'Göçmen değil, sanatçı kimliğini öne çıkarıyoruz'

Fatih Akın, Ceza gibi 'Alamancı'larla çalışan tiyatrocu Şermin Langhoff, Almanya'da Kairos Ödülü'nü aldı. Langhoff, "Biz göçmen değil, sanatçı kimliğini öne çıkarıyoruz" diyor.

'Göçmen değil, sanatçı kimliğini öne çıkarıyoruz'
Avrupa'nın en yüksek meblağlı kültür ödülü olan Kairos Ödülü, bu yıl Türkiye kökenli Alman tiyatrocu Şermin Langhoff'a gitti. Langhoff, 75 bin euro değerindeki ödülünü 27 Şubat'ta, Almanya'nın Hamburg kentinde düzenlenen törende aldı. Adını, Yunan mitolojisindeki 'fırsat tanrısı' Kairos'tan alan ödül, Adolf Töpfer Vakfı tarafından, 2007 yılından bu yana, Avrupa kültürüne önemli katkı sunan sanatçı ve bilim insanlarına veriliyor. Ballhaus Naunynstrasse tiyatrosunun yöneticisi Langhoff da, "Kendinden emin bir şekilde, mizahı gözardı etmeden, genç tiyatrocuları keşfedip desteklediği ve başka yerlerde henüz sahnelenmemiş harika oyunlar sahneye koyduğu" gerekçesiyle ödüle değer görüldü. 41 yaşındaki Langhoff'un 2008'den beri başında bulunduğu, Berlin'deki Ballhaus Naunynstrasse'nin özelliği 'göçmen odaklı' bir kurum olması. "Çoğunlukla göçmen kökenli genç sanatçılarla çalışıyoruz. Türkiye, İsrail, Brezilya gibi, dünyanın dört bir yanından sanatçılarımız var" diyor Langhoff. Ancak hedef kitlelerinin sadece göçmenler olmadığının altını da "İzleyicilerimizin yüzde 70'i 'halis muhlis' Alman tiyatroseverlerden oluşuyor. Yüzde 30'luk kısım ise farklı kökenlerden gelen tiyatro izleyicisi" sözleriyle çiziyor. "Göçmen sorunları ve göçmen politikalarının kültür alanına yansımalarıyla uğraşıyoruz. Bu da başlı başına politik bir faaliyete dönüşüyor. Birçok izleyici ve eleştirmen bizim tiyatroda ilk defa, 'öteki' olarak algıladıkları kişileri, sanatçı olarak; sahnede sorguladığımız toplumsal söylemleri, farklı bir perspektiften görüyor" diye tarif ediyor Langhoff, Ballhaus Naunynstrasse'nin 'misyon'unu. Ballhaus Naunynstrasse'nin adı tiyatro olarak geçse de kurum sinemadan edebiyata, çağdaş sanattan performans ve dansa kadar, sanatın her dalıyla ilgili etkinlikler düzenliyorlar. Türkiye'de de tanınan pek çok 'Alamancı'nın yolu da, bir şekilde bu kurum ile kesişmiş. Yazar Feridun Zaim-oğlu, yönetmen Züli Aladağ (2010 Alman Sinema Ödülleri Lola'da, başroldeki Sibel Kekilli'nin en iyi kadın oyuncu ödülü kazandığı Ayrılık), yönetmen Mıraz Bezar (Mın Dît), performans ve enstalasyon sanatçısı Nezaket Ekici, bu isimlerden birkaçı. "Ayrıca Ceza ile bir yandan konser, diğer yandansa gençlerle müzik atölye çalışmaları düzenliyoruz. Fatih Akın ise açılış aşamasında bizi adeta himayesi altına aldı" diyor, Akın'ın kimi filmlerinde çalışmış olan Langhoff.

YENİ BİR ÖDÜL DAHA

Ballhaus Naunynstrasse olarak Türkiye ile de kültürel ve sanatsal bağlarının olduğunu belirtiyor Langhoff; "2009 yazında 'Alamancı' Festival'ini düzenledik. İlk defa Almanya'da yaşan ve çalışan göçmen sanatçıların eserlerini İstanbul'a götürdük. Altı oyunumuz Türkiye'de yankı yarattı. Bazen de Beyond Belonging, project in/out ve Diyalog Festivali kapsamında Türkiye'den sanatçılar davet ediyoruz." Ve son olarak bir ödül daha alacağının müjdesini veriyor Şermin Langhoff: "Bu ayın sonunda Edzard ve Helga Reuter Vakfı, özellikle Türkiye ile diyalog konusundaki çalışmalarımdan ötürü bana bir ödül verecek."