Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri Vefatının 72. Yılında Anıldı
Son asırda yetişen büyük İslam alimlerinden Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri, vefatının 72. yılında Ankara Bağlum’daki kabri başında dualarla anıldı.

“Bu anma programının son devir tasavvuf alimlerinden Seyyid Abdülhakim Arvasi’yi anlamak, tanımak, verdiği hak mücadelesini kavramak ve bunu yeni nesillere anlatmak açısından çok faydalı olacağına inanıyorum. Bizlere rehber olan ve ilmi ile gönüllerimize taht kuran Abdülhakim Arvasi’yi vefatının 72. sene-i devriyesinde rahmetle anıyorum. Programın düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, katılımcıları en kalbi duygularımla selamlıyorum.”
600 seneden beri ilim yaymakla ve en üstün insanlık meziyetlerinde numune olmakla tanınmış ve halk arasındaki ayrılıkları gidermekte, milli birliği sağlamakta büyük vazifeler üstlenmiş Arvasi ailesinin bir ferdi olarak 1943 yılında Ankara’da vefat eden Abdülhakim Arvasi’yi anma töreninde konuşan Kaymakam Nusret Dirim, Keçiören’e tayin edildiği esnada yaşadığı bir hatırasını anlattı. Keçiören’e ilk atandığında bir dostunun kendisine Bağlum’da Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin kabrinin yolunu bulmakta zorlandığını söylemesinden sonra yapılan çalışmaları anlatan Kaymakam Dirim, “Ulaşımda sıkıntılar olduğu hemen hissediliyordu zaten. Levhaları düzenlemek lazım diye düşündük. Bir çalışma yaptık. Ankara’da yaşayıp da Abdülhakim Arvasi Hazretleri’ni bilmeyenler var. Bu programlarla bunu anlatmamız gerekiyor. Anılmasından maksat, onların hayatındaki güzelliklerden bizlerin istifade etmesi” dedi.
“NECİP FAZIL KISAKÜREK PENCERESİNDEN ABDÜLHAKİM ARVASİ HAZRETLERİ”
“Necip Fazıl Kısakürek Penceresinden Abdülhakim Arvasi Hazretleri” konulu konferansında konuşan Avukat Hayati İnanç ise, 1978-79 yıllarında İstanbul’da hukuk öğrencisi iken Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri’ni sevmenin kendisine nasip olduğunu belirtti.
Konuşması esnasında zaman zaman üstad Necip Fazıl Kısakürek’ten şiirler de okuyan İnanç, üstadın Çile şiirinden “Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik. Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur. İç içe mimari, iç içe benlik. Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur. Gece bir hendeğe düşercesine birden kucağına düştüm gerçeğin. Sanki erdim çetin bilmecesine, hem geçmiş zamânın, hem geleceğin” mısralarını okuyarak, üstadın Abdülhakim Arvasi Hazretleri’ne kavuşmasının neşesini anlattığını kaydetti.
“İyi ki sevilenlerin hiç olmazsa adlarını işitmek nasip oldu, hiç liyakatimiz olmadığı halde” diyen İnanç, Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nden öğrendiklerini şu sözlerle anlattı:
“Kim sevilir kim sevilmez, kim iyidir kim kötüdür, güzel midir çirkin midir, onu sevmeyenlere buğz olmadıkça onu sevmek mümkün olmadığını işittik. ‘Hiçbir amelime güvenmem Allahü Teâlâ’nın ve resulünün düşmanlarına buğz ediyorum bu bana yeter inşallah’ diyerek bize de işaret buyuruyorlar. İşittim ki, Necip Fazıl ’Çile’ şiirini yazdığında baştan sona okumuş, efendi hazretleri dinlemiş, sonuna kadar hiçbir şey buyurmamış, son kıtanın ilk mısrasını değiştirmişler. Necip Fazıl orada diyor ki, ‘Diz çök önümde ey ulu gökler diz çök. Heybem hayat dolu, deste ve yumak. Sen, bütün dalların birleştiği kök. Biricik meselem, sonsuza varmak.’ ‘Göklere değil nefsine diz çöktür’ buyuruyorlar ve şiir değişti şimdi Çile’de görüyoruz, ‘Diz çök önümde ey zorlu nefs diz çök.”
Programın sonunda misafirlere yemek ikram edilirken, Kaymakam Nusret Dirim, Hayati İnanç’a bir tablo hediye etti.
SEYYİD ABDÜLHAKİM-İ ARVASİ KİMDİR?
Son asırda yetişen, zahir ve batın ilimlerinde kamil ve dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mahir, büyük âlim ve ruh bilgilerinin mütehassısı, Medresetü’l-Mütehassısin müderrislerinden Tasavvuf Kürsisi Profesörü büyük velidir. 1865 yılında Van’ın Başkale kazasında doğdu. 1943‘de Ankara’da vefat etti. Abdülhakim Arvasi Hazretleri’nin kabri Ankara’nın Keçiören ilçesi Bağlum semtinde bulunmaktadır.
