RUSYA VE TÜRK DÜNYASI

Prof. Dr. Beyhan Asma

Prof. Dr. Beyhan Asma

Rusya'nın bir devlet olarak tarih sahnesine çıkışından itibaren Türk dünyası, Rus çarlarının hedefi oldu. 1552 yılında Kazan Hanlığının Rusya tarafından yıkılışıyla başlayan işgal süreci, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği döneminde tüm boyutlarıyla derinleşerek devam etti. 1991 yılında SSCB'nin dağılıp yıkılışıyla birlikte Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan bağımsızlıklarına kavuştular. Bağımsızlıklarını henüz kazanmış Türk devletleri, Sovyet ardılı karakterlerinden dolayı ekonomik, siyasi ve askerî açıdan oldukça yetersiz vaziyetteydi. Bu yıllarda Kafkasya'yı ve Türkistan'ı “kendi havzası” olarak tanımlayan Rusya Federasyonu, bağımsız Türk devletleri üzerinde nüfuz sağlamaya çalıştı. İnsanlık tarihine yön veren en eski milletlerden olan Türkler sosyal ve manevi yapılarının güçlü olması sebebiyle, tarihte sahnesine çıktıkları ilk andan günümüze kadar gelen süreçte bir arada kalabilmeyi başararak farklı tarihlerde ve farklı coğrafyalarda çok sayıda devlet kurabildi. Göktürkler tarafından ortaya konulan Türk devlet modeli başta Karahanlılar, Selçuklular ve Osmanlı Devleti'ne örnek teşkil ederek günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini oluşturdu. İslam öncesi dönemden başlayarak tarihi devamlılık içinde Türkistan, Kafkasya, Anadolu, Karadeniz'in kuzeyi ve Macaristan'a kadar uzanan coğrafyada medeniyetlerini ve varlıklarını koruyan Türkler, Türk Dünyası olarak adlandırılan milyonlarca kilometrekarelik coğrafyaya hükmetmektedirler. Türk birliği ilk defa Asya Hun İmparatoru Mo-tu tarafından sağlandı. MÖ 209-174 tarihleri arasında Tunguzları, Yüechıhları ve Çinlileri mağlup eden Mo-tu tüm Türk boylarını tek çatı altında topladı. Göktürk Devleti döneminde Mukan Kağan ikinci defa Türk birliğini kurdu. 553-572 yılları arasında I. Göktürk Devleti hükümdarı olan Mukan Kağan Türkistan'ın tamamına hâkim oldu. Ülkenin sınırları doğuda Kore, batıda Karadeniz'e kadar ulaşmaktaydı. Göktürk Hükümdarı Kapgan Kağan zamanında bütün Türk boyları Göktürk Devleti çatısı altında toplandı ve Türk birliği üçüncü defa sağlandı. Asya Hunlarının Türkistan'dan batıya doğru göçü neticesinde Türkler Avrupa coğrafyasına ulaşarak burada Avrupa Hun İmparatorluğunu kurdular. Attila'nın 434 yılında tahta çıkışıyla birlikte Türk devletinin sınırları Kazakistan'ın batısından Avrupa ortalarına kadar genişledi. Bu coğrafyadaki Türkler son kez Avrupa Hun İmparatorluğu hakimiyetinde Türk birliğini kurabildiler. Rusların tarih sahnesine çıkışı Türk tarihi açısından dönüm noktası niteliğindeydi. III. İvan döneminde 1480 yılında Altın Orda Hanlığının Ruslar tarafından yıkılması Türk birliğinin yeniden tesisinin önünde yüzyıllarca devam edecek engelin ilk adımıydı. Altın Orda Devleti'nin dağılmasıyla ortaya çıkan Kazan Hanlığı, Astrahan Hanlığı, Kırım Hanlığı ve Kasım Hanlığı da Rusların hedefi haline geldi. 1552 yılında Kazan Hanlığının Ruslar tarafından yıkılması Türk tarihini ve Türk Dünyasını derinden etkileyen bir kırılma noktasıydı. Kazan Hanlığının yıkılışıyla birlikte Rus istilasının önündeki en güçlü engel aşılarak Ruslar, İdil Nehri (Volga) istikametinde ilerleyerek Hazar Denizi'ne ulaştı ve Ural bölgesinde hakimiyet kurabildi. Kazan Hanlığının yıkılışı ile Ruslar, Türk bölgelerine ulaşma ve bir “imparatorluk” haline gelebilme imkanına kavuştu. Fakat Rusların, hakimiyetleri altındaki toprakları Türk bölgelerine doğru genişletmesi, Türklerin yüzyıllar boyu Rus hakimiyeti altında yaşamalarına sebep oldu ve Rusya İmparatorluğu Türk birliğinin önündeki en kuvvetli engel olarak ortaya çıktı. 1552'de Kazan Hanlığının yıkılışı Ruslara Astrahan Hanlığının yolunu açtı. 1556 yılında Astrahan Hanlığının da yıkılmasıyla Rusya, Kafkasya ve Türkistan'a ilerleme imkânı elde etti. Rus Çarı I. Petro döneminde başlayan Kafkasya işgali Azerbaycan Hanlıklarının ele geçirilmesiyle devam etti. 1804 yılında Gence Hanlığının işgaliyle başlayan süreç 1830 yılında tamamlandı. Böylelikle Rusya 1552 yılında araladığı istila kapısını 1830 yılında tüm Güney Kafkasya'ya kadar genişletmiş oldu.