Diyarbakır'da Unutulmaya Yüz Tutmuş Alevi Nefeslerini Albümde Topladı
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Servet Yaşar, Diyarbakır'da Alevilerin yaşadığı mahallelerden derlediği nefeslere (Alevi ve Bektaşilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir) yer verdiği albümüyle toplumsal hafızaya katkı sağladı.
Yaşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Alevi nefeslerini derleme serüvenine, bir yüksek lisans tezi çalışmasıyla başladığını söyledi.
Tez konusunun, "Diyarbakır İli Bismil İlçesi Türkmen Hacı Köyü Halk Kültüründe Müzik Unsurları" olduğu bilgisini veren Yaşar, AKÜ'de göreve başlayınca Afyonkarahisar'da Türk Halk Müziği ile ilgili olarak iki çalışma gerçekleştirdiklerini ve bu kentte yaşayan insanlara bir kültür ürünü ortaya çıkardıklarını anlattı.
Benzer bir çalışmayı, doğduğu topraklar olan Diyarbakır'da da yapmak istediğini dile getiren Yaşar, şöyle devam etti:
"Her yıl olmasa bile 3-5 senede bir Diyarbakır'a düğün, akraba ziyareti, cenaze vesilesiyle giderim. Ziyaretlerimde cem törenleri de oluyordu. Her gittiğimde insanların inanç kültürünün giderek kaybolmaya başladığına şahit olmaya başladım. Bunun en önemli nedenlerinin başında popüler kültür geliyor. Televizyonların, insanları eve bağlaması sonucu inanç kültüründen biraz daha uzaklaştırdığına inanıyorum. 2006'da Bismil'de tez çalışması yapmış ve nefeslerle ilgili derlemelerim olmuştu. 2010'da yeniden bu yöreye gidince açıkçası bunları göremedim. O sesler kaybolmuş, unutulmuş ve bunları icra eden insanlar ya vefat etmiş ya da başka bir yere göç etmiş hatta 2010'da bu yörede bazı eserleri seslendirdiğimde yörenin insanları dahi bunları bilmiyordu.''
- Projenin finansmanını üniversite üstlendi
Alevi nefeslerinin giderek unutulmasından duyduğu rahatsızlık karşısında bir şeyler yapma ihtiyacı hissettiğini vurgulayan Yaşar, son 10 yılda kaybolmaya yüz tutan inanç kültürünü canlandırmaya çalıştığını bildirdi.
Diyarbakır'da, o dönem köy olan ve çoğunlukla Alevilerin yaşadığı mahallerde albüm için çalışma yaptığına değinen Yaşar, projesinin finansmanının AKÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimince karşılandığını aktardı.
Yaşar, nefesleri kaydedip albümünü oluşturduğuna işaret ederek, "Memleketime vefa borcumu ödemek istedim. Bu aynı zamanda aslında bir sosyal sorumluluk projesi. Çünkü 10 yıl gibi bir sürede bile bu kültür erozyona uğrayabiliyor. 'Diyarbakır Alevi Nefesleri' adlı CD'ler, yeni nesillere ulaştırıldığı zaman çok şaşıracaklarını düşünüyorum" ifadesini kullandı.
Bir zamanlar 360 olan Diyarbakır'daki Alevi mahallesi sayısının göç nedeniyle 7'ye düştüğünü söyleyen Yaşar, bunlardan sadece ikisinde söz konusu topluma ait inanç kültürünün sürdürüldüğünü anlattı. Yaşar, şunları kaydetti:
"Türkiye'de Alevi nefesleriyle ilgili çalışmalar olsa da yerel anlamda böyle bir çalışma ilk kez gerçekleştirildi.
Projemizde ticari bir kaygı olmaması nedeniyle bu tip bir çalışma ilk kez gerçekleşti diye düşünüyorum. CD, bölge insanlarına ulaştırılmaya başlandı. Özellikle Alevi dedelerinin büyük çoğunluğu İzmir'de yaşıyor. Elden ulaştırdıklarım oldu ve çok büyük bir heyecanla karşıladılar. Henüz albümle ilgili olarak sosyal medyada bir paylaşım yapılmadı. Bu yapıldıktan sonra çalışmamızın yöre insanında son derece olumlu bir sonuç yaratacağına inanıyorum.''
Kaynak: AA
Tez konusunun, "Diyarbakır İli Bismil İlçesi Türkmen Hacı Köyü Halk Kültüründe Müzik Unsurları" olduğu bilgisini veren Yaşar, AKÜ'de göreve başlayınca Afyonkarahisar'da Türk Halk Müziği ile ilgili olarak iki çalışma gerçekleştirdiklerini ve bu kentte yaşayan insanlara bir kültür ürünü ortaya çıkardıklarını anlattı.
Benzer bir çalışmayı, doğduğu topraklar olan Diyarbakır'da da yapmak istediğini dile getiren Yaşar, şöyle devam etti:
"Her yıl olmasa bile 3-5 senede bir Diyarbakır'a düğün, akraba ziyareti, cenaze vesilesiyle giderim. Ziyaretlerimde cem törenleri de oluyordu. Her gittiğimde insanların inanç kültürünün giderek kaybolmaya başladığına şahit olmaya başladım. Bunun en önemli nedenlerinin başında popüler kültür geliyor. Televizyonların, insanları eve bağlaması sonucu inanç kültüründen biraz daha uzaklaştırdığına inanıyorum. 2006'da Bismil'de tez çalışması yapmış ve nefeslerle ilgili derlemelerim olmuştu. 2010'da yeniden bu yöreye gidince açıkçası bunları göremedim. O sesler kaybolmuş, unutulmuş ve bunları icra eden insanlar ya vefat etmiş ya da başka bir yere göç etmiş hatta 2010'da bu yörede bazı eserleri seslendirdiğimde yörenin insanları dahi bunları bilmiyordu.''
- Projenin finansmanını üniversite üstlendi
Alevi nefeslerinin giderek unutulmasından duyduğu rahatsızlık karşısında bir şeyler yapma ihtiyacı hissettiğini vurgulayan Yaşar, son 10 yılda kaybolmaya yüz tutan inanç kültürünü canlandırmaya çalıştığını bildirdi.
Diyarbakır'da, o dönem köy olan ve çoğunlukla Alevilerin yaşadığı mahallerde albüm için çalışma yaptığına değinen Yaşar, projesinin finansmanının AKÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimince karşılandığını aktardı.
Yaşar, nefesleri kaydedip albümünü oluşturduğuna işaret ederek, "Memleketime vefa borcumu ödemek istedim. Bu aynı zamanda aslında bir sosyal sorumluluk projesi. Çünkü 10 yıl gibi bir sürede bile bu kültür erozyona uğrayabiliyor. 'Diyarbakır Alevi Nefesleri' adlı CD'ler, yeni nesillere ulaştırıldığı zaman çok şaşıracaklarını düşünüyorum" ifadesini kullandı.
Bir zamanlar 360 olan Diyarbakır'daki Alevi mahallesi sayısının göç nedeniyle 7'ye düştüğünü söyleyen Yaşar, bunlardan sadece ikisinde söz konusu topluma ait inanç kültürünün sürdürüldüğünü anlattı. Yaşar, şunları kaydetti:
"Türkiye'de Alevi nefesleriyle ilgili çalışmalar olsa da yerel anlamda böyle bir çalışma ilk kez gerçekleştirildi.
Projemizde ticari bir kaygı olmaması nedeniyle bu tip bir çalışma ilk kez gerçekleşti diye düşünüyorum. CD, bölge insanlarına ulaştırılmaya başlandı. Özellikle Alevi dedelerinin büyük çoğunluğu İzmir'de yaşıyor. Elden ulaştırdıklarım oldu ve çok büyük bir heyecanla karşıladılar. Henüz albümle ilgili olarak sosyal medyada bir paylaşım yapılmadı. Bu yapıldıktan sonra çalışmamızın yöre insanında son derece olumlu bir sonuç yaratacağına inanıyorum.''
