Tarım Ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker‘den Kepenk Kapatma Yorumu
Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker, Diyarbakır‘da esnafın baskı ve tehditlerle kepenk kapatmaya zorlandığını belirterek, bu baskılara uymayarak işyerini açanlara kamu kurumu görevlileri tarafından fahiş cezaların kesildiğini söyledi.
Diyarbakır Hipodromu‘nda ağaç dikme törenine katılan Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker, basın mensupları ile kahvaltı yaptı. Temsili olarak ağaç diken Bakan Eker, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Diyarbakır‘da sürekli olarak kepenk kapatma eylemleri olduğunu ve bunun sonucunun ne olacağı sorusuna yanıt veren Bakan Eker, belediyelerde görevli kamu personelinin tehdit ve baskılara aldırış etmeden işyerini açan esnafa fahiş şekilde ceza uygulanarak bu uygulamalara katılmasının zorlandığını
dile getirdi. Bakan Eker, "Diyarbakırlı esnaf artık patlama noktasına geldi. Çünkü binlerce esnafa zorla kepenk kapattırılıyor. Tehdit ediliyorlar. Esnaf dükkanını, tüccar ticarethanesini açamıyor. Çeşitli usullerle baskı yapıyorlar. Bazen tehdit, bazen baskı, bazen molotof kokteyli atarak, bazen cezalar keserek bunu yapıyorlar. Ama Diyarbakırlının sabrı taşıyor. İnsanların kendi rızaları ile bir şey yapması, bir mazerete binaen her hangi bir sebeple o gün iş yerini kapatması başkadır, ama kitlesel olarak
herkesin sizin gibi düşünmesi için baskı yapılması başkadır. Esnafın ekmeğiyle oynamak, çoluğunun, çocuğunun rızkına mani olmak insan haklarıyla izah edilmez, demokrasiyle bir araya getirilemez bir tutumdur. Bunun uygulayıcılarını, baskı yapanları halk biliyor. Diyarbakır artık el aman etti bu baskılar yüzünden. Dileriz bu tür baskılar halk üzerinde olmasın. Vatandaşlarımız da yasal haklarını, ekonomik haklarını, çıkarlarını düşünüyorlar. Bundan sonra da daha farklı bir şekilde tepkilerini göstereceklerine
inanıyorum. Bıçak kemiğe dayandı derler ya sürekli Diyarbakır‘da bir şey bahane ediliyor ve hadi kapatın, yarın dükkanınızı açmayın diyorlar. Bunlara tepki gösterip bu yanlışları dile getiren oda temsilcilerine tehdit yapıldığını biliyoruz. Niye böyle söylüyorsunuz, böyle demeyin diyorlar. Dükkanınızı kapatıyoruz ama sesinizi de çıkarmayın diyorlar. Bu hoş görülecek bir şey değildir. Esnaflara yönelik tehditler olduğunu da biliyoruz. Bazı görevlilerin eylemlere katılmayanlara fahiş cezalar kestiğini de
biliyoruz. Bunlar kamu görevlileri, bunları herkes biliyor" dedi.
"Diyarbakır‘da kepenk kapatma eylemine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) seçim bürosunun da kapatılarak destek verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusunu da yanıtlayan Bakan Eker, Kürt sorununu oluşturan en önemli unsurun CHP zihniyeti olduğunu kaydetti. Bakan Eker, "CHP‘nin seçim bürosunu kapatarak kepenk kapatmaya destek vermesi kendi bileceği bir iştir. Ama Türkiye‘de Kürt sorunu varsa, 80 yıllık bir gelişme varsa, bunu yaratan en önemli unsur CHP zihniyetidir. CHP bu sorunu doğurdu, emzirdi, büyüttü
ve bu günlere getirdi. Şimdi de o sorunlar üzerinden üç oy almak için böyle şeyleri yapıyor. Bunları milletin taktirine bırakıyorum" şeklinde konuştu.
"YSK KARARINI MASUM OLARAK GÖRMÜYORUM"
Bakan Eker, ‘Son günlerde artan gerginliği nasıl değerlendiriyorsunuz‘ sorusuna da seçimi gölgede bırakmak için bazı tarafların özel çaba harcayarak gerginlik oluşturmaya çalıştığı şeklinde yanıt verdi. Eker, "Seçime dönük bir takım taraflar gerginliği arttırmak için özel çaba sarf etti. Bir takım kuruluşlar da buna çanak tuttu. YSK kararını çok masum bir karar olarak görmüyorum. Bu yönde gerginliği özellikle artırmaya dönük bir uygulama. Niye öncesinde iyi düşünülmedi, iyi tahlil edilmedi? Onun
üzerinden başlayıp sürekli gerginliği tırmandıran bir şey var. Bunun yanında BDP ve BDP‘nin desteklediği bağımsız adaylar ve terör örgütleri bu gerginliği artıracak bir söylemle, bir dil ile sürekli bunu büyüttüler. Temennimiz şu; sorun var, sorunlarımızı demokratik yollarla çözelim, barış içinde ama birbirimizin kafasını yarmadan, kırmadan bunu konuşalım, çözelim. Seçim atmosferindeyiz üç tane daha fazla oy almak için gerginliği tırmandırmak doğru değil. İfadelerimizi daha özenle seçmek lazım. En çok iş
siyasetçilere düşüyor. Dolayısıyla daha uygun bir üslup, uygun bir dil ile meseleleri konuşmak gerekiyor. Halkın iradesini rahat bir ortamda, demokratik bir ortamda, hukukun gereğine uyarak ne kadar güvenli bir ortamda sağlarsak, o kadar güvenli seçim sonuçlarını alırız. Seçim sonuçlarını güvenle alırsak Türkiye‘de demokrasinin gelişmesine de o kadar katkı sunmuş olacağız. Ondan sonra da Kürt sorunu dahil bütün sorunlar ondan sonraki süreçte oluşan milli irade ne ise bu çerçevede bunları oturup konuşacağız
ve çözeceğiz" ifadelerini kullandı.
"SEÇİM GÜVENLİĞİ MOTOLOF ATMAKLA, ARAÇ YAKMAKLA, TEHDİTLERLE OLMAZ"
Seçimin huzurlu bir şekilde yapılmasını sağlamak için sevgi dilini, umudu muhafaza etmek, barış dilini ve barış ortamını oluşturmak gerektiğini belirten Bakan Eker, bu güvenin yolunun huzurdan geçtiğini söyledi. Bakan Eker, "Herkesin azami derecede söylemi, ifadeleri, tutum ve davranışları ile bu hususlara dikkat etmesi gerekiyor. Seçim güvenliğini sağlamamız hepimiz için birinci derecede önemli konudur: Buna dikkat etmemiz lazım. Bunun da yolu huzur ve güven ortamından geçer. İnsanlara baskı
yapılmamalı, rakip partilere, sizin gibi düşünmeyenlere molotof kokteyli atılmamalı, araçları yakılmamalı, onların sokaklarda önlerini çevirip tehdit edilmemelidir. BDP adına, onların temsilcisi gibi görünen insanların ortada kışkırtmaları var. Sonuçta biz bunların hiç birini doğru görmüyoruz" diye konuştu.
Diyarbakır Hipodromu‘nda düzenlenen ağaç dikme törenine Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Halit Advan ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kaynak: İHA
dile getirdi. Bakan Eker, "Diyarbakırlı esnaf artık patlama noktasına geldi. Çünkü binlerce esnafa zorla kepenk kapattırılıyor. Tehdit ediliyorlar. Esnaf dükkanını, tüccar ticarethanesini açamıyor. Çeşitli usullerle baskı yapıyorlar. Bazen tehdit, bazen baskı, bazen molotof kokteyli atarak, bazen cezalar keserek bunu yapıyorlar. Ama Diyarbakırlının sabrı taşıyor. İnsanların kendi rızaları ile bir şey yapması, bir mazerete binaen her hangi bir sebeple o gün iş yerini kapatması başkadır, ama kitlesel olarak
herkesin sizin gibi düşünmesi için baskı yapılması başkadır. Esnafın ekmeğiyle oynamak, çoluğunun, çocuğunun rızkına mani olmak insan haklarıyla izah edilmez, demokrasiyle bir araya getirilemez bir tutumdur. Bunun uygulayıcılarını, baskı yapanları halk biliyor. Diyarbakır artık el aman etti bu baskılar yüzünden. Dileriz bu tür baskılar halk üzerinde olmasın. Vatandaşlarımız da yasal haklarını, ekonomik haklarını, çıkarlarını düşünüyorlar. Bundan sonra da daha farklı bir şekilde tepkilerini göstereceklerine
inanıyorum. Bıçak kemiğe dayandı derler ya sürekli Diyarbakır‘da bir şey bahane ediliyor ve hadi kapatın, yarın dükkanınızı açmayın diyorlar. Bunlara tepki gösterip bu yanlışları dile getiren oda temsilcilerine tehdit yapıldığını biliyoruz. Niye böyle söylüyorsunuz, böyle demeyin diyorlar. Dükkanınızı kapatıyoruz ama sesinizi de çıkarmayın diyorlar. Bu hoş görülecek bir şey değildir. Esnaflara yönelik tehditler olduğunu da biliyoruz. Bazı görevlilerin eylemlere katılmayanlara fahiş cezalar kestiğini de
biliyoruz. Bunlar kamu görevlileri, bunları herkes biliyor" dedi.
"Diyarbakır‘da kepenk kapatma eylemine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) seçim bürosunun da kapatılarak destek verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusunu da yanıtlayan Bakan Eker, Kürt sorununu oluşturan en önemli unsurun CHP zihniyeti olduğunu kaydetti. Bakan Eker, "CHP‘nin seçim bürosunu kapatarak kepenk kapatmaya destek vermesi kendi bileceği bir iştir. Ama Türkiye‘de Kürt sorunu varsa, 80 yıllık bir gelişme varsa, bunu yaratan en önemli unsur CHP zihniyetidir. CHP bu sorunu doğurdu, emzirdi, büyüttü
ve bu günlere getirdi. Şimdi de o sorunlar üzerinden üç oy almak için böyle şeyleri yapıyor. Bunları milletin taktirine bırakıyorum" şeklinde konuştu.
"YSK KARARINI MASUM OLARAK GÖRMÜYORUM"
Bakan Eker, ‘Son günlerde artan gerginliği nasıl değerlendiriyorsunuz‘ sorusuna da seçimi gölgede bırakmak için bazı tarafların özel çaba harcayarak gerginlik oluşturmaya çalıştığı şeklinde yanıt verdi. Eker, "Seçime dönük bir takım taraflar gerginliği arttırmak için özel çaba sarf etti. Bir takım kuruluşlar da buna çanak tuttu. YSK kararını çok masum bir karar olarak görmüyorum. Bu yönde gerginliği özellikle artırmaya dönük bir uygulama. Niye öncesinde iyi düşünülmedi, iyi tahlil edilmedi? Onun
üzerinden başlayıp sürekli gerginliği tırmandıran bir şey var. Bunun yanında BDP ve BDP‘nin desteklediği bağımsız adaylar ve terör örgütleri bu gerginliği artıracak bir söylemle, bir dil ile sürekli bunu büyüttüler. Temennimiz şu; sorun var, sorunlarımızı demokratik yollarla çözelim, barış içinde ama birbirimizin kafasını yarmadan, kırmadan bunu konuşalım, çözelim. Seçim atmosferindeyiz üç tane daha fazla oy almak için gerginliği tırmandırmak doğru değil. İfadelerimizi daha özenle seçmek lazım. En çok iş
siyasetçilere düşüyor. Dolayısıyla daha uygun bir üslup, uygun bir dil ile meseleleri konuşmak gerekiyor. Halkın iradesini rahat bir ortamda, demokratik bir ortamda, hukukun gereğine uyarak ne kadar güvenli bir ortamda sağlarsak, o kadar güvenli seçim sonuçlarını alırız. Seçim sonuçlarını güvenle alırsak Türkiye‘de demokrasinin gelişmesine de o kadar katkı sunmuş olacağız. Ondan sonra da Kürt sorunu dahil bütün sorunlar ondan sonraki süreçte oluşan milli irade ne ise bu çerçevede bunları oturup konuşacağız
ve çözeceğiz" ifadelerini kullandı.
"SEÇİM GÜVENLİĞİ MOTOLOF ATMAKLA, ARAÇ YAKMAKLA, TEHDİTLERLE OLMAZ"
Seçimin huzurlu bir şekilde yapılmasını sağlamak için sevgi dilini, umudu muhafaza etmek, barış dilini ve barış ortamını oluşturmak gerektiğini belirten Bakan Eker, bu güvenin yolunun huzurdan geçtiğini söyledi. Bakan Eker, "Herkesin azami derecede söylemi, ifadeleri, tutum ve davranışları ile bu hususlara dikkat etmesi gerekiyor. Seçim güvenliğini sağlamamız hepimiz için birinci derecede önemli konudur: Buna dikkat etmemiz lazım. Bunun da yolu huzur ve güven ortamından geçer. İnsanlara baskı
yapılmamalı, rakip partilere, sizin gibi düşünmeyenlere molotof kokteyli atılmamalı, araçları yakılmamalı, onların sokaklarda önlerini çevirip tehdit edilmemelidir. BDP adına, onların temsilcisi gibi görünen insanların ortada kışkırtmaları var. Sonuçta biz bunların hiç birini doğru görmüyoruz" diye konuştu.
Diyarbakır Hipodromu‘nda düzenlenen ağaç dikme törenine Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Halit Advan ve çok sayıda vatandaş katıldı.
