Tspakb Başkanı Köksal Aa Finans Masası'na Konuk Oldu Açıklaması
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği Başkanı Attila Köksal, "Yabancılar kazanıyor yerliler hep kaybediyor. Borsamız rekor üstüne rekor kırıyor yıllardır ama yerli yatırımcı borsamızdan kazanç sağlayamıyor. Tersine zarar ediyor çünkü al-sat zihniyetiyle giriyor" dedi.
Anadolu Ajansı Finans Masası'na konuk olan Köksal, Borsa İstanbul adıyla borsaların tek çatı altında birleşmesiyle aracı kurumlara yurt dışından büyük talep yaşanacağını belirterek, "Aracı kurumlara ileriki dönemde çok ciddi talep geleceğini düşünüyorum. Özellikle bu yeni yapılanmayla yüksek sermayeli aracı kurumların yatırım bankası hüviyetine geçiyor olması çok pozitif bir gelişme. Aracı kurumlara ciddi bir talep var" diye konuştu.
Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vahdettin Ertaş'ın kendilerine aktardığı bilgiye göre, şu anda portföy yönetimi şirketi sayısı kadar portföy yönetim şirketi kurma talebi bulunduğunu söyleyen Köksal, "Herkes piyasaların gelişeceğini görüyor. Ciddi bir talep var ve bu talep günden güne artıyor. Tabi SPK da bu dönemde kimlerin gireceğini haklı olarak kontrol etmek istiyor. Buraya sadece sermayesi olanların değil sermaye piyasasına katkıda bulunacakların girmesini istiyor. Biz de kurum olarak bunu destekliyoruz" değerlendirmesini yaptı.
-"Yabancılar kazanıyor yerliler hep kaybediyor"-
Geçmişte yaşanan başarısız halka arzların yabancı yatırımcıyı hiç etkilemediğine dikkati çeken Köksal, yerli yatırımcıların kısa süreli işlemler yaptığını, yabancı kurumsal yatırımcıların ise uzun vadeli yatırımlarla halka arzlardan kazançlı çıktığını söyledi.
Köksal, "Yabancılar kazanıyor yerliler hep kaybediyor. Borsamız rekor üstüne rekor kırıyor yıllardır ama yerli yatırımcı borsamızdan kazanç sağlayamıyor. Tersine zarar ediyor çünkü al-sat zihniyetiyle giriyor. Yabancının almadığı hisseleri bizim yerliler alıyor" ifadelerini kullandı.
Sermaye piyasasındaki yerli yatırımcı ağırlığının kurumsal yatırımcı olarak değişmesini sağlamak adına BES'den yararlanılabileceğini vurgulayan Köksal, şöyle devam etti:
"BES sayesinde yerli yatırımcıyı da kurumsal yatırımcı olmaya yönlendirip onları ayda 100'er lira, 300'er lira, 500'er lira düzenli yatırım yapmaya, borsamızın şu büyüyen, gelişen grafiğinden yararlanmaya sevk etmeliyiz. Herkesin bireysel emeklilik hesabı olmalı, bunların altında da hisse senedi fonları olmalı."
-"Halka Arz İlkeleri"nden sonra "Yatırımcı Hakları İlkeleri" geliyor-
Birkaç hafta içinde düzenleyecekleri basın toplantısıyla kamuoyunu, hazırladıkları "Yatırımcı Haklarına İlişkin İlkeler" dokümanıyla bilgilendireceklerini anlatan Köksal, "Bu çalışmayla yatırımcılara aracı kurumlardan neler beklemeleri gerektiğini, aracı kurumların yatırımcıya karşı sorumluluklarını, yatırımcının haklarını onlara anlatacağız ki daha bilinçli davransınlar" dedi.
Sermaye piyasalarının sağlıklı gelişimi adına finansal okuryazarlık konusuna önem verdiklerini dile getiren Köksal, "Yatırımcıyı orta-uzun vadede yatırım yapmaya nasıl sevk edebiliriz- Bunun yollarını bulmaya çalışıyoruz" bilgisini verdi.
Aracı kuruluşların geçmişte işlem komisyonlarını artırmak adına yatırımcıyı al-sat işlemlere yönelttiği yönündeki yorumların bir kısmının doğru olduğunu belirten Köksal, "Tabi ki hatalarımız var. Biz açıkça şunu söyledik; 'biz katılımcımızı geçmişte al-satçı olmaya yönlendirdik. Bizim hatamızdı' dedik. Şartlar da oraya yönlendirdi. Bir enflasyon ortamı düşünün, yüzde 80-90 nominal faizler, yüzde 20 reel faizler, bankaya paranızı koyuyorsunuz yüzde 7-8 oranında faiz alıyorsunuz. Şimdi böyle bir ortamda siz insanları nasıl uzun vadeli yatırımcı yapabilirdiniz" şeklinde konuştu.
-"Bir aracı kuruluş halka arzda "Ben buna elimi sürmem, satar para kazanırım" diyorsa mesleğe ihanet ediyordur"-
Halka arzlarda niteliğin sayısal hedefin önüne konulmasının küçük ölçekli firmaların halka açılmalarını nasıl etkileyeceğine ilişkin ise Köksal, şunları kaydetti:
"Nitelik derken firmanın ölçeği aslında önemli değil. Türkiye'de firmaların yüzde 95'i küçük ve orta ölçekli. Bunların içinde hızlı büyüyen, çok iyi iş alanlarında olan şirketler var. Nitelik derken sadece rakamsal büyüklüğü kastetmiyoruz. Bir şirketin halka arzında aracı kuruluşun dikkat etmesi gereken; bu şirket borsaya gelmekle halka açılmakla sermaye piyasasına bir katkıda bulunacak mı, bu halka arzın şirkete katkısı nedir, buradan gelecek kaynak ne olacak, yatırım yapmak için iyi bir şirket mi-
Bir aracı kuruluşun, bir firmanın halka arzında düşünmesi gereken bir numaralı etken; 'Ben bu şirketin hissesini kendim, çocuklarım için kendi paramla alır mıyım-' Buna iç huzuru içinde 'evet' diyorsa o zaman en azından bir adım öteye gidip bunu yapabilir. Yok 'Ben buna elimi sürmem, bunu satar para kazanırım' diyorsa mesleğe ihanet ediyordur. Her aracı kuruluş halka arz yapacak firmanın hissesini satın alacak mali yapıya sahip olmayabilir, ama prensip olarak 'Ben bunu kendim ve çocuklarım için alırdım' diyorsa o zaman mesleğinin önemli bir unsurunu yerine getiriyordur."
Muhabir: Musab Turan - Ahmet Hacıfazlıoğlu
Yayıncı: Zekeriya Gülün
Kaynak: AA
Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vahdettin Ertaş'ın kendilerine aktardığı bilgiye göre, şu anda portföy yönetimi şirketi sayısı kadar portföy yönetim şirketi kurma talebi bulunduğunu söyleyen Köksal, "Herkes piyasaların gelişeceğini görüyor. Ciddi bir talep var ve bu talep günden güne artıyor. Tabi SPK da bu dönemde kimlerin gireceğini haklı olarak kontrol etmek istiyor. Buraya sadece sermayesi olanların değil sermaye piyasasına katkıda bulunacakların girmesini istiyor. Biz de kurum olarak bunu destekliyoruz" değerlendirmesini yaptı.
-"Yabancılar kazanıyor yerliler hep kaybediyor"-
Geçmişte yaşanan başarısız halka arzların yabancı yatırımcıyı hiç etkilemediğine dikkati çeken Köksal, yerli yatırımcıların kısa süreli işlemler yaptığını, yabancı kurumsal yatırımcıların ise uzun vadeli yatırımlarla halka arzlardan kazançlı çıktığını söyledi.
Köksal, "Yabancılar kazanıyor yerliler hep kaybediyor. Borsamız rekor üstüne rekor kırıyor yıllardır ama yerli yatırımcı borsamızdan kazanç sağlayamıyor. Tersine zarar ediyor çünkü al-sat zihniyetiyle giriyor. Yabancının almadığı hisseleri bizim yerliler alıyor" ifadelerini kullandı.
Sermaye piyasasındaki yerli yatırımcı ağırlığının kurumsal yatırımcı olarak değişmesini sağlamak adına BES'den yararlanılabileceğini vurgulayan Köksal, şöyle devam etti:
"BES sayesinde yerli yatırımcıyı da kurumsal yatırımcı olmaya yönlendirip onları ayda 100'er lira, 300'er lira, 500'er lira düzenli yatırım yapmaya, borsamızın şu büyüyen, gelişen grafiğinden yararlanmaya sevk etmeliyiz. Herkesin bireysel emeklilik hesabı olmalı, bunların altında da hisse senedi fonları olmalı."
-"Halka Arz İlkeleri"nden sonra "Yatırımcı Hakları İlkeleri" geliyor-
Birkaç hafta içinde düzenleyecekleri basın toplantısıyla kamuoyunu, hazırladıkları "Yatırımcı Haklarına İlişkin İlkeler" dokümanıyla bilgilendireceklerini anlatan Köksal, "Bu çalışmayla yatırımcılara aracı kurumlardan neler beklemeleri gerektiğini, aracı kurumların yatırımcıya karşı sorumluluklarını, yatırımcının haklarını onlara anlatacağız ki daha bilinçli davransınlar" dedi.
Sermaye piyasalarının sağlıklı gelişimi adına finansal okuryazarlık konusuna önem verdiklerini dile getiren Köksal, "Yatırımcıyı orta-uzun vadede yatırım yapmaya nasıl sevk edebiliriz- Bunun yollarını bulmaya çalışıyoruz" bilgisini verdi.
Aracı kuruluşların geçmişte işlem komisyonlarını artırmak adına yatırımcıyı al-sat işlemlere yönelttiği yönündeki yorumların bir kısmının doğru olduğunu belirten Köksal, "Tabi ki hatalarımız var. Biz açıkça şunu söyledik; 'biz katılımcımızı geçmişte al-satçı olmaya yönlendirdik. Bizim hatamızdı' dedik. Şartlar da oraya yönlendirdi. Bir enflasyon ortamı düşünün, yüzde 80-90 nominal faizler, yüzde 20 reel faizler, bankaya paranızı koyuyorsunuz yüzde 7-8 oranında faiz alıyorsunuz. Şimdi böyle bir ortamda siz insanları nasıl uzun vadeli yatırımcı yapabilirdiniz" şeklinde konuştu.
-"Bir aracı kuruluş halka arzda "Ben buna elimi sürmem, satar para kazanırım" diyorsa mesleğe ihanet ediyordur"-
Halka arzlarda niteliğin sayısal hedefin önüne konulmasının küçük ölçekli firmaların halka açılmalarını nasıl etkileyeceğine ilişkin ise Köksal, şunları kaydetti:
"Nitelik derken firmanın ölçeği aslında önemli değil. Türkiye'de firmaların yüzde 95'i küçük ve orta ölçekli. Bunların içinde hızlı büyüyen, çok iyi iş alanlarında olan şirketler var. Nitelik derken sadece rakamsal büyüklüğü kastetmiyoruz. Bir şirketin halka arzında aracı kuruluşun dikkat etmesi gereken; bu şirket borsaya gelmekle halka açılmakla sermaye piyasasına bir katkıda bulunacak mı, bu halka arzın şirkete katkısı nedir, buradan gelecek kaynak ne olacak, yatırım yapmak için iyi bir şirket mi-
Bir aracı kuruluşun, bir firmanın halka arzında düşünmesi gereken bir numaralı etken; 'Ben bu şirketin hissesini kendim, çocuklarım için kendi paramla alır mıyım-' Buna iç huzuru içinde 'evet' diyorsa o zaman en azından bir adım öteye gidip bunu yapabilir. Yok 'Ben buna elimi sürmem, bunu satar para kazanırım' diyorsa mesleğe ihanet ediyordur. Her aracı kuruluş halka arz yapacak firmanın hissesini satın alacak mali yapıya sahip olmayabilir, ama prensip olarak 'Ben bunu kendim ve çocuklarım için alırdım' diyorsa o zaman mesleğinin önemli bir unsurunu yerine getiriyordur."
Muhabir: Musab Turan - Ahmet Hacıfazlıoğlu
Yayıncı: Zekeriya Gülün
