Yürüme Engelli Konyali Ali Usta Elleriyle Kazandigi Hayatinda Çalismaktan Hiç Vazgeçmedi
Henüz 3 yasindayken yürüme yetisini kaybeden biçak ustasi Ali Ihsan Coskun, yillardir gösterdigi çalisma azmiyle çevresine örnek oluyor Coskun: 'Biçak ve keskin aletleri bilemenin disinda çaydanlik tencere gibi ev aletlerinin kaynak islerini de ögrendim. Isini yaptigim insanlar mutlu olunca ben de çok mutlu oluyorum. Kazanç için bu isi yapiyor olsam da bir insanin ihtiyacini gidermek ona yardim etmek beni daha çok hayata bagliyor' 'Ilkokula 9 yasimda basladim. Kardeslerim ve komsu çocuklari yürüyor ben sürünüyorum. O an dedim ki 'Demek ki ben yürüyemeyecegim'. Anneme kaç kere 'Bunlar yürüyor da ben neden yürüyemiyorum' diye sordum. Annem de bana yaptirdiklari igne yüzünden böyle oldugumu söyleyince bazen kizardim'
HAVVA DEREAGZI - Yürüme engeli nedeniyle yasama sevincini yitirmeden hayata sikica tutunan 52 yasindaki Ali Ihsan Coskun, ilkokuldan sonra basladigi çalisma hayatina 9 metrekarelik biçak bileme dükkaninda devam ediyor.
Coskun, 3 yasindayken rahatsizlaninca ailesi doktora götürmek için harekete geçti. Köyde yasadiklari için araç bulmalari zaman alan aile, igne yapmayi bilen bir tanidiklarinin yardim teklifini kabul etti.
Iddiaya göre, igne sonrasi durumu daha kötüye giden ve ertesi gün hastaneye götürülen Coskun, tüm müdahalelere ragmen yürüme yetisini kaybetti.
Coskun, AA muhabirine, durumunu ilk olarak 8 yasinda fark ettigini ve annesine sorular sormaya basladigini söyledi.
Annesinin kendisini okula sirtinda götürüp getirdigini dile getiren Coskun, "Ilkokula 9 yasimda basladim. Kardeslerim ve komsu çocuklari yürüyor ben sürünüyorum. O an dedim ki 'Demek ki ben yürüyemeyecegim'. Anneme kaç kere 'Bunlar yürüyor da ben neden yürüyemiyorum?' diye sordum. Annem de bana yaptirdiklari igne yüzünden böyle oldugumu söyleyince bazen kizardim." dedi.
Coskun, annesine eziyet etmeme düsüncesiyle ilkokuldan sonra egitime devam etmedigini anlatti.
Bir akrabalarinin kendisine yardim etmek için pedallarini eliyle kullanabilecegi araç aldigini aktaran Coskun, söyle devam etti:
"Enistemin enistesi beni görünce 'Sen böyle zorlanmiyor musun? Ben sana elle çevirmeli bir araç alsam sürebilir misin?' dedi. 'Sürerim abi tabii.' dedim. Bir hafta sonra araci aldi geldi, sevincimden dünyalar benim oldu. Istedigim her yere daha kolay gidebiliyordum. Sanayileri gezmeye basladim. Oradaki bir abimiz de 'Sana bu aracin arkasina bir sepet yapalim simit sat.' dedi. Simit satmaya basladim. Biraz para kazanmaya baslayinca ve bir seylerle ugrasinca kendimi daha iyi hissettim ve çalismaya devam ettim.
- "Elle yapilabilecek her seyi yaparim"
Coskun çalismayi çok sevdigini vurgulayarak sunlari söyledi:
"Bir gün plastik ayakkabi fabrikasinin önünden geçerken içeri girip yetkiliye orada çalisip çalisamayacagimi sordum. Bana 'Ne yapabilirsin?' dediler. Ben de 'Elle yapilabilecek her seyi yaparim.' dedim. Ilk denemeden sonra bana 'Yarin gel basla.' dediler. Ayakkabi kenarindaki plastik fazlalarini makasla kesip paketlemeye basladim. Isimi çok sevdim, 19 yil boyunca orada çalistim. Ise girdikten sonra 1989'da evlendim. 6 yil sonra esim, KOAH rahatsizligina bagli kaldirildigi hastanede yasamini yitirdi. 1996 yilinda ikinci evliligimi yaptim. Ilk esimden 3, ikinci esimden 2 çocugum dünyaya geldi. 8 torun sahibiyim. Bu süre boyunca hep çalisarak ailemin geçimini sagladim."
Emekli olduktan sonra yaklasik 15 yil da kömür sattigini anlatan Coskun, "Ayakkabi fabrikasinda çalistigim zamanlarda kullandigim makasi keskinlestirmek için bileme makinesini kullanirdim. Orada ögrendigim bilemeyi ise dönüstürdüm ve Kurban Bayrami yaklasirken biçak bilemek için ise koyuldum. Ilk zamanlar köylere gittim, anons ettirdim. Biçak, keser, balta gibi birçok aletin bileme islemini yaptim ve Allah'a sükür ekmegimi de kazandim."
- "Bos durmayi hiç sevmem"
Çevreden talep artinca küçük de olsa bir yer açma geregi duydugunu belirten Coskun söyle devam etti:
"Biçak ve keskin aletleri bilemenin disinda çaydanlik tencere gibi ev aletlerinin kaynak islerini de ögrendim. Isini yaptigim insanlar mutlu olunca ben de çok mutlu oluyorum. Kazanç için bu isi yapiyor olsam da bir insanin ihtiyacini gidermek, ona yardim etmek beni daha çok hayata bagliyor. Parlattigim bir cezvenin önceki halini görseniz belki çöpten almazsiniz. Sahibinin, verdigi ürünün yeni halini görünce 'Eline saglik.' demesi beni mutlu ediyor. Allah'a sükür isime devam ediyorum, bir sikayetim yok. Bu yasimin sahibiyim okuldan çiktiktan sonra hiç bos duramadim. Bos durmayi hiç sevmem, insallah Rabb'im bana güç verdigi sürece çalismaya devam edecegim."
Hayvanlari ve bitkileri çok sevdigini anlatan Coskun, insanlardan engelli birini gördüklerinde acima duygusuyla degil yardim etme amaciyla yaklasmalarini istedigini sözlerine ekledi.
Kaynak: AA
Coskun, 3 yasindayken rahatsizlaninca ailesi doktora götürmek için harekete geçti. Köyde yasadiklari için araç bulmalari zaman alan aile, igne yapmayi bilen bir tanidiklarinin yardim teklifini kabul etti.
Iddiaya göre, igne sonrasi durumu daha kötüye giden ve ertesi gün hastaneye götürülen Coskun, tüm müdahalelere ragmen yürüme yetisini kaybetti.
Coskun, AA muhabirine, durumunu ilk olarak 8 yasinda fark ettigini ve annesine sorular sormaya basladigini söyledi.
Annesinin kendisini okula sirtinda götürüp getirdigini dile getiren Coskun, "Ilkokula 9 yasimda basladim. Kardeslerim ve komsu çocuklari yürüyor ben sürünüyorum. O an dedim ki 'Demek ki ben yürüyemeyecegim'. Anneme kaç kere 'Bunlar yürüyor da ben neden yürüyemiyorum?' diye sordum. Annem de bana yaptirdiklari igne yüzünden böyle oldugumu söyleyince bazen kizardim." dedi.
Coskun, annesine eziyet etmeme düsüncesiyle ilkokuldan sonra egitime devam etmedigini anlatti.
Bir akrabalarinin kendisine yardim etmek için pedallarini eliyle kullanabilecegi araç aldigini aktaran Coskun, söyle devam etti:
"Enistemin enistesi beni görünce 'Sen böyle zorlanmiyor musun? Ben sana elle çevirmeli bir araç alsam sürebilir misin?' dedi. 'Sürerim abi tabii.' dedim. Bir hafta sonra araci aldi geldi, sevincimden dünyalar benim oldu. Istedigim her yere daha kolay gidebiliyordum. Sanayileri gezmeye basladim. Oradaki bir abimiz de 'Sana bu aracin arkasina bir sepet yapalim simit sat.' dedi. Simit satmaya basladim. Biraz para kazanmaya baslayinca ve bir seylerle ugrasinca kendimi daha iyi hissettim ve çalismaya devam ettim.
- "Elle yapilabilecek her seyi yaparim"
Coskun çalismayi çok sevdigini vurgulayarak sunlari söyledi:
"Bir gün plastik ayakkabi fabrikasinin önünden geçerken içeri girip yetkiliye orada çalisip çalisamayacagimi sordum. Bana 'Ne yapabilirsin?' dediler. Ben de 'Elle yapilabilecek her seyi yaparim.' dedim. Ilk denemeden sonra bana 'Yarin gel basla.' dediler. Ayakkabi kenarindaki plastik fazlalarini makasla kesip paketlemeye basladim. Isimi çok sevdim, 19 yil boyunca orada çalistim. Ise girdikten sonra 1989'da evlendim. 6 yil sonra esim, KOAH rahatsizligina bagli kaldirildigi hastanede yasamini yitirdi. 1996 yilinda ikinci evliligimi yaptim. Ilk esimden 3, ikinci esimden 2 çocugum dünyaya geldi. 8 torun sahibiyim. Bu süre boyunca hep çalisarak ailemin geçimini sagladim."
Emekli olduktan sonra yaklasik 15 yil da kömür sattigini anlatan Coskun, "Ayakkabi fabrikasinda çalistigim zamanlarda kullandigim makasi keskinlestirmek için bileme makinesini kullanirdim. Orada ögrendigim bilemeyi ise dönüstürdüm ve Kurban Bayrami yaklasirken biçak bilemek için ise koyuldum. Ilk zamanlar köylere gittim, anons ettirdim. Biçak, keser, balta gibi birçok aletin bileme islemini yaptim ve Allah'a sükür ekmegimi de kazandim."
- "Bos durmayi hiç sevmem"
Çevreden talep artinca küçük de olsa bir yer açma geregi duydugunu belirten Coskun söyle devam etti:
"Biçak ve keskin aletleri bilemenin disinda çaydanlik tencere gibi ev aletlerinin kaynak islerini de ögrendim. Isini yaptigim insanlar mutlu olunca ben de çok mutlu oluyorum. Kazanç için bu isi yapiyor olsam da bir insanin ihtiyacini gidermek, ona yardim etmek beni daha çok hayata bagliyor. Parlattigim bir cezvenin önceki halini görseniz belki çöpten almazsiniz. Sahibinin, verdigi ürünün yeni halini görünce 'Eline saglik.' demesi beni mutlu ediyor. Allah'a sükür isime devam ediyorum, bir sikayetim yok. Bu yasimin sahibiyim okuldan çiktiktan sonra hiç bos duramadim. Bos durmayi hiç sevmem, insallah Rabb'im bana güç verdigi sürece çalismaya devam edecegim."
Hayvanlari ve bitkileri çok sevdigini anlatan Coskun, insanlardan engelli birini gördüklerinde acima duygusuyla degil yardim etme amaciyla yaklasmalarini istedigini sözlerine ekledi.
