Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Karabük'te (1)

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Kimin Genelkurmay Başkanı olacağına, kimin kuvvet komutanı olacağına hükümetin onayı olmadan karar vermek mümkün değil, doğru da değil" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Karabük'te (1)
Partisinin Karabük il başkanlığı tarafından düzenlenen 'Referandumda Evet' toplantısında Gözde aile çay bahçesinde toplanan halka hitap eden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'de demokrasinin kuralları işlesin diye çalıştıklarını söyleyerek, "Son yılarda çetelerle, mafyalarla büyük mücadele ettik. Bizim dönemimizde 55 tane çete ve mafya çökertildi, yargılandı ve mahkum edildi. Siyasi ve çıkar amaçlı örgütlerin hepsi çökertildi. Şu anda İstanbul'da, Ankara'da, bazı yerlerde devam eden siyasi
içerikli davaların ne olduğunu biliyorsunuz. İsimleri her gün yazılıyor, çiziliyor. Bu bir yargı sürecidir ve bu süreci siz takip edeceksiniz. Mahkemeler, dosyaları inceleyecek ve karar verecek. Ama Türkiye'yi geçmişte hep karıştıranlar, mafya ve çeteleşme sureti ile özgürlüklerimizi elimizden alanlar, faili meçhul cinayetler, işkenceler, fişlemeler artık tarihe karışıyor. Çünkü Türkiye'de halkın iktidarı var. Halktan güven almış, oy almış, destek almış bir AK Parti iktidarı var ki, kimsenin
korkutmalarına karşı başını eğmiyor gözünü bile kırpmıyor. Biz buna güvenerek size hizmete devam edeceğiz" ifadesini kullandı.
Son günlerde Yüksek Askeri Şurası (YAŞ) ile ilgili çok tartışmalar olduğuna da değinen Arınç, "Gelişmeleri hepiniz takip ediyorsunuz. Bizim hiçbir şey söylememize gerek yok. Türkiye'de yazılı hukuk varsa, o geçerli olacaktır. Başta anaaysa ve arkadan kanunlar, onlara bağlı olarak çıkarılan yönetmelikler ne diyorsa bu gerçekleşecektir. Türkiye, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti ise o zaman hukuk devleti olmak yazılı hukuk kurallarına bağlı olmak demektir. Şimdi ağzında sakız gibi teamül
sözcüğünü düşürmeyen siyasetçilere hitap ediyorum. Ey siyasetçi, sen arkanı halka mı dayıyorsun, yoksa halktan ümidini kestin de hala başka bir yerlerden mi medet bekliyorsun. Karar ver artık. Kemal bey diyor ki, 'Teamüller var, askerinin işine fazla karışmayın'. Beyefendinin sivil-asker ayırımı konusunda veya sivil-asker ilişkileri konusunda henüz kafasında bir netlik yok. Zaman zaman 12 Eylül'ü kötülüyor, en son 27 Nisan muhtırasını kötülemeye başladı. Ama YAŞ'ta bazı canını sıkan şeylerin olduğunun
farkına vardı, 'Askerin böyle dikine gitmeyin teamüller var' diyor. Kemal bey teamül dediğin şey, yazılı hukukun olmadığı yerde konuşur. Önce hukuk, kanun ve yönetmelik var. Bunun hepsinin öncesinde ülkeyi hükümet yönetir. Ülkeyi seçilmiş hükümetler yönetir. İktidarı da kimseyle paylaşmaya niyetimiz yok. Bunlar bugüne kadar noterlik yapmışlar. İmzala, imzalayayım. Şu olacak, bu olacak. Eskiden 20-30 sene önce Milli Savunma Bakanlığı bütçesi meclise geldiğinde konuşmaya gerek duymazlardı. Bütün
milletvekilleri ayağa kalkar alkışlarla kabul edildi derlerdi. Geçti artık o günler. Türkiye yeni bir Türkiye. Yok artık öyle bir şey. Benim askerim, şerefli ordumun mensubu. Onun bir tek görevi vardır: Yurt savunması, bağımsızlığımın teminatı, düşmanla çarpışacak ve güvenliğimi sağlayacak. Ben şehitlik ve gazilik gibi iki önemli mevki ve makama sahip ordumuzun bütün fertlerine saygı da duyuyorum sevgi de. Ama dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde silahlı kuvvetler bu görevini bırakıp sivil halkı yönetmeye
kalkmaz. Kalkarsa görevine bak derler. Türkiye'de artık bu oluyor ve bundan sonra da bu olacak. Siz bize yetki verdiğiniz müddetçe" dedi.

"BİZİM DEMİREL'DEN NE EKSİĞİMİZ VAR"
Anayasa değişikliğinin ilk defa yapılmadığını, 82 anayasasından sonra 17 defa değiştiğini de kaydeden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Artık bu anayasa bu vücuda dar geliyor. Bu anayasa, askeri bir anayasa, vesayet anayasası darbe ürünü. AB'ye girerken veya ihtiyaçları oldukça bu anayasa yeterli olamadığından bizden önce 17 kez değişti. DSP-MHP ve ANAP hükümeti döneminde seçime bir yıl kala 35 maddesi birden değişmiş ve biz de destek vermişiz. Şimdi biz değiştirmek isteyince niçin ayağa kalkıyorlar?
Çünkü halkın özgürleşmesini ve demokrasinin güçlenmesini istemiyorlar. Halk iktidarının Türkiye'yi yönetmesini istemiyor. Şu YAŞ meselesinde Kemal bey şöyle söylüyor da Devlet bey farklı mı söylüyor? Askere savaş açmaktan bahsediliyor. Yazık böyle bir şey olabilir mi. Bu ne kadar yanlış bir kelime. Anayasanın 115, 116 ve 117. maddelerini aç, oku. Silahlı kuvvetlerin başkomutanı kim, bak gör. Silahlı kuvvetler başbakana karşı nasıl sorumlu? 82 anayasası yazmış bunu biz yazmadık. Bu anayasa bile silahlı
kuvvetlerin komuta kademesinde iki önemli iş yaparken, hukuk kuralları şunu diyor; 'Terfiler kendi iç bünyesinde olur'. Sicillerine dosyalarına bakılır ama atamalar konusunda tam yetkili hükümettir. Kimin genelkurmay başkanı olacağına, kimin kuvvet komutanı olacağına hükümetin onayı olmadan karar vermek mümkün değil, doğru da değil. Bizim ne eksiğimiz var Demirel'den? Onun zamanında 2 kuvvet komutanı emekliye sevk edilip hiç sırada olmayan biri getirildiğinde hiç Devlet Bahçeli veya Kemal bey bunlardan
bahsetmiyor. Rahmetli Turgut Özal, genelkurmay başkanı oldum diye davetiye dağıtan birine 'Sen kendin nasıl karar veriyorsun, ben seni istemiyorum' dediği zaman demokrasi adına çok önemli bir iş yaptı. Türkiye'de hiç kimse askerle savaş etti diye yazmadı. Şimdi AK Parti bunu yapıyorsa, ya da yapmak istiyorsa, sadece bir isim üzerinde ihtilaf kalmışsa, hükümeti bırak askerin dediğini yap anlamına gelebilecek bir cümleyi siyasetçi nasıl kullanabilir? Artık bunlar da gördüler ki, silahlı kuvvetler artık bizim
partimiz eşittir iktidar formülü geçmişte kaldı, çürüdü, yok oldu, bitti. Bundan sonra iktidar olmanın bir tek yolu var: Seçime gireceksin, milletin önünde sınava çıkacaksın. Millet sana oy verirse iktidar olacaksın" şeklinde konuştu.
Arınç'ın konuşmasının ardından Safranbolu Belediye Başkasckümetler yönetir. İktidanı Dr. Necdet Aksoy tarafından Bülent Arınç'ın resminin bulunduğu tarihi Safranbolu evi cam çerçevesi hediye edildi. Arınç daha sonra toplantı alanını terk ettiği sırada yanına gelen ve ismini söylemeyen bir kişi ' Neden Osman Baydemir'i susturamıyorsunuz? Artık susturun şunu' diyerek sitemlerini dile getirdi. Arınç'ın arabasına binerken yeniden aynı sözleri söyleyen vatandaş daha sonra polis tarafından gözaltına alındı.

Arınç daha sonra Safranbolu ilçesine geçti.
(YE-EA-Y)