Asi Yaptirmayan Kovidli Anne Adaylari Pisman
Basaksehir Çam ve Sakura Hastanesi Kadin Hastaliklari ve Dogum Klinigi'ndeki Kovid gebe servisinde salgin sürecinin basindan bu yana 495 anne adayi tedavi gördü, hamilelerden bazilari ise tüm müdahalelere ragmen hayatini kaybetti. Su anda 12'si normal serviste, 6'si yogun bakimda olmak üzere 18 hamile ya da erken dogum yaptirilan hastanin tedavisi sürüyor Hepsini asisizlarin olusturdugu serviste yatan gebe hastalar, hem asi olmamanin hem de bebeklerinin ve kendi hayatlarini riske atmanin pismanligini yasiyor Hamileliginin 32. haftasinda hastaliga yakalanan Sibel Erol Kaleli: 'Asi olmadigi için Çok pismanim. Riskli bir durumum vardi, doktor asi olmami istememisti. 'Keske olsaydim' diyorum simdi. Bütün hamilelerin asi olmasi lazim' Kadin HastaliklariDogum ve Perinatoloji Klinikleri Program Yöneticisi Doç. Dr. Ibrahim Polat: 'Hamilelerin asi olmalarini öneriyoruz. Güvenilirlikleri çesitli kuruluslar tarafindan ispatlanmis asilar bunlar. Hiç çekinmesinler, gebeligin süresine bakilmaksizin asi olabilirler. Eger çekiniyorlarsa ilk 3 ay olmasinlar, ondan sonra olsunlar'
Kovid-19'la mücadelede Türkiye'nin önemli saglik üslerinden biri olan hastane, kadin dogum bölümünde açilan Kovid gebe servisiyle de hastaliga yakalanan hamilelerin sagligina kavusmasi için hizmetlerini sürdürüyor. Hastanede salgin sürecinin basindan bu yana 495 gebe kadin tedavi görürken, anne adaylarinin bazilari tüm müdahalelere karsin yasamini yitirdi.
Su anda, hastaliga yakalanan 12 hamilenin tedavisi, hastanenin Kadin Hastaliklari ve Dogum Kliniginde sürerken, nefes darligi çekenlere ise oksijen destegi veriliyor. 3'ü hamile, 3'ü Kovid nedeniyle erken dogum yaptirilmis 6 hastanin tedavisi ise yogun bakimda devam ediyor. Bunlardan agir hastaligi nedeniyle erken dogum yaptirilan ve entübe edilen 18 yasindaki genç hastanin saglik durumu da ciddiyetini koruyor.
Kovid gebe servisinde tedavi gören asisiz anne adaylari, hem asi olmamanin hem de bebeklerinin ve kendi hayatlarini riske atmanin pismanligini yasiyor.
- "Keske asi olsaydim"
Bu anne adaylarindan biri de 2 düsük yaptiktan sonra üçüncü hamileliginde çocugunu kucagina almak için gün saydigi sirada Kovid-19'a yakalanan Sibel Erol Kaleli. 27 yasindaki Kaleli, hamileliginin 32. haftasinda hastaligin pençesine düstü. Düsük riski oldugu için asi olmaktan kaçinan Kaleli, bir yandan asi olmamanin pismanligini bir yandan da bebegini kaybetme ihtimalinin korkusunu yasiyor. Anne adayi Kaleli'nin tek istegi, sagligina kavusarak bebegini kucagina alabilmek.
AA muhabirinin sorularini yanitlayan Kaleli, geçen hafta cuma günü Kovid-19 belirtilerini hissetmeye basladigini fakat grip sandigi için hemen hastaneye gitmedigini anlatti.
Durumu kötülesince hastaneye basvurarak test oldugunu ve sonucun pozitif çiktigini aktaran Kaleli, "Beni yatirmalarini, gözetim altinda tutmalarini rica ettim. 6 gündür hastanede yatiyorum. Durumum iyiye gidiyor. Nefes darligim yavas yavas geçmeye basladi. Doktorlarimiz sayesinde daha da iyiye gidecegim insallah." dedi.
Asi olmadigini dile getiren Kaleli, "Çok pismanim. Bütün hamilelerin asi olmalarini rica ediyorum. Riskli bir durumum vardi, doktor asi olmami istememisti. 'Keske olsaydim' diyorum simdi. Bütün hamilelerin asi olmasi lazim. Çok kötü bir sey, hamilelikte daha da çok ilerliyor. Elden bir sey gelmiyor. Çocugun için riskli, kendin için riskli." diye konustu.
Anne adaylarina da seslenen Kaleli, "Dikkatli olsunlar. Asilarini yaptirsinlar. Ben oldum, baskasi bunu yasamasin." ifadelerini kullandi.
- "Çocuk açisindan bir problem yok, annenin nefes darligi var"
Hastanenin Kadin Hastaliklari-Dogum ve Perinatoloji Klinikleri Program Yöneticisi Doç. Dr. Ibrahim Polat, Kaleli'nin durumuna iliskin bilgi verirken, daha önce 2 düsük yaptigini, bunun ilk dogumu olacagini söyledi.
Kaleli'nin esinin de Kovid oldugunu belirten Polat, "Asida biraz gecikmis esi. Artik kim kime bulastirdi bilmiyoruz. Hastanin 32 haftalik gebeligi var. Yani viyabilite sinirlarinda, çocuk dogdugu zaman yasayabilecek durumda. Çocuk açisindan bir problem yok. Annenin nefes darligi var. Bu nefes darligini yenmek için de en önemli tedavimiz oksijen. 12 litreyle oksijen aliyor su anda. Insallah buradan geri dönüs baslayacak, rahatladikça düsürecegiz. Eger nefes darligi artarsa yükseltecegiz. Böyle bir tedavi uyguluyoruz." diye konustu.
Ayni zamanda medikal tedavinin de devam ettigine deginen Polat, çocugun akcigerlerini gelistirecek ignelerin yapildigini, takip ettikçe durumuna göre karar vereceklerini ifade etti.
- Asili gebeler hastaligi ayakta ya da 1-2 gün yatarak geçiriyor
Pandemi ilk basladigindan bu yana virüs bulasmis gebelerle ilgilendigini ve diger hastanelerden farkli olarak ayri bir Kovid gebe servisi açtiklarini aktaran Polat, sözlerini söyle sürdürdü:
"Pandeminin basinda Kovid, gebeleri çok etkilenmezken son delta varyantinin çikmasiyla çok etkili olmaya basladi. Özellikle asisiz olanlar çok etkilenmeye basladilar. Ne oluyor? En büyügünü söyleyelim, hayati risk var. Yani anneleri kaybediyoruz. Istanbul'da belki en çok anne kaybinin yasandigi bir iki hastaneden biriyiz. Çünkü bütün Kovid gebeleri bize sevk ediyorlar. Çok üzülüyoruz bu gebelerimizi kaybederken. Çünkü genç insanlar ve iki canlilar. Su anda 18 yasinda bir gebemiz yogun bakimda. Çok üzülüyoruz."
Doç. Dr. Polat, serviste yatan 12 hasta ve yogun bakimda yatan 6 gebe ve dogum yapan hastanin hepsinin asisiz olduguna dikkati çekerek, "Bir kere görüldügü gibi asili olanlar hastaliga yakalanmiyor. Her asinin degisik oranlarda da olsa korumasi var. Yakalanmis olsa dahi bu hastalar ayakta geçiriyorlar ya da 1-2 gün yatirip taburcu ediyoruz. Bu yüzden asili olmak önemli." degerlendirmesini yapti.
- Kandaki oksijen satürasyonu düserse erken doguma gidiliyor
Kovid tedavisinin sinirli oldugunu, antiviral tedavilerin yani sira semptomlara yönelik tedavi uyguladiklarini anlatan Polat, Kovid gebelerin tedavi süreçlerine iliskin su bilgileri verdi:
"Nefes darligi ve öksürügü varsa oksijen veriyoruz. En büyük tedavi oksijen ve diger ilaçlarimiz. Eger hasta bunlarla düzelmiyorsa veya daha da kötülesiyorsa birinci basamak yogun bakim ünitesine aliyoruz. Hastaya burada daha yüksek dozlarda hizli akimla oksijen veriyoruz. Bunlarla da düzelmezse ve kanda oksijen satürasyonu daha da düserse o zaman da yogun bakimda entübe ediyoruz. Iste o asamada artik dogum da yaptiriyoruz. Çünkü satürasyonun düsmesi bebegin beynini bile etkileyebiliyor. Oksijen seviyesi düsmeye basladigi zaman dogum yaptirdigimiz için bu etkilerden kurtulmus oluyor. Çocuklarda genelde bir sekel görmedik. Genelde eger çok prematür degilse -çünkü 26-28 haftalik dogan çok küçük bebekler var- bir problem olmuyor. Onlarin kendi küçüklügünden dolayi olusacak sekeller var, Kovid'den dolayi degil. Onun disinda 34 haftanin üzerinde genelde bir problem çikmiyor."
Doç. Dr. Polat, gebe hastalarin bir kisminin yogun bakimda entübe olduktan sonra iyileserek servise çiktigini ve taburcu edildigini, serviste yatan gebe hastalarin bazilarini ise kaybettiklerini bildirdi.
- "Gebeligin süresine bakilmaksizin asi olabilirler"
Gebe hastalarin farkli gerekçelerle asi olmadiklarini, bebeklerine zarar gelmesinden ve diger yan etkilerinden çekindiklerini aktaran Polat, hem Türkiye'de hem de dünyada kullanilan Kovid asilarinin gebeler üzerindeki güvenilirliginin ispat edildigini, Dünya Saglik Örgütü ve ABD Hastalik Kontrol ve Önleme Merkezi'nin gebelere asiyi önerdigini, asi olmamak için bir neden olmadiginin altini çizdi.
Tüp bebek tedavisi gören hastalara da asiyi önerdiklerini dile getiren Polat, söyle devam etti:
"Asi olmak hayat kurtarici olabilir, bu yüzden çok önemli. 18 yasinda kizimiz yogun bakimda yatiyor. Asi olmadiginiz zaman bu durumlara düsebilirsiniz. Bunu hesap etmeniz lazim. Asinin çocuklar üzerinde bir etkisi gösterilmemis. Aksine asi olmamanin çocuklar üzerinde etkisi var. Erken dogum riski var. Hasta kötülesince erken dogum yaptirmak zorunda kaliyoruz. Çogu hastada böyle oluyor. Bebek kurtuluyor, anneyi kaybediyoruz. Bebekler ikinci üçüncü üç aylarda doguyorlar ve genelde yasiyorlar. Bebegin yasayip, annenin kaybedildigi çok vaka var. Kaybettigimiz bütün hastalar hemen hemen böyle. Bir hastamizda çocugu da kaybettik. Dogdugu zaman yasamayacak sinirindaydi. O hastamizda aile dogurtmamizi istemedi. Çünkü aileye bilgi verirken sunu söylüyoruz. Yaptigimiz sezaryen annenin durumunu daha da agirlastirabiliyor."
Anne adaylarina seslenen Doç. Dr. Polat, sözlerini, "Asi olmalarini öneriyoruz. Güvenilirlikleri çesitli kuruluslar tarafindan ispatlanmis asilar bunlar. Özellikle ölü asilar zaten yillarca bilinen asilar. Ölü asilarda mesela grip asisi, gebeye yine yapiyorduk. Ayni asi su anda da var, Kovid için de var. Yeni jenerasyon asilarin da güvenligi saglamis oldugu için bunlar da yapilabilir. Hiç çekinmesinler. Gebeligin süresine bakilmaksizin asi olabilirler. Eger çekiniyorlarsa ilk 3 ay olmasinlar, ondan sonra olsunlar. Su anda dis rehberlerde asinin ilk 3 ayda bile olunabilecegi konusunda yayinlar var. Asi karsiti olabilirsiniz. O zaman ona göre önlem alip hasta olmamaya çalismaniz lazim. Eger degilseniz de ihmal etmeyin. 'Bugün olurum, yarin olurum'dan ziyade hemen gidin asinizi olun." diye tamamladi.
