Küçücük Odadan Hayvanlarin Yününü Dünyaya Ihraç Etmeyi Basardilar

KOCAELI – Kocaeli’nin Izmit ilçesinde açilan kurslarda egitim alan ve ustalasan ev hanimlari, küçücük atölyede, hayvan yününü önce keçeye, ardindan farkli farkli ürünlere çevirdi. Kadinlar, sosyal medyada sayesinde dünyanin dikkatini çekti. Ev hanimlari, tamami el isi olan ürünleri ABD, Almanya, Kanada, Arap ülkeleri ve Afrika’ya ihraç etmeyi basardi.

Küçücük Odadan Hayvanlarin Yününü Dünyaya Ihraç Etmeyi Basardilar
Izmit Belediyesi’nin açtigi ‘Kadin Girisimciler Merkezi’ne gelen ev hanimlari, gittikleri kurslarda ustalasmayi basardi. Bir çok kursun yer aldigi IZGIM’de, ilgi gören branslardan olan ‘Keçe Atölyesi’ farkli bir basariya imza atti. Ev hanimlarinin olusturdugu kursta, keçeden yapilan ürünler yurt disina ihraç edildi. Yaptiklari ürünleri, kadinlar sosyal medyada paylasti. Amerikali bir yatirimcinin dikkatini çeken kadinlarin ürünleri, ABD, Kanada, Almanya ve Afrika’ya ihraç edildi.

“Burasi üreten bir fabrika gibi”

Izmit Belediyesi Kadin Girisimciler Merkezi’nin (IZGIM) küçük ama islevinin büyük oldugunu ifade eden Izmit Belediye Baskani Fatma Kaplan Hürriyet, “Üreten ve girisimci olmak isteyen kadinlara, istihdam destegi saglamak üzerine kuruldu. Su anda da tam amacini bulmus durumda. Burasi üreten bir fabrika gibi, ürettigini de yine belediyenin kurumsal kimligiyle pazarlayabilme ve bu pazardan da kadinlarin istihdam noktasinda, ev bütçesine katki saglayacak gelir elde etme etmesi için, çok islevsel bir mekan haline geldi. Biz bu merkezi çok önemsiyoruz. Kurarken da çok titizlikle, tüm detaylarini düsündük. Burada kadinlarin destegi ve dayanismasi çok çok önemli. Bu merkez bir kompleks aslinda. 6-7 tane degisik alanda üretim atölyesi var. Keçe atölyesinden, deri atölyesine, hediyelik esyadan, taki atölyesine kadar özellikle piyasada parasal degeri olan, katma degeri olan, kadinlara ekonomik deger saglayacak üretim atölyeleri kurduk. Üretmek isteyen ama disarida dükkan açmak, esnaflik yapmak istese elektrik, su, kira, vergisi derken yapmayacak ekonomik güce sahip olmayan kadilara dedik ki; ‘Iste merkez, burasi gelin burada üretin ve ürettiginizi de hep birlikte pazarlayalim.’ Burayi sadece üretim merkezi de yapmadik, üretim ve girisimcilik üzerine detayli düsündük ama bunun disinda kadinlarin kendi ayaklarinin üstünde durmasin sosyal sorumluluklarini, ev sorumluluklarini, kadin olmanin sikintilarini ve zorluklarini düsündügümüzde ‘onlari da hafifletmemiz gerekiyor’ dedik. Kadinlar daha çok üretim ve istihdamdan neden kaçar veya ne engeli vardir. Evde sorumluluklari vardir. Annedir, estir yada bakima muhtaç aile bireyleri vardir. Bunlar için de degisik merkezler ve bu merkezin içerisinde de her yas gurubunda çocuga hitap edecek alanlar kurduk. Ücretsiz çocuk oyun alani. Küçük çocugun varsa, ‘ben çocugumu nereye birakacagim, nasil gelip üretecegim’ diye kaygi duyma. Gel çocugunu buraya ögretmenler esliginde birak, sen yukarida üretimini yap. Ya da daha büyük yasta çocugun varsa etüt merkezi kurduk, yine hocalar esliginde gel çocugunu buraya birak, sen burada üretimini yap. Ücretsiz psikolog, ücretsiz diyetisyenlik, hizmetleri ile kadinlarin her alanda sosyallesmesi, özgüven sahibi olmasi, kendi ayaklari üzerinde daha fazla cesurca durabilmesini saglayacak bir çok argümani, hizmet alanini düsündük ve burayi böyle bir kompleks halinde tasarladik” dedi.



“Amerika’dan, Almanya’ya, Arap ülkelerinden, Afrika ülkelerine kadar 4 kitada yayginlastirdilar”

Suanda gelinin noktanin kendileri için sevindirici oldugunu ifade eden Hürriyet, “Çok emek harcadik, emeklerimizin sonunda buradan ciddi sayida kadin yararlanir hale geldi ve sinirlari astilar, burada üretiyorlar. Ürettiklerini artik sinirlar ötesi, kitalar arasi dolasima soktular. Kendilerine ciddi pazar alani olusturuldular ve var olan pazarlarda artik daha güçlü hale geldiler. Bu Türk kadininin gücüdür. Burada ürettiklerini Amerika’dan, Almanya’ya, Arap ülkelerinden, Afrika ülkelerine kadar 4 kitada yayginlastirdilar satar hale geldiler. Belediyenin kurumsal kimliginin destegiyle beraber daha güven içerisinde ürettiklerini pazarlayabiliyorlar. Alici ve tüketici de daha güvenle yaklastigi için tercih ediyor. Bulunur ve görünür olmalari, ürettiklerinin tanitimina verdigimiz katkiyla beraber, üretilen ürünler pazarlama alaninda daha da güçlü hale geliyor. Artik yerli ve yabanci, ünlü modacilara yeni ürünler çikartacak hale gelen ekiplerimiz var. Eve is verir hale geldiler, burada sürekli üreten, belli sayida kadinimiz var” diye konustu.



“Hediye ettigimiz ürünleri artik Çin’den almiyoruz, burada üretiyoruz”

Binada 8 farkli atölyede üretim yapildigini söyleyen Izmit Belediyesi Kadin ve Aile Hizmetleri Müdürü Sinem Gülenç, “Burasi IZMEK’ den çikmis, IZMEK Plus olarak kisaca tanimladigimiz bir nokta aslinda. Ilk basta can suyu olmasi için belediye olarak bu mekani olusturduktan sonra, keçeleri ham madde olarak üreticilerimize, girisimcilerimize sagladik. Daha sonra ürettiklerini sattilar. Satma imkani sagladik. Satma imkanini çesitli yöntemlerle belirledik. Birisi e-ticaret sitesiydi. Izmit Çarsisi e-ticaret sitemizi kurduk. Kadinlarimiz o ticaret sistemi üzerinden tüm dünyaya açilabilme firsati buldular. Fiziksel pazarlar olusturduk. Bu sekilde de artik Izmit’i de astik. Izmit’in disina da e-ticaret sitemiz ve çesitli e-ticaret platformlari araciligiyla da yer bulabildik. Sadece keçe atölyemizden degil aslinda makroma atölyemizden, sokak baski ve hediyelik atölyelerimizden de ürünlerimiz dünyanin çesitli noktalarina gidiyor. Amerika, Almanya, Kuveyt, Katar ve Afrika ülkelerine burada ünlü tasarimcilar ile beraber çalistigimiz ürünlerimiz de oldu ama onun disinda alanda çalisan modacilarla da üretim yapiyoruz. Nikahlarda, özel misafirlikler ve hediyeliklerimizde kullanilan ürünleri artik bu atölyedeki kadin girisimcilerimiz yapiyor. Çin’den gelen siradan polyester ürünler yerine, Türkiye’deki ham maddelerin satin alinmasiyla ve kadinlarin dokunusuyla ürünlerimiz meydana geliyor. Burada aslinda hem yerli malini hem kadin girisimciligi hem de el emegini degerlendirmis oluyoruz” seklinde konustu.



“Diger ülkelere açildik, üretiyoruz, kazaniyoruz”

Keçenin kendisi için yasam tarzi oldugunu ifade eden kursiyerlerden Selma Çolak, “IZGIM Kadin Girisimciler Merkezinde 1 yildir aktif olarak çalisiyoruz, üretiyoruz ürettiklerimizi satiyoruz. Keçe benim için bir tutku 15 yildir bu ise ilgileniyorum, bir takim ürünler çesit çesit tasarimlar yaptik. Bu sekilde yolumuza devam ediyoruz daha sonrada sosyal medya araciligiyla Amerika’ya, Kanada’ya ve diger ülkelere açildik, üretiyoruz kazaniyoruz. Keçe, yün olarak buraya geliyor fakat biz bunun üzerinde bir takim tasarimlar yapiyoruz kendi hayal gücümüzü kullanarak degisik degisik ürünler çikartiyoruz. Bunlar çeltik oluyor, yelekler, sallar, sapkalar, hediyelik esyalar akliniza ne geliyorsa bir takim ürünleri hem yapiyoruz hem de pazarliyoruz, keyifle çalisiyoruz. Keçe gerçekten bir tutku bana ticaretin disinda pozitif enerji verdi birakmadim. Yaptikça insanin yapasi geliyor sakinlesiyorsunuz” ifadelerini kullandi.

“Dogal ve Organik bir madde”

Keçeyi ve dönüsümünü anlatan atölye hocalarindan Oya Tuncer, “Keçe dogal hayvan yünlerinden yapilmis bir madde. Hayvanlari kirparak onlarin yünleri kök boyalari ile boyandiktan sonra bize ulasiyor. Keçe normalde 2 ayri faktöre ayrilmis vaziyette, birincisi islaklama keçe dedigimiz tepme keçe, ikincisi de igneleme yani modernize edilmis hali. Eskiden tepme keçe tamamen Asya ülkelerinden ve yüzyillar önce yapilmis yörüklerin çadirlarindan günümüze gelmistir. Eskiden yürükler keçelerden üretirmis çadirlar kullanirmis. Yilan ve akrep yürüyemedigi için çadirlar keçeden yapiliyormus. Su anda günümüzde tamamen modernize edilmis halde keçe var. Biz bu keçelerden yelekler, sapkalar üretiyoruz. Tamamen tekstil ürünlerinin ve kiyafetlerimizin üstüne isleyebiliyoruz dogal ve organik bir madde. Telefonlar bildigiz üzere etrafa enerji radyasyon yayiyor. Biz bunlari engellemek için telefon kiliflarini keçeden kapliyoruz ve radyasyonu engelliyor. Keçe ayrica termostat görevi görüyor sicak ve soguk tutuma özelligi var. Sicak çayinizi etrafi keçe ile kapli bir kupadan içtiginiz zaman, çayiniz sogumuyor. Keçenin birçok farkli özelligi var. Insan vücudundaki elektrigi ve agri olan bölgelerimizde ki agriyi da çeker ve bu yönden insan sagligina çok faydali” dedi.

Kaynak: İHA