Düzenli Egzersiz İle Kalp-Damar Hastalıklarından Korunulabilir
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Kenan Durna, “Fiziksel aktivite azlığı ve fizik kondisyon yetersizliği kalp damar hastalıklarının oluşumunda önemli bir risk faktörüdür. Koroner kalp hastalığı veya kalp damar hastalıklarından korunmanın en önemli nedenlerinden biri de düzenli egzersizdir” dedi.

“Gün geçtikçe daha az hareket etmeye başladık”
Günümüzde teknolojinin sunduğu otomobil, yürüyen merdiven ve asansör gibi imkanlar nedeniyle gün geçtikçe daha az hareket etmeye başladıklarını kaydeden Durna, “Oysa fiziksel aktivite azlığı ve fizik kondisyon yetersizliği kalp damar hastalıklarının oluşumunda önemli bir risk faktörüdür. Koroner kalp hastalığı veya kalp damar hastalıklarından korunmanın en önemli nedenlerinden biri de düzenli egzersizdir. Düzenli egzersiz ve spor yapılması koroner kalp hastalığında değiştirilebilir risk faktörlerinden birkaçının kontrol altına alınması anlamına gelir. Sporun düzenli yapıldığı takdirde kalp sağlığı açısından yararlı etkileri olduğu gösterilmiştir. Kilo kaybını sağlaması, kan basıncı kontrolünü kolaylaştırması, diyabette kan şekeri kontrolünü iyileştirmesi, kan lipitlerini olumlu olarak etkilemesi kalp-damar sağlığı açısından yararlı etkilerdir” şeklinde konuştu.
“Ölümlerin yarısı kalp krizi başladıktan sonraki ilk saat içinde ortaya çıkar”
Kalbin fonksiyonlarını görebilmesi için yeterli miktarda kana ve oksijene ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Durna, “Damar sertliği sonucu daralan koroner damarların içinde pıhtı oluşup tıkanması sonucu o damarın beslediği kalp bölgesine yeterli oksijen gidemeyince 20 dakika içerisinde bu bölgedeki kalp adalesi ölmeye başlar. Bu duruma kalp krizi ( myokartinfaktüsü ) adı verilir. Ani kalp damarı tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkan kalp krizinde en önemli nokta, göğüs ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar çıkmaz kişinin en yakın hastaneye başvurması ve sağlık yardımı almasıdır. Ölümlerin yarısı kalp krizi başladıktan sonraki ilk saat içinde ortaya çıkar. Bu nedenle mümkün olan en kısa sürede kalp krizine müdahale edilecek düzeyde bir sağlık kuruluşuna başvurmak çok önemlidir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, tıkanan damarı açıcı tedavi yöntemleri de en kısa sürede uygulanabilir ve kalbin hasar görmesinin önüne geçilmiş olur. Hastaya hastanede müdahalede önemli olan hızlı tanı konulması ve müdahalenin uygun bir şekilde yapılmasıdır. Sağlık deneyiminiz yoksa kalp krizi geçiren birine müdahale etmeyin, başka hastalara veya kendinize ait kalp ilaçlarını vermeyin. Hemen ambulans yardımı isteyerek hastayı en yakın hastaneye ulaştırın. Bu esnada, kalp krizi geçiren kişiyi uygun bir yere yatırın. Eğer varsa normal aspirinin yarısını çiğnetebilirsiniz. Üzerindeki sıkı olan kıyafetleri gevşetmek, kravatı çözmek gibi yardımlarda bulunun. Önemli olan, hastayı tetkik ve tedavilerinin, yerinde ve uygun şekilde yapılabileceği bir hastaneye ulaştırmanızdır” açıklamasında bulundu.
