Orhan Gencebay, 'UNESCO Photo Safari' Projesi Kapsaminda Balat'i Fotografladi
Sanatçi Orhan Gencebay: 'Bütün konular kültürle iliskilidir. Sanat, kültürlerin bilimle iç içe geçerek gelismisligidir. Bilim ve sanat iç içedir. Sanat en büyük kavramdir, zirvedir, gelismisliktir' 'Atamiz Türkiye'yi 4 mesnet üstüne kurmustur; ekonomi, egitimögretim, mimari ve sanat. Sanatin tarifi hala geregi gibi yapilmamistir. Ben buna da çok üzülüyorum' Fatih Belediye Baskani Mehmet Ergün Turan: 'Dünyada esi benzeri olmayan, ayni anda iki kitayi birden gören, essiz jeopolitik konumuyla da yine bütün hükümdarlarin hayalini süslemis, hem deniz hem kara üzerinden ticaret yollarinin kesistigi bir noktada olmasi sebebiyle de (Istanbul) her zaman bir zenginlik ve refah sehri olmus.'
Sanatçi Orhan Gencebay, kültür turizmine destek amaciyla düzenlenen UNESCO Photo Safari projesine destek verdi.
Cumhurbaskanligi Kültür ve Sanat Politikalari üyesi, Türkiye Tanitma Platformu Kültür ve Sanat Danisma Kurulu Baskani Gencebay, kültürel miras turizmini hareketlendirmek amaci tasiyan sosyal sorumluluk projesine destek amaciyla Tarihi Yarimada'da Balat'ta fotograf çekimi yapti.
Etkinlik öncesi basin mensuplariyla bir araya gelen usta sanatçi, Türkiye'nin dünyanin en büyük tarih ve kültür hazinesine sahip oldugunu belirterek, bunun yeterince anlasilmadigini dile getirdi.
Herkesin kültürel ve tarihi zenginligi ortaya çikarma görevi oldugunu dile getiren Gencebay, "Burada korunmasi gereken haklar var, maddi ve manevi olarak. Bu çalismalari yapan insanlarimizin maddi-manevi haklarini korumamiz lazim ki onlari buraya daha rahat davet edelim, tesvik edelim. Burada bulunsunlar. Bu toplanti da bu konuda birinci derecede önemlidir. Etkili bir toplantidir." dedi.
Orhan Gencebay, her türlü konunun sanatin içinde yer aldigina isaret ederek, "Bütün konular kültürle iliskilidir. Sanat, kültürlerin bilimle iç içe geçerek gelismisligidir. Bilim ve sanat iç içedir. Sanat en büyük kavramdir, zirvedir, gelismisliktir. Biz oraya (zirveye) nasil variriz? Kendimizi taniyarak, çalisarak ve sürekli üstüne katarak, özgür duygu ve düsüncemizle çalisarak, haklarimizi alarak, birbirimizi tesvik ederek, anlayarak, yeni ürünlerimizi, yaratilarimizi katarak yapabiliriz. Bunu yaparken de patent ve telif haklarini unutmayalim. Bu haklar insan haklarinda en ön safta gelen haklardir." ifadelerini kullandi.
- "Sanatçi haklari korunmali"
Sanatçilarin haklarinin iyi bir sekilde korunmadigini dile getiren sanatçi, söyle konustu:
"Sanatçi kime denir? Yetenegiyle, yaratisiyla, düsünce ve duygusuyla üreten, bilimle iç içe olan degerleri yapabilen kisi sanatçidir ve bu sanatçilar haklarini almalidirlar. Aliyorlar mi? Hayir. Maddi ve manevi olarak haklarini yüzde 90'in üzerinde almiyor. Üç tip sanatçi grubu var ülkemizde. Birisi devlet bünyesinde çalisan sanatçilarimiz. Onlarin emekliligi ve saglik güvenceleri var. Devletimiz onlari tesvik eder. Onlarin adeti 3, 4 bin kisidir. Bunlarin arasindan 1158'i yerli ve milli müzigimizi yapan sanatçilardir. Digerleri tiyatro, senfoni, opera veya baledir. Bu sanatçilar devlet bünyesinde korunuyor. Ama bu bünyeye bagli olmayan 20 binin üzerinde meslek birliklerine bagli sanatçilar vardir. Bunlarin yüzde 90'inin ne emeklilik, ne de saglik güvenceleri yoktur. Tesvik de almazlar. Haklarini alamamaktadirlar. Üçüncü tip ise ülkemizin her sehrinde, kasabada sanatlarini yaparak, hayatlarini kazanmaya çalisan yüzbinlerce kisi vardir. Ne emeklilik, ne saglik onlarin da güvenceleri yoktur. Korunamiyor ve tesvik edilemiyor. Bu konular ele alinmali. Kim ele alacak? Birinci derecede devletimiz ele alacak. Ümidimiz var ama zamanimiz pek yok."
Gencebay, arabesk müzik üzerine yapilan çesitli polemiklere de deginerek, "Arabesk diye bir müzik yoktur. Arabesk, özgün, fantezi, pop gibi basliklar bilimsel degildir. Yakistirmadir. Arabesk müzik diye bir müzik yoktur." degerlendirmesinde bulundu.
Gencebay, "Tarih ve kültür zenginligi bakimindan dünyanin en büyük hazinesi burasidir. Ben amatör bir tarihçi, amatör olarak astrolojiyle ilgilenen bir kisiyim. Bazi konular beni çok rahatsiz edip, üzmekte. Çünkü bunlarin ögrenilmedigini gördükçe, üzülmekteyim." dedi. Türkiye ve Istanbul'un yeterince taninmadigina dikkati çeken sanatçi, Türkiye'nin bazi tarihçilere göre dünyadaki 3. Türk ülkesi oldugunu söyledi.
Orhan Gencebay, Türkiye'yi en iyi anlamaya çalisanlardan birinin Cumhuriyetin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk oldugunu, kimsenin kolay kolay inanamayacagi bulgularla, 7 bin yil öncesine dair bilgiler edindigini kaydederek, "Simdi ise 13-14 bin yil evveline gitmekte. Göbeklitepe, 12 bin yillik tarih. Içinde Türk ritüelleri, atalarimiz var." dedi.
Gencebay, sözlerini, "Türkiye'yi Atamiz 4 mesnet üstüne kurmustur; ekonomi, egitim-ögretim, mimari ve sanat. Sanatin tarifi hala geregi gibi yapilmamistir. Ben buna da çok üzülüyorum. Her konu sanat içerir. Bilim, ilim, sanat öyle büyür ki sonunda o ülkenin bütün degerlerini, en yüksek seviyeye tasir. O zaman sanat, sanat olur. Bunu sanatçi yapar. Ilgilenen yapar. Bu güzelligi ortaya koyan kisi sanatçidir." diye tamamladi.
- "Istanbul, hükümdarlarin hayallerini süslemis"
Etkinlige ev sahipligi yapan Fatih Belediye Baskani Mehmet Ergün Turan da Istanbul'un dogal güzellikleriyle tarih boyunca sairlere, ressamlara ilham verdiginin altini çizerek, "(Istanbul köklü tarihiyle, anit eserleriyle seyyahlari tarih boyunca kendisine hayran birakmis. Dünyada esi benzeri olmayan, ayni anda iki kitayi birden gören, essiz jeopolitik konumuyla da yine bütün hükümdarlarin hayalini süslemis, hem deniz hem kara üzerinden ticaret yollarinin kesistigi bir noktada olmasi sebebiyle de Istanbul her zaman bir zenginlik ve refah sehri olmus. Dolayisiyla da tarih boyunca herkesi cezbetmis bir sehrimiz." ifadelerini kullandi.
Turan, Tarihi Yarimada’yi boydan boya kapsayan Fatih'in gerçek manada Istanbul’un cazibe merkezi olduguna vurgu yaparak, "Eskilerin tabiriyle, nefs-i Istanbul; sehrin özü. Fatih simdi burada bir semtin adi. Simdi eski Istanbul adiyla Fatih'i konusuyoruz. Dolayisiyla Istanbul, Osmanli devrinde payitaht olan, geçmiste ve bugün, farkli dinlerde, farkli diller konusan, farkli etnik kökenlere mensup kadim bir sehir burasi." dedi.
Türkiye Tanitma Platformu (TUTAP) Yönetim Kurulu Baskani Fikret Yildiz ise projenin temel amacinin, Türkiye'yi yurt içinde ve disinda daha iyi tanitmak oldugunu söyledi. Yildiz, "Bizim ana sloganimiz var, 'Önce kendi ülkemizi taniyalim. Sonra dünyayi tanitalim. Çünkü kendi ülkemizi tanimaz, kendi insanlarimizi bu konuda donatmaz ve bilinçlendirmezsek, ülkemizin uluslararasi tanitiminda özellikle de devlet memuru zihniyetiyle biz Türkiye'yi hak ettigi düzeyde tanitamayiz." ifadelerini kullandi.
Turizmle ilgili sivil toplum kuruluslarinin destekledigi Foto Safari Projesi, Türkiye'de bulunan 17 kültürel mirasi kapsayacak. Proje, 2022 yilinin mayis ayina kadar devam edecek.
Touristica UNESCO Photo Safari kapsaminda, 6-9 Ekim arasinda Bursa Cumalikizik ve Safranbolu Karabük turu gerçeklesecek. Proje daha sonra Xanthos-Letoon (Antalya - Mugla), Nemrut Dagi (Adiyaman - Kahta), Göbeklitepe Arkeolojik Alani (Sanliurfa), Diyarbakir Kalesi ve Hevsel Bahçeleri, Ani Arkeolojik Alani (Kars), Hattusa (Bogazköy) - Hitit Baskenti (Çorum), Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya), Bergama Çok Katmanli Kültürel Peyzaj Alani (Izmir), Efes (Izmir), Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne), Troya Antik Kenti (Çanakkale), Çatalhöyük (Konya), Pamukkale-Hierapolis (Denizli), Afrodisias (Aydin) ve Istanbul ile devam edecek.
Kaynak: AA
Cumhurbaskanligi Kültür ve Sanat Politikalari üyesi, Türkiye Tanitma Platformu Kültür ve Sanat Danisma Kurulu Baskani Gencebay, kültürel miras turizmini hareketlendirmek amaci tasiyan sosyal sorumluluk projesine destek amaciyla Tarihi Yarimada'da Balat'ta fotograf çekimi yapti.
Etkinlik öncesi basin mensuplariyla bir araya gelen usta sanatçi, Türkiye'nin dünyanin en büyük tarih ve kültür hazinesine sahip oldugunu belirterek, bunun yeterince anlasilmadigini dile getirdi.
Herkesin kültürel ve tarihi zenginligi ortaya çikarma görevi oldugunu dile getiren Gencebay, "Burada korunmasi gereken haklar var, maddi ve manevi olarak. Bu çalismalari yapan insanlarimizin maddi-manevi haklarini korumamiz lazim ki onlari buraya daha rahat davet edelim, tesvik edelim. Burada bulunsunlar. Bu toplanti da bu konuda birinci derecede önemlidir. Etkili bir toplantidir." dedi.
Orhan Gencebay, her türlü konunun sanatin içinde yer aldigina isaret ederek, "Bütün konular kültürle iliskilidir. Sanat, kültürlerin bilimle iç içe geçerek gelismisligidir. Bilim ve sanat iç içedir. Sanat en büyük kavramdir, zirvedir, gelismisliktir. Biz oraya (zirveye) nasil variriz? Kendimizi taniyarak, çalisarak ve sürekli üstüne katarak, özgür duygu ve düsüncemizle çalisarak, haklarimizi alarak, birbirimizi tesvik ederek, anlayarak, yeni ürünlerimizi, yaratilarimizi katarak yapabiliriz. Bunu yaparken de patent ve telif haklarini unutmayalim. Bu haklar insan haklarinda en ön safta gelen haklardir." ifadelerini kullandi.
- "Sanatçi haklari korunmali"
Sanatçilarin haklarinin iyi bir sekilde korunmadigini dile getiren sanatçi, söyle konustu:
"Sanatçi kime denir? Yetenegiyle, yaratisiyla, düsünce ve duygusuyla üreten, bilimle iç içe olan degerleri yapabilen kisi sanatçidir ve bu sanatçilar haklarini almalidirlar. Aliyorlar mi? Hayir. Maddi ve manevi olarak haklarini yüzde 90'in üzerinde almiyor. Üç tip sanatçi grubu var ülkemizde. Birisi devlet bünyesinde çalisan sanatçilarimiz. Onlarin emekliligi ve saglik güvenceleri var. Devletimiz onlari tesvik eder. Onlarin adeti 3, 4 bin kisidir. Bunlarin arasindan 1158'i yerli ve milli müzigimizi yapan sanatçilardir. Digerleri tiyatro, senfoni, opera veya baledir. Bu sanatçilar devlet bünyesinde korunuyor. Ama bu bünyeye bagli olmayan 20 binin üzerinde meslek birliklerine bagli sanatçilar vardir. Bunlarin yüzde 90'inin ne emeklilik, ne de saglik güvenceleri yoktur. Tesvik de almazlar. Haklarini alamamaktadirlar. Üçüncü tip ise ülkemizin her sehrinde, kasabada sanatlarini yaparak, hayatlarini kazanmaya çalisan yüzbinlerce kisi vardir. Ne emeklilik, ne saglik onlarin da güvenceleri yoktur. Korunamiyor ve tesvik edilemiyor. Bu konular ele alinmali. Kim ele alacak? Birinci derecede devletimiz ele alacak. Ümidimiz var ama zamanimiz pek yok."
Gencebay, arabesk müzik üzerine yapilan çesitli polemiklere de deginerek, "Arabesk diye bir müzik yoktur. Arabesk, özgün, fantezi, pop gibi basliklar bilimsel degildir. Yakistirmadir. Arabesk müzik diye bir müzik yoktur." degerlendirmesinde bulundu.
Gencebay, "Tarih ve kültür zenginligi bakimindan dünyanin en büyük hazinesi burasidir. Ben amatör bir tarihçi, amatör olarak astrolojiyle ilgilenen bir kisiyim. Bazi konular beni çok rahatsiz edip, üzmekte. Çünkü bunlarin ögrenilmedigini gördükçe, üzülmekteyim." dedi. Türkiye ve Istanbul'un yeterince taninmadigina dikkati çeken sanatçi, Türkiye'nin bazi tarihçilere göre dünyadaki 3. Türk ülkesi oldugunu söyledi.
Orhan Gencebay, Türkiye'yi en iyi anlamaya çalisanlardan birinin Cumhuriyetin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk oldugunu, kimsenin kolay kolay inanamayacagi bulgularla, 7 bin yil öncesine dair bilgiler edindigini kaydederek, "Simdi ise 13-14 bin yil evveline gitmekte. Göbeklitepe, 12 bin yillik tarih. Içinde Türk ritüelleri, atalarimiz var." dedi.
Gencebay, sözlerini, "Türkiye'yi Atamiz 4 mesnet üstüne kurmustur; ekonomi, egitim-ögretim, mimari ve sanat. Sanatin tarifi hala geregi gibi yapilmamistir. Ben buna da çok üzülüyorum. Her konu sanat içerir. Bilim, ilim, sanat öyle büyür ki sonunda o ülkenin bütün degerlerini, en yüksek seviyeye tasir. O zaman sanat, sanat olur. Bunu sanatçi yapar. Ilgilenen yapar. Bu güzelligi ortaya koyan kisi sanatçidir." diye tamamladi.
- "Istanbul, hükümdarlarin hayallerini süslemis"
Etkinlige ev sahipligi yapan Fatih Belediye Baskani Mehmet Ergün Turan da Istanbul'un dogal güzellikleriyle tarih boyunca sairlere, ressamlara ilham verdiginin altini çizerek, "(Istanbul köklü tarihiyle, anit eserleriyle seyyahlari tarih boyunca kendisine hayran birakmis. Dünyada esi benzeri olmayan, ayni anda iki kitayi birden gören, essiz jeopolitik konumuyla da yine bütün hükümdarlarin hayalini süslemis, hem deniz hem kara üzerinden ticaret yollarinin kesistigi bir noktada olmasi sebebiyle de Istanbul her zaman bir zenginlik ve refah sehri olmus. Dolayisiyla da tarih boyunca herkesi cezbetmis bir sehrimiz." ifadelerini kullandi.
Turan, Tarihi Yarimada’yi boydan boya kapsayan Fatih'in gerçek manada Istanbul’un cazibe merkezi olduguna vurgu yaparak, "Eskilerin tabiriyle, nefs-i Istanbul; sehrin özü. Fatih simdi burada bir semtin adi. Simdi eski Istanbul adiyla Fatih'i konusuyoruz. Dolayisiyla Istanbul, Osmanli devrinde payitaht olan, geçmiste ve bugün, farkli dinlerde, farkli diller konusan, farkli etnik kökenlere mensup kadim bir sehir burasi." dedi.
Türkiye Tanitma Platformu (TUTAP) Yönetim Kurulu Baskani Fikret Yildiz ise projenin temel amacinin, Türkiye'yi yurt içinde ve disinda daha iyi tanitmak oldugunu söyledi. Yildiz, "Bizim ana sloganimiz var, 'Önce kendi ülkemizi taniyalim. Sonra dünyayi tanitalim. Çünkü kendi ülkemizi tanimaz, kendi insanlarimizi bu konuda donatmaz ve bilinçlendirmezsek, ülkemizin uluslararasi tanitiminda özellikle de devlet memuru zihniyetiyle biz Türkiye'yi hak ettigi düzeyde tanitamayiz." ifadelerini kullandi.
Turizmle ilgili sivil toplum kuruluslarinin destekledigi Foto Safari Projesi, Türkiye'de bulunan 17 kültürel mirasi kapsayacak. Proje, 2022 yilinin mayis ayina kadar devam edecek.
Touristica UNESCO Photo Safari kapsaminda, 6-9 Ekim arasinda Bursa Cumalikizik ve Safranbolu Karabük turu gerçeklesecek. Proje daha sonra Xanthos-Letoon (Antalya - Mugla), Nemrut Dagi (Adiyaman - Kahta), Göbeklitepe Arkeolojik Alani (Sanliurfa), Diyarbakir Kalesi ve Hevsel Bahçeleri, Ani Arkeolojik Alani (Kars), Hattusa (Bogazköy) - Hitit Baskenti (Çorum), Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya), Bergama Çok Katmanli Kültürel Peyzaj Alani (Izmir), Efes (Izmir), Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne), Troya Antik Kenti (Çanakkale), Çatalhöyük (Konya), Pamukkale-Hierapolis (Denizli), Afrodisias (Aydin) ve Istanbul ile devam edecek.
