Bakanımızın ve benim açıklamalarımız oldu. Bizim karşı olduğumuz husus yanlış politikalardır. Yoksa bizim İsrail halkıyla, başka ülkenin halkıyla herhangi bir problemimiz yok. Kültürümüzde külliyen bir ırka, bir topluma, bir halka düşmanlık söz konusu olmamıştır. Bizim karşı olduğumuz yanlış politikalardır, yanlış uygulamalardır. Bunu ifade ediyoruz.
Buna karşı politikalarımızı ortaya koymaya çalışıyoruz."
"HİÇBİR ELİ HAVADA BIRAKMAYIZ"
İsrail'le Türkiye'nin geçmişte inişli çıkışlı da olsa ilişkilerini sürdürdüğünü belirten Çiçek, "Ancak Mavi Marmara'da Türkiye çok açık uluslararası hukukun asla tasvip etmeyeceği bir haksızlığa maruz kalmıştır. Dolayısıyla Türkiye'nin bir kısım beklentileri vardır. Özür dilenmesi, ayrıca tazminat ödenmesi gibi. İnsani ve hukuki, vicdani bir talebi var Türkiye'nin. Bu ikisini birbirine karıştırmamak lazım. Zaman zaman görüşmeler olur, oluyor. Sayın Başbakan dün Sivas'ta açıkça ifade etti. Birileri 'biz
işleri düzeltmek istiyoruz' diyorsa biz hiçbir eli havada bırakmadık. Çünkü biz her zaman barıştan yana, ilişkilerin normalleşmesinden yanayız. Bu yönde çabalarda bulunmak öbür taraftaki beklentilerimizi göz ardı etmemiz anlamına gelmez" şeklinde konuştu.
ÖĞRENCİLERE MÜDAHALE
Cumartesi günü eylem yapan öğrencilere yapılan müdahalenin dozunu nasıl değerlendirdiklerinin sorulması üzerine ise Çiçek, bu konuyu Bakanlar Kurulu'nda görüşmediklerini söyledi. Çiçek, "Hepimizin arzusu, keşke bu görüntüler olmasa, bu sıkıntılar olmasa, siz bu soruyu sormasanız, biz de cevap vermesek. Bir ülkede insanlar teker teker veya grup halinde bir kısım talepleri, beklentileri hatta protestoları olabilir. Türkiye hukuk devletidir ve neyin nasıl yapılacağı ile ilgili yerleşik kurallar var. Keşke
bu hususlar gelişigüzel mekanlarda, başkalarının özgürlüklerini sıkıntıya sokacak, başkalarının huzurunu bozacak mekanlarda değil; devletin önceden belirlediği mekanlarda, usulüne uygun yapılsa, bu sıkıntıların hiçbirisi yaşanmaz. Zaman zaman maalesef fiili durumlar olunca sizin bu sorularınıza da muhatap oluyoruz. Meseleye böyle bakmakta fayda var diye düşünüyorum" dedi.
"İSTİKLAL MARŞI İÇİN BAKANLAR KURULU KARARI İMZAYA AÇILDI"
Bakan Çiçek, Wikileaks belgelerindeki iddialarla ilgili hukuki süreçle ilgili yol haritasına ilişkin bir soruya da, bu konunun toplantıda görüşülmediği yanıtını verdi. Ancak bu konuda ne yapılabileceğine ilişkin çok yönlü çalışmaların sürdüğünü bildiren Çiçek, "Uluslararası hukuk neye imkan veriyor, iç hukuk neye imkan veriyor önce bunun tespiti yapılmalı. Sonra bu haksız ithamlar karşısında bir hukuk yolu varsa, bu konuda hiç tereddüdümüz olmadığını ifade etmeye çalıştık. Bu konuda çalışmalar yapılıyor.
250 binin üzerinde belge olduğu açıklandı. Açıklananlar bunun binde biridir. Dolayısıyla gelecekteki gelişmeleri de dikkate alarak işin hukuki boyutu üzerinde duruyoruz" diye konuştu.
İstiklal Marşı için Alman bir firmanın telif hakkı istemesi ile ilgili bir soru üzerine de Çiçek, "Birilerinin aklına gelen bazen şeytanın aklına bile gelmiyor. Bu kadar sene sonra böyle bir durumla karşı karşıya kaldık. Bununla ilgili Bakanlar Kurulu kararı imzaya açıldı" dedi.
(MÜG-CC-Y)
