Ayni Hastaliktan Iki Çocugunu Kaybeden Aile, Diger Ikisini Yasatmak Için Çabaliyor
Kahramanmaras'ta 5 yil önce trafik kazasinda 13 yasindaki çocuklarini yitiren, kisa süre önce de kas erimesi olarak bilinen DMD hastaligi nedeniyle 16 ve 20 yasindaki iki çocugu vefat eden Yigit ailesi, ayni rahatsizligin pençesindeki 11 ve 14 yaslarindaki ogullarini kurtarmak için mücadele veriyor Baba Bilal Yigit: 'Çocuklar bizlere Allah'in bir emaneti, herkes bir engelli adayidir'.
IZZET MAZI - Kahramanmaras'in Türkoglu ilçesinde 16 ve 20 yaslarindaki iki çocuklarini iki ay arayla kas erimesi hastaligindan kaybeden aile, ayni rahatsizliktan muzdarip 11 ve 14 yaslarindaki ogullarini yasatmak istiyor.
Sekeroba Mahallesi'nde yasayan Ayse-Bilal Yigit çiftinin ilk çocuklari Hilmi Yigit 2001'de dünyaya geldi. Çiftin, ikiser yil arayla Arif, Emircan ve Abdulkadir ismini verdikleri üç ogullari daha oldu.
Aile, en büyük çocuklari Hilmi'nin 2009'da yürümekte zorlanmaya baslamasi sonucu gittikleri hastanede kas erimesi olarak bilinen Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastaligiyla tanisti.
Doktorlarin tavsiyesiyle diger çocuklarina da test yaptiran çift, Arif disindaki ogullarinin da ayni hastalikla mücadele ettigini ögrendi.
Yigit çiftinin, 2010'da dünyaya gelen besinci çocuklari Musa'da da ayni hastalik teshis edildi.
Hastaligin pençesindeki Hilmi, Emircan, Abdulkadir ve Musa'nin yasam sartlarini iyilestirmek için çabalayan ailenin diger ogullari Arif, Temmuz 2016'da geçirdigi trafik kazasi sonucu 13 yasinda yasamini yitirdi.
Kas erimesiyle mücadele eden diger çocuklarinin ihtiyaçlariyla yakindan ilgilenen ve hayatlarini kolaylastirmaya çalisan Ayse ve Bilal Yigit, bu yil 9 Eylül'de 16 yasindaki Emircan'i, iki ay sonra 14 Kasim'da da 20 yasindaki ogullari Hilmi'yi kaybetti.
Geride kalan 2 çocuklarinin üzerine titreyen Yigit ailesi, zorluklara ragmen yasama umutla bakiyor.
- Devlet destegiyle evde egitim gördüler
Baba Bilal Yigit (45), AA muhabirine, yürüme bozuklugu çeken en büyük çocuklarina kas erimesi hastaligi teshisi konulmasinin ardindan yaptirdiklari testlerde biri hariç diger çocuklarinda da ayni hastaligin bulundugunu ögrendiginde sok yasadigini söyledi.
Yasadigi tüm zorluklara ragmen Allah'a sürekli dua ettigini anlatan Yigit, söyle konustu:
"Imtihanimiz böyleymis, sükürler olsun. Biz, bu durumda ne yapmamiz lazim, diye düsünürken çocuklarin hastaligi giderek agirlasinca yürüme zorluklari çektiklerini gördük. Çocuklarim tekerlekli sandalyeye bagli kaldi. Bu süreçte çok sey yaptik. Sag olsunlar büyüklerimiz akülü araba getirdiler, çocuklara ayak oldu. Allah devletimizden razi olsun. Devletimiz 'eger okula gidemiyorsan ben evde egitim için ögretmen de gönderiyorum' diyor. Okula gidemedikleri için eve ögretmen geldi ve okuma yazmayi ögrendiler."
Kas erimesi rahatsizligi bulunmayan tek çocugunu ise trafik kazasinda kaybettigini hatirlatan Yigit, elinden geldigince çocuklarin her istegini yerine getirmek için mücadele verdigini belirtti. Yigit, "Çocuklar bizlere Allah'in bir emaneti, herkes bir engelli adayidir. Bugün sag isek yarin engelli olmayacagiz, diye kaide var mi? Verirken iyi de sikintisi oldugu zaman mi kötü, böyle bir sey yok." diye konustu.
Anne Ayse Yigit de (43) en büyük çocugunun 3 yasinda yürümeye basladigini, 9 yasinda ise hastalik nedeniyle yürüme yetisinin geriledigini söyledi.
Evlatlarinin hepsinin 9 yasina kadar normal birer çocuk gibi hayatlarini sürdürdügünü aktaran Yigit, çocuklarinin sagligina kavusmasi için çok sayida hastaneye gittiklerini ancak doktorlarin "yapilabilecek bir sey yok" diyerek kendilerini geri yolladigini ifade etti.
Yigit, çocuklarin akülü tekerlekli sandalyelerinden evin tadilatina kadar birçok konuda devletin destegini esirgemedigini sözlerine ekledi.
- "Hayvanat bahçesine gitmek istiyorum"
Çiftin en küçük çocugu 11 yasindaki Musa Yigit, 9 yasina kadar normal çocuklar gibi saglikli oldugunu, sonrasinda yürüme yetisini kaybetmeye basladigini ifade etti.
Anneannesiyle zaman geçirmeyi çok sevdigini anlatan Yigit, "Hayvanat bahçesine gitmek ve orada lemur görmek istiyorum. Anneannem hayvanat bahçesine gitmis ve orada fotograf çekmis. Hayvanat bahçesini çok merak ediyorum." dedi.
- "Rüyalarimda umreye gidiyorum"
14 yasindaki Abdulkadir Yigit ise gününün büyük bir kismini annesiyle geçirdigini, onunla tavuklara baktigini söyledi.
En büyük isteginin umreye gitmek oldugunu belirten Abdulkadir, "Rüyalarimda evden çikip havalimanina, sonra da umreye gidiyoruz. Orada dualar okuyup eve dönüyoruz ve 5-6 gün sonra da ayaga kalkiyorum." diye konustu.
Kaynak: AA
Sekeroba Mahallesi'nde yasayan Ayse-Bilal Yigit çiftinin ilk çocuklari Hilmi Yigit 2001'de dünyaya geldi. Çiftin, ikiser yil arayla Arif, Emircan ve Abdulkadir ismini verdikleri üç ogullari daha oldu.
Aile, en büyük çocuklari Hilmi'nin 2009'da yürümekte zorlanmaya baslamasi sonucu gittikleri hastanede kas erimesi olarak bilinen Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastaligiyla tanisti.
Doktorlarin tavsiyesiyle diger çocuklarina da test yaptiran çift, Arif disindaki ogullarinin da ayni hastalikla mücadele ettigini ögrendi.
Yigit çiftinin, 2010'da dünyaya gelen besinci çocuklari Musa'da da ayni hastalik teshis edildi.
Hastaligin pençesindeki Hilmi, Emircan, Abdulkadir ve Musa'nin yasam sartlarini iyilestirmek için çabalayan ailenin diger ogullari Arif, Temmuz 2016'da geçirdigi trafik kazasi sonucu 13 yasinda yasamini yitirdi.
Kas erimesiyle mücadele eden diger çocuklarinin ihtiyaçlariyla yakindan ilgilenen ve hayatlarini kolaylastirmaya çalisan Ayse ve Bilal Yigit, bu yil 9 Eylül'de 16 yasindaki Emircan'i, iki ay sonra 14 Kasim'da da 20 yasindaki ogullari Hilmi'yi kaybetti.
Geride kalan 2 çocuklarinin üzerine titreyen Yigit ailesi, zorluklara ragmen yasama umutla bakiyor.
- Devlet destegiyle evde egitim gördüler
Baba Bilal Yigit (45), AA muhabirine, yürüme bozuklugu çeken en büyük çocuklarina kas erimesi hastaligi teshisi konulmasinin ardindan yaptirdiklari testlerde biri hariç diger çocuklarinda da ayni hastaligin bulundugunu ögrendiginde sok yasadigini söyledi.
Yasadigi tüm zorluklara ragmen Allah'a sürekli dua ettigini anlatan Yigit, söyle konustu:
"Imtihanimiz böyleymis, sükürler olsun. Biz, bu durumda ne yapmamiz lazim, diye düsünürken çocuklarin hastaligi giderek agirlasinca yürüme zorluklari çektiklerini gördük. Çocuklarim tekerlekli sandalyeye bagli kaldi. Bu süreçte çok sey yaptik. Sag olsunlar büyüklerimiz akülü araba getirdiler, çocuklara ayak oldu. Allah devletimizden razi olsun. Devletimiz 'eger okula gidemiyorsan ben evde egitim için ögretmen de gönderiyorum' diyor. Okula gidemedikleri için eve ögretmen geldi ve okuma yazmayi ögrendiler."
Kas erimesi rahatsizligi bulunmayan tek çocugunu ise trafik kazasinda kaybettigini hatirlatan Yigit, elinden geldigince çocuklarin her istegini yerine getirmek için mücadele verdigini belirtti. Yigit, "Çocuklar bizlere Allah'in bir emaneti, herkes bir engelli adayidir. Bugün sag isek yarin engelli olmayacagiz, diye kaide var mi? Verirken iyi de sikintisi oldugu zaman mi kötü, böyle bir sey yok." diye konustu.
Anne Ayse Yigit de (43) en büyük çocugunun 3 yasinda yürümeye basladigini, 9 yasinda ise hastalik nedeniyle yürüme yetisinin geriledigini söyledi.
Evlatlarinin hepsinin 9 yasina kadar normal birer çocuk gibi hayatlarini sürdürdügünü aktaran Yigit, çocuklarinin sagligina kavusmasi için çok sayida hastaneye gittiklerini ancak doktorlarin "yapilabilecek bir sey yok" diyerek kendilerini geri yolladigini ifade etti.
Yigit, çocuklarin akülü tekerlekli sandalyelerinden evin tadilatina kadar birçok konuda devletin destegini esirgemedigini sözlerine ekledi.
- "Hayvanat bahçesine gitmek istiyorum"
Çiftin en küçük çocugu 11 yasindaki Musa Yigit, 9 yasina kadar normal çocuklar gibi saglikli oldugunu, sonrasinda yürüme yetisini kaybetmeye basladigini ifade etti.
Anneannesiyle zaman geçirmeyi çok sevdigini anlatan Yigit, "Hayvanat bahçesine gitmek ve orada lemur görmek istiyorum. Anneannem hayvanat bahçesine gitmis ve orada fotograf çekmis. Hayvanat bahçesini çok merak ediyorum." dedi.
- "Rüyalarimda umreye gidiyorum"
14 yasindaki Abdulkadir Yigit ise gününün büyük bir kismini annesiyle geçirdigini, onunla tavuklara baktigini söyledi.
En büyük isteginin umreye gitmek oldugunu belirten Abdulkadir, "Rüyalarimda evden çikip havalimanina, sonra da umreye gidiyoruz. Orada dualar okuyup eve dönüyoruz ve 5-6 gün sonra da ayaga kalkiyorum." diye konustu.
