Tüpraş Avrupa'nın En Büyüğü Olma Yolunda İlerliyor
MÜSİAD tarafından düzenlenen 'Kimya Sektörünün Geleceği' konulu panelde konuşan TÜPRAŞ Genel Müdür Yardımcısı Yılmaz Bayraktar, 2014 yılı sonuna kadar yapılacak olan 2.5 milyar dolarlık yatırımla tesisin 14.3 milyon tonluk kapasiteye ulaşarak Avrupa’nın en büyüğü olacağını söyledi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Kadıoğlu, TÜPRAŞ Genel Müdür Yardımcısı Yılmaz Bayraktar, İstanbul Kimyevi Maddeler İhracatçılar Birliği Başkanı Murat Akyüz, Sanayi Genel Müdürlüğü Kimya Şube Müdürü Orhan Çetinkaya, MÜSİAD Kimya, Metal ve Maden Kurulu Başkanı Cevat Kır ve HOB Boya Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Sadıkoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı istişare toplantısında kimya sektörünün geleceği ele alındı.
Toplantının açılış konuşmasını MÜSİAD Şube Başkanı Recep Bilal Şengün yaptı. Kimya sektörünün birçok sektöre ara mal ve malzeme ürettiğini söyleyen Şengün, sektörün oldukça geniş bir yelpazeyeye sahip olduğunu ifade etti.
Şengün, "Türkiye kimya sektöründe genel sıralamada 3. sıradayız. Katma değer üretiminde 2., kapasite kullanımı bakımından ise 1. sırada yer alıyoruz. 208 kimya tesisi Kocaeli’nde bulunuyor. Kimya sektörünün saat başı çalışma ücreti imalat sanayine göre yüksektir. Kimya sektörü tehlikeli maddeleri içerdiği için bunların korunması ve taşınmazıyla ilgili her mevzuat sektöre ilave maliyet getiriyor. Sektörü olumsuz etkileyen bir faktör de kayıt dışılıktır. Özellikle kayıt dışı yapılan 10 numara yağ bizleri sıkıntıya sokmaktadır. Atıkların bertaraf için geri dönüşüm tesislerinin artırılması gerekmektedir. Burada yapılacak toplantı sonrasında alınacak kararların gerekli mercilere ileterek sorunların çözülmesine katkı sunulmasını umuyorum"dedi.
Daha sonra söz alan MÜSİAD Kimya, Metal ve Maden Kurulu Başkanı Cevat Kır, "Kimya sektörünün amacı insan sağlığına ve çevreye duyarlı olarak katma değer üretmektir. Kimya deyince hepimizin kimyası bozuluyor oysa günlük hayatımızda kullandığımız ürünlerin yüzde 30’unu kimya ürünleri oluşturuyor. Kimya sektörüne bir de bu açıdan bakmalıyız. Dünya kimya üretimi 2 trilyon dolar olarak gerçekleşiyor. Türk kimya sektörünün ithalata dayalı olması cari açığın büyümesine neden oluyor. Kimya sanayide özel ihtisas sanayi alanları oluşturulmalı ve bunlara rahatça ulaşım sağlanmalı. Bürokratik engeller kaldırılmalıdır. Yasal düzenlemelerde sektör temsilcilerinin görüşleri alınmalıdır" şeklinde konuştu.
MÜSİAD Kurucu Başkanı Erol Mehmet Yarar da Türkiye’de kimya denilince zehir anlaşıldığını ve bu anlayışın değişmesi gerektiğini ifade ederek, "Bir maddenin üzerine kimyasal madde yazarsan direkt zehir olarak algılıyor. Dünyada kimyanın girmediği hiçbir sektör yoktur. Yediğimiz yemekte bile kimya maddeleri bulunur. Her kimyevi madde zehir olarak algılanmamalı. Başta devletin ve halkın algısı değişmeli. Türkiye’de çevre mevzuatını Avrupa Birliği ile aynı seviyede uygulamak, Türkiye’ye en büyük kazık oldu. Avrupa Birliği, başka başlıkları açmadı, çevre başlığını açtı. Ondan sonra Türk kimya sanayisi öldü. Şartları Avrupa Birliği ile aynı seviyeye getirelim, yarışalım ama şartları eşitlemeden mevzuatı dayatırsan kimse üretmez, ithalata yönelir. En önemli sektörlerimizden olan tekstil sektörü için gerekli maddeleri bile ithal ediyoruz" dedi.
TÜPRAŞ Genel Müdür Yardımcısı Yılmaz Bayraktar ise, "Kocaeli’nde en büyük rafinerimiz bulunuyor. İzmit Rafinerimiz 7.5 milyon ton kapasiteyle çalışıyor. 2014 yılı sonuna kadar yapacağımız 2,5 milyar dolarlık yatırımla İzmit Rafinerimiz 14.3 milyon ton dönüşüm kapasitesine ulaşarak Avrupa’nın en büyük tesisi olacağız. Tüm tesislerimizle birlikte 28 milyon ton kapasiteyle çalışıyoruz. 2008 krizi sonrasında kapasite kullanımında yüzde 90’dan yüzde 70 seviyelerine düştük. TÜPRAŞ olarak bölgemizde hakim olan bir kuruluşuz" şeklinde konuştu.
Panel diğer katılımcıların konuşmalarıyla devam etti .
