Arap bankacılardan övgü: 2009 Türkiye için kriz değil, toparlanma yılı oldu
Türkiye'nin krizde gösterdiği başarı, uluslararası kuruluşların da dikkatini çekiyor. Arap Bankalar Birliği'nin yayın organında, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın ekonomi yöneti...
Türkiye ' nin krizde gösterdiği başarı , uluslararası kuruluşların da dikkatini çekiyor . Arap Bankalar Birliği ' nin yayın organında , Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ' ın ekonomi yönetimi sayesinde 2009 ' un kriz değil toparlanma yılı olduğu belirtildi . Dergide , " Babacan ' ın ekonomi ve siyasetteki yüksek vasfı , Türkiye ' nin gelecekteki refahı ile Arap dünyasındaki ilişkilerini şekillendirecek . " denildi .
İstanbul ' da düzenlenen Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesi ' nde bölge ve dünyanın ekonomik durumu masaya yatırılırken , zirveyi düzenleyen Arap Bankalar Birliği ' nin yayın organında , Türkiye ' nin krizde gösterdiği başarıdan övgüyle bahsedildi . Dergide yer alan yazıda , Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ' ın , üretkenliği ve kararlı liderliği sayesinde , Türkiye ' de 2009 ' un krizden çok , bir toparlanma yılı olduğu değerlendirmesi yapıldı .
Dergi , Babacan ' ın , hükümette görev yaptığı dönemdeki politikalarını değerlendirirken , Babacan ' ın , ekonomi ve siyasetteki yüksek vasfının , Türkiye ' nin gelecekteki refahı ile Arap dünyasındaki ilişkilerini şekillendireceğini vurguladı . Babacan ' ın krizde Türkiye ' nin karşı karşıya kaldığı büyük sorunların üstesinden gelebildiğini yazan dergi , bakanın , Türkiye ' nin krizden mümkün olan en az zararla çıkabilmesinde rehberlik ettiğini kaydetti . Dergi , IMF ' nin geçen yıl Türkiye ekonomisi için yüzde 6 , 5 daralma öngördüğünü belirtirken , Türkiye ' nin yüzde 4 , 7 oranında daraldığını ve şimdi de güçlü bir toparlanma içinde olduğunu ifade etti . Önde gelen reyting kuruluşlarının , krizdeki performansları sebebiyle 40 ülkenin kredi notunu düşürdüğünü belirten dergi , Türkiye ' nin notunun ise yükseldiğine işaret etti .
' Krizden Mali İstikrara ' konulu Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesi ' nin ikinci gününde finans otoriteleri küresel krizde gelinen nokta konusunda değerlendirmelerde bulundu . Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz , düzelmenin özellikle 2010 ' un ilk yarısında hızla gerçekleştiğini söyledi . Yılmaz , gelişmekte olan ülke ekonomileri gibi Türkiye ' nin de kriz karşısında testten geçtiğini ve başarılı olduğunu söyledi . Uluslararası kurumların Türkiye ekonomisinin büyümeye devam edeceğini öngördüğünü vurgulayan Yılmaz , " Kriz sonrasındaki mali yapı bize ekonomik işbirliğinin ve koordinasyonun önemini gösterdi . " ifadesini kullandı . Türkiye ile Arap dünyası arasındaki fırsatların paylaşılabileceği görüşünü dile getiren Yılmaz , bölge dahilinde somut platformlar üzerinden bir işbirliğinin yürütülebileceğini kaydetti . Global krizin bölgeyi en yüksek potansiyeli olan bölgelerden biri haline getirdiğini ifade eden Yılmaz , Ürdün , Lübnan , Suriye ve Türkiye arasında gerçekleştirilen serbest ticaret bölgesi girişiminin bu işbirliğinin en güzel örneklerinden biri olduğunu kaydetti . Ülkeler arasındaki ticaret hacimlerinde yükselme beklendiğini belirten Yılmaz , 2001 krizinde Türkiye ' nin bu bölgede ticari hacminin yaklaşık 6 milyar dolarken finansal kriz sonrası 43 milyar dolara çıktığını , şu an 29 milyar dolar olduğunu bildirdi . Yılmaz , aynı dönemde bölgenin Türkiye ' nin ticarî hacmindeki payının yüzde 5 oranından yüzde 12 ' ye yükseldiğini söyledi . Türkiye ' nin Suriye , Mısır , Ürdün , Lübnan ile ticarî ilişkilerinden bahseden Yılmaz , serbest ticaret anlaşmalarının sadece yüksek hacimlerine fırsat vermediğini , aynı zamanda diğer yatırım fırsatlarını da uygulamaya geçirecek kolaylıklar sağladığına dikkati çekti . İslam finansının ülkeler arasında bölge dahilinde ilişkileri güçlendirecek yönde fırsatlar sağlayacağını belirten Yılmaz , İslamî malî kurumların geliştirilmesinden yana olduklarını bildirdi . Yılmaz , sözlerini " Biz ortak bir kaderi paylaşıyoruz . Şimdi bu ortak geçmişi koordinasyon işbirliği yönünde geliştirmeliyiz , ortak çıkarlarımızı gelecekte de korumaya devam etmeli , hep birlikte çalışmalı , ortak bir görüş elde etmeliyiz . " sözleriyle tamamladı .
Programda konuşan Lübnan Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Saad Andari de , Ortadoğu ve Kuzey Afrika ( MENA ) ülkeleri arasında ' bölgesel sistemik risk kurumu ' oluşturulması önerisinde bulundu . Andari , kurulun , sistemik risklerin izlenmesi ve değerlendirilmesi , sınır ötesi denetleme faaliyetlerinin kolaylaştırılması , politika önerilerinde bulunulması ve merkez bankaları arasında bütün boyutlarıyla bölgesel finansal koordinasyonun sağlanması görevlerini üstlenebileceğini kaydetti . EKONOMİ SERVİSİ
Zaman
