Bombalı bebeklerle yakalanan DHKP/C'lilerin 45 yıla kadar hapsi istendi
Adalet Bakanlığı, emniyet müdürlüğü ve üst düzey bürokratlara yönelik oyuncak bebekle bombalı eylem hazırlığında oldukları iddia edilen 2 kişinin 45 y
DHKP/C terör örgütü adına Adalet Bakanlığı, emniyet müdürlüğüne ve üst düzey bürokratlara yönelik eylem hazırlığında olduğu iddia edilen tutuklu 3 kişi hakkındaki soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan 7 sayfalık iddianamede, kırsal alanda faaliyet hazırlığı içerisinde bulunan DHKP/C terör örgütünün Tunceli ve Karadeniz kırsal alanına yönelik çalışmalar içinde olduğu belirtildi. Bu doğrultuda örgüt tarafından eğitim amacı ile yasa dışı yollardan yurt dışına çıkarılan şüpheliler Elif Akkurt ve Murat Kaymaz'ın da aralarında olduğu 8 kişinin Türkiye'ye giriş yaptığı yönünde istihbarat alındığı anlatıldı.
İddianamede, bu 8 kişi içerisinde yer alan Didem Akman ve Serkan Onur Yılmaz'ın 29 Nisan 2009'da Bilkent Üniversitesi'nde eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'e yönelik bir eylem gerçekleştirdikleri ve başarısızlıkla sonuçlanan canlı bomba eylemi sonrasında yakalandıkları ifade edildi. Örgütsel eğitim almak için Yunanistan'a giden Murat Kaymaz ve Elif Akkurt'un yasa dışı yollardan Türkiye'ye giriş yaptıklarının anlatıldığı iddianamede, bu şüphelilerin önümüzdeki günlerde Adalet Bakanlığı, emniyet ve diğer güvenlik güçlerine, yerleşkelerine, üst düzey bürokratlara yönelik olarak sansasyonel eylem hazırlıkları içerisinde olduklarının istihbaratının alındığı kaydedildi.
Bunun üzerine 21 Mayıs 2010'da Çorlu'da şüphelilerin yakalandığı anlatılan iddianamede, şüpheli Murat Kaymaz'a ait poşette uydu alıcısının içerisinde 1 kilo ağırlığında bomba yapımında kullanılan beyaz renkli toz madde ele geçirildiği belirtildi. Elif Akkurt'un çantasından ise sarı-haki-beyaz-kahverengi renkli elbise ve pembe renkli pantolon giydirilmiş iki oyuncak bebek ele geçirildiği kaydedildi. Bebeklerin içinden el bombası ve örgütsel doküman çıktığı ifade edildi. Şüphelilerin üzerindeki çantalarda ele geçirilen örgütsel dokümanların yapılan incelemesinde planlanan eylemlerle ilgili haberleşmede kullanılacak şifreli kodların bulunduğu da ifade edildi.
Murat Kaymaz'da ele geçirilen patlayıcı madde ile ilgili alınan raporda bu maddenin TATP adlı patlayıcı olduğu ve ilk olarak 1980 yılında İsrail'de kullanılan el yapımı patlayıcı karışımının geliştirilmiş hali olduğu belirtildi. 1980 yılından itibaren ana patlayıcı olarak TATP'ın kullanıldığı pek çok patlayıcı madde düzeneği ile karşılaşıldığının yer aldığı raporda, Amerika'da TATP ile ilgili sadece iki olayın olduğu, bu maddenin kolaylıkla elde edilebilen malzemelerden üretilebildiğine de yer verildi.
Elde edilen bilgilere göre şüpheli Elif Akkurt'un örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğü, örgüt adına yaptığı eylemler sonucu tutuklanıp cezaevine gönderilmesine rağmen orada da aktif olarak faaliyetine devam ettiği, tutuklanan örgüt mensuplarını örgüt adına cezaevinde sorguladığı kaydedildi.
Şüpheli Hasan Dere'nin ise insan kaçakçılığı ile uğraştığı, gözaltındayken açlık grevine giderek örgütsel tavır sergiledikleri belirtilen Murat Kaymaz ve Elif Akkurt'un kanunsuz yollardan Yunanistan'a giriş çıkışını sağladığı, örgüt üyeleri ile ortak hareket ettiği ve örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiği anlatıldı.
İddianamede sanıklar Murat Kaymaz e Elif Akkurt'un "Silahlı terör örgütü üyesi olmak, patlayıcı madde bulundurmak ve resmi evrakta sahtecilik" suçlarından 18,5 yıldan 45 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Şüpheli Hasan Dere'nin ise "Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek ve patlarını madde bulundurmak" suçlarından 10,5 yıldan 23 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
