Chp Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin:
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, CHP lideri Kılıçdaroğlu`nun `köstebek` olarak Beşir Atalay`ı göstermesi üzerine bunlara `iftira` yanıtını veren Atalay`ı istifaya davet ederek, "Umut ediyorum ki gensoruya kalmaz, siyasetçiler demokratik ülkelerde istifa müessesesi diye bir şey vardır.

CHP Genel Merkezi`nde gazetecilere açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, CHP lideri Kılıçdaroğlu`nun Deniz Feneri e.V. davasına ilişkin açıklamalarını `iftira` olarak değerlendiren Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay`a tepki gösterdi. Tekin`in açıklamaları sırasında Başbakan Yardımcısı olan Beşir Atalay`a sık sık `İçişleri Bakanı` demesi ise dikkat çekti. Atalay`ın Kılıçdaroğlu`nun açıklamaları için `iftira` açıklaması yaptığını belirten Tekin, Atalay`ın açıklamalarına karşılık şunlarısöyledi: "Bakan Atalay, bunların birer iftira olduğunu söylüyor. Sayın Atalay diyor ki, `Benim koruma müdürüm hatırlamıyor bile.` Hatırlamaması mümkün değildir sayın Bakan. Eğer savcılığa verdiği ifadeye bakarsanız, daha çok taze ve çok yeni, inanıyoruz ki kesinlikle sizin de bilginiz var. Organize işleri, sayın Yılmaz Erdoğan`ın kulakları çınlasın, organize işleri meşrulaştırarak hiçbir şey değilmiş gibi sıradan, `efendim İçişleri Bakanı`nın koruma müdürü herhangi bir belediyeyi arayabilir bunda ne var?` diyecekpişkinliği de doğrusu anlamış değilim. Birincisi Sayın Bakan arama kararı ne zaman çıktı. 16 Ekim, 14 Ekim`de senin koruma müdürün Kırıkkale Belediye Başkanı`nı neden arıyor? Niye Hakkari, Çorum Belediye başkanı değil? Çünkü organize işlerin bir başka elemanı olduğu için onu aramak zorunda kalıyor. Ne zaman arıyor 14 Ekim. 15 Ekim`de ne oluyor, organize işlerin elemanları İstanbul`da bir araya geliyorlar, `nasıl tedbir, önlem alabiliriz` o uğraş içerisine giriyorlar. Doğru bu tedbirleri de alıyorlar ve 24saat sonra ayın 16`sında da savcılık kararıyla bu kanal, ofisler basılıyor." Kendilerinin CHP olarak çok açık olduklarını belirten ve Deniz Feneri davasını tartışmak üzere iktidar partisine bir teklif yapan Tekin, "İktidar partisi de bu konuda hassas davranıyor ise nerede isterlerse, sadece Deniz Feneri`ni tartışmak için Sayın Bakan dahil olmak üzere bu organize işlerin nasıl döndüğünü karşılıklı tartışalım, konuşalım, Türkiye`de 74 milyon insanda kimin ne kadar haklı olup olmadığını görsün`` diye konuştu. Tekin ayrıca, Beşir Atalay`ın bu konu için `iftira` nitelendirmesindebulunmasının ise siyasi üsluba yakışmadığını söyledi. Beşir Atalay`ın dünkü açıklamaların da "Vicdanı olanlar soruşturması devam eden bir dosyayı kamuoyuyla paylaşır mı?" dediğini hatırlatan Tekin, şunları söyledi: "Çok haklı Sayın Bakan. Günaydın Sayın Bakan, siz İçişleri Bakanısınız devlet elinizde, daha geçen hafta anamuhalefet lideri bir gazeteciyle, siyasetçi ve gazetecinin telefon konuşmaları olmaz mı, siyasetçi ve gazeteci konuşmaları gazetelerde çarşaf çarşaf yayımlandı. Ben bir gazeteci arkadaş Nedim Şener ile röportaj yapmışım, daha sonra beni telefonla aramış, telefonla bazı bilgiler istemiş bende dışarıdayım, `o bilgileri google`dan alabilirsin` demişim, bunlar her gün haber oldu gazetelerde. Ey AdaletBakanı, ey Meclis Başkanı, hukuk anlayışınız buna el veriyor da, buna mı vermiyor. Böyle bir demokrasi anlayışı olabilir mi? Anamuhalefet liderinin konuşmalarının o gazetelerde ne işi var diye sormazlar mı size? Bütün bunlara baktığınızda eğer bir hukuk garabeti varsa bunun sorumlusu maalesef şuandaki iktidarın ta kendisidir.`` Sorduklara sorulara Bakan Atalay`dan açık ve net cevap beklediklerini söyleyen Gürsel Tekin, ``74 milyondan sorumlu olan bir İçişleri Bakanı`nın özel kalem müdürü, sıradan, önemli bir dosyayla ilgili kendisine vazife edinmişse Sayın Bakan burada, `hayır benim bir ilgim yok` diyorsa, o zaman Sayın Bakan sizde o müdürünüzü hemen görevden alın. Ya da Sayın Bakan`a soruyoruz, `senin müdürün savcılığa nasıl bir ifade vermiştir`, o ifadelere lütfen bir bakın`` dedi
Deniz Feneri konusunun burada kalmayacağın ve önümüzdeki günlerde dosyanın devamının geleceğini söyleyen Gürsel Tekin, ``Merak ediyoruz, Sayın Bakan, Sayın Başbakan daha somut ne olabilir? Bütün bunlar önümüzdeki günlerde de göreceksiniz, sadece burada kalmayacak, bu dosyanın devamı kamuoyuyla paylaşılacaktır`` diye konuştu. ATALAY`A İSTİFA ÇAĞRISI Açıklamalarının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran Gürsel Tekin, bir gazetecinin Beşir Atalay ile ilgili bir gensorunun gündemlerinde olup olmadığını sorması üzerine, "Umut ediyorum ki gensoruya kalmaz, siyasetçiler demokratik ülkelerde istifa müessesesi diye bir şey vardır. Sayın Bakan herhalde gereğini yapacaktır`` cevabını verdi
Bunun üzerine gazetecinin, "Siz açıkça istifaya davet ediyor musunuz?" sorusu üzerine ise Tekin, "Elbette, bütün bu olaylara, bütün bu bilinen dosyalara, bu kadar açık ve net organize işlerin olduğu bir yerde Sayın Bakan, siz daha önce bu dosyada ismi geçen insanlarla ticari ortaklığınız var. Film şirketi kurmuşsunuz, film işi yapıyorsunuz. Bütün bunları hiçbir şey görmeyecekmişiz gibi...Tam tersi bu olayın yüzde 10`u CHP`de olmuş olsaydı, kamuoyunu sizler nasıl algılardınız. Yani burada Sayın Bakan`ınitiraz edebildiği ne var? İftira diyor, siz bana şu iftiradır deyin, ben özür dileyeceğim, Sayın Bakan`dan ve sizlerden...Bütün bunlara baktığınızda Sayın Bakan umut ediyorum ki kısa sürede gereğini yapacaktır diye düşünüyorum`` yanıtını verdi. Başka bir gazetecinin ise Kılıçdaroğlu`nun `köstebeği açıklayacağım` sonra neden 2 ay beklediğini sorması üzerine ise Gürsel Tekin, "Kılıçdaroğlu `köstebeği açıklayacağım` dedikten sonra belli bir süre bekledi. Bu süreyi neden bekledi?`` şeklindeki bir soru üzerine de Tekin, ``Biz doğrusu iktidardan bir cevap bekledik... İktidar yetkilileri rahatsız olmaoruşturması devam eden bir dadı, `kim bu Bakan` demediler. Bakın bizim belediyelerle ilgili Sayın Başbakan`ın bir iddiası oldu, biz açık ve net diyoruz,`Sayın Başbakan, elinizde hangi belge, bilgi varsa açıklayın biz gereğini yapalım` Biz de beklerdik ki, Sayın Başbakan ya da iktidar yetkilileri `kim bu Bakan açıklayın` son bir aydır ne yazık ki iktidar yetkililerinin hiç biri `Bakan kimdir? açıklayın` diyebilecek cesareti gösteremedi, gerekçe bu`` diye konuştu. Tekin, bir gazetecinin "Dün Kılıçdaroğlu açıklamalarında konuşma sürelerini açıkladı. Bu konuşmaların içeriği sizde mevcut mu?" sorusuna ise, şu yanıtı verdi: "Sayın Kılıçdaroğlu`nun bugüne kadar açıklamış olduğu, kamuoyuyla paylaşmış olduğu belgelerin hangisinden kuşkunuz var? Sayın Kılıçdaroğlu, saniye saniye açıkladı, bakın benim elimde de açık burada var. Şöyle bir gerekçe olabilir mi? Bir İçişleri Bakanı`nın müdürü Avrupa`da, dünyada yüzyılın davası denilen bir davayla ilgili kendisine vazife edinecek, sanki sıradan bir belediyenin sorunu varmış, alt yapı, üst yapı sorununu konuşuyormuş gibi aramış gibi algılanıyor, ne diyor koruma müdürün, `eyvah` diyor,`Baskın olacak, önlem alın. Organize işler çözülüyor` bunu söylüyor. Bu sıradan bir belediye ve koruma müdürü görüşmesi değil ki. Niye Hakkari, Erzurum belediye başkanını aramıyor da Kırıkkale Belediye Başkanı`nı arıyor. Bütün bunlara bakmamız lazım.`` Tekin, gazetecilerin Beşir Atalay`ın Kılıçdaroğlu`na dava açacağını hatırlatması üzerine ise, Atalay`ın hukuki hakkı olduğunu, dava açabileceğini söyleyerek, ``Nasıl açacak, ne diyecek ben merak ediyorum. Sayın Kılıçdaroğlu`nun açıkladığı belgelerin hangisi yalanda Sayın Bakan dava açacak. Merak ediyorum, nasıl bir dava açacak. Önümüzdeki günlerde Türkiye kamuoyu daha önemli dosyalarla karşı karşıya kalacak, hiçbir organize iş, hiç yolsuzluk kapatılamayacak, CHP olduğu sürece bunu herkes böyle bilsin``değerlendirmesini yaptı
