Hizmet-iş'ten Fuarcılık'a Diyalog Çağrısı
Hizmet-İş Malatya Şube Başkanı Bünyamin Geleri, Malatya Belediyesi'ne bağlı Fuarcılık şirketinin Hizmet-İş Sendikası üyelerine sendikadan istifa etmeleri yönünde baskı yaptığını iddia etti.
Sendika binasında bir basın açıklaması yapan Geleri, "Malatya Belediyesi Şirketi olan Malatya Fuarcılık A.Ş.'de bir süreden beri sendikamız Hizmet-İş üyesi işçilere karşı işverenin yürüttüğü akıl almaz baskı, işten çıkartılma tehditleri, psikolojik tacizler tahammül edilemez boyutlara ulaşmıştır. Sendikamızın yetkili olduğu ve Toplu İş Sözleşmesi imzaladığı bu Şirkette, bugüne kadar sürdürdüğümüz iyi niyet, diyalog ve çözüm çabalarımız da maalesef işverence hiçbir karşılık görmemiştir. Bu bağlamda;
geçtiğimiz Çarşamba günü Fen İşleri garajında tüm üyelerimizi toplayarak üyelerimize "Sendikadan istifa edeceksiniz. Şayet istifa etmezseniz bu ihaleyi Belediye şirketimiz olan Fuarcılık A.Ş alamayacak, başka bir şirkete devredilecek" şeklinde ifadeler kullanarak tüm üyelerimizi istifaya yönlendirip tedirgin etmişlerdir. İşvenle İmzalamış olduğumuz ve halen geçerli olan toplu iş sözleşmemizden mahrum edip sözleşme gereği içerideki 30 yevmiye ikramiye, eğitim yardımı gibi tüm maddi haklarımızı ödememek
için baskı ve tehdit ederek, bugüne kadar uyguladığı baskıları daha da artırma yolunu seçmiştir" görüşünü savundu.
Üyelere de bir çağrıda bulunan Geleri, "Sendikalı bir kişi kalsa bile yasa gereği yetkili olduğumuz şirket ile Toplu iş sözleşmesine oturulacak, uzlaşma sağlanmasa sözleşme, üst merci olan Yüksek Hakem Kurulu Tarafından sonuçlandırılacaktır. Bundan hiçbir üyemizin kuşkusu olmasın. Şantiye alanına çevrilmiş doğunun incisi olan, büyük şehre adım adım yaklaşan memleketimize verilen hizmetlerde, yapılan her kaldırımın metre karesinde, dökülen asfaltın işçiliğinde, döşenen drenaj ve su kanal işlerinde,
Ulaşımda, Belediyenin tüm hizmetlerinde gece gündüz demeden öz veri ile çalışan işçi arkadaşlarımızın emek ve alın terleri vardır. Bu emeklerinin karşılığını görmezden gelip Sendikal özgürlüklerinin ellerinden baskı ile alınmasına bir anlam veremiyoruz. Malatya'ya verilen hizmetin karşılığı; tehdit, işten çıkarılma korkusu, endişe mi olmalıdır. İşverene defalarca seslendik, gene de sesleniyoruz. Biz Hizmet-İş Sendikası olarak bu aşamada bile diyalog çağrımızı tekrarlıyoruz. Hiçbir şey çözümsüz değildir.
Yeter ki işveren sesimizi duysun, işçi arkadaşlarımızın hallerini, çalışma şartlarını görsün" diye konuştu.
geçtiğimiz Çarşamba günü Fen İşleri garajında tüm üyelerimizi toplayarak üyelerimize "Sendikadan istifa edeceksiniz. Şayet istifa etmezseniz bu ihaleyi Belediye şirketimiz olan Fuarcılık A.Ş alamayacak, başka bir şirkete devredilecek" şeklinde ifadeler kullanarak tüm üyelerimizi istifaya yönlendirip tedirgin etmişlerdir. İşvenle İmzalamış olduğumuz ve halen geçerli olan toplu iş sözleşmemizden mahrum edip sözleşme gereği içerideki 30 yevmiye ikramiye, eğitim yardımı gibi tüm maddi haklarımızı ödememek
için baskı ve tehdit ederek, bugüne kadar uyguladığı baskıları daha da artırma yolunu seçmiştir" görüşünü savundu.
Üyelere de bir çağrıda bulunan Geleri, "Sendikalı bir kişi kalsa bile yasa gereği yetkili olduğumuz şirket ile Toplu iş sözleşmesine oturulacak, uzlaşma sağlanmasa sözleşme, üst merci olan Yüksek Hakem Kurulu Tarafından sonuçlandırılacaktır. Bundan hiçbir üyemizin kuşkusu olmasın. Şantiye alanına çevrilmiş doğunun incisi olan, büyük şehre adım adım yaklaşan memleketimize verilen hizmetlerde, yapılan her kaldırımın metre karesinde, dökülen asfaltın işçiliğinde, döşenen drenaj ve su kanal işlerinde,
Ulaşımda, Belediyenin tüm hizmetlerinde gece gündüz demeden öz veri ile çalışan işçi arkadaşlarımızın emek ve alın terleri vardır. Bu emeklerinin karşılığını görmezden gelip Sendikal özgürlüklerinin ellerinden baskı ile alınmasına bir anlam veremiyoruz. Malatya'ya verilen hizmetin karşılığı; tehdit, işten çıkarılma korkusu, endişe mi olmalıdır. İşverene defalarca seslendik, gene de sesleniyoruz. Biz Hizmet-İş Sendikası olarak bu aşamada bile diyalog çağrımızı tekrarlıyoruz. Hiçbir şey çözümsüz değildir.
Yeter ki işveren sesimizi duysun, işçi arkadaşlarımızın hallerini, çalışma şartlarını görsün" diye konuştu.
