(özel Haber) Beyninin 4'te 3 'Ü Olmayan Bebek İçin Ailesi Hukuk Savaşı Başlattı
Sakarya'nın Karasu ilçesinde ailesiyle birlikte geçirdiği trafik kazası sonrasında sakat kalan çocuğun ailesi doktorları suçluyor

Kaza, 2007 yılı Kurban Bayramı'nın 2. günü Karasu-Kocaali Yolu Yalı Mahalle İlçe Jandarma Komutanlığı önünde bulunan ışıklı kavşakta meydana geldi. Adapazarı Değirmendere köyünden Kocaali ilçesine yakınlarına bayram ziyaretine gitmekte olan Hatice Akyıldız'ın (39) yakınlarının bulunduğu otomobil bir kamyonetle çarpıştı. Kazada annesinin kucağında bulunan 5 aylık bebek Onur Haktan Yıldız ise çarpmanın etkisiyle annesinin kucağından fırlayarak jandarma binası öndeki otların arasına düştü. Jandarma
ekiplerinin otların arasında ağır yaralı olarak bulduğu 5 aylık bebeğe ilk müdahale olay yerinde yapıldı. Olay yerinde kalbi duran minik bebek, Karasu Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Kafa travması geçiren bebek, hastanede yapılan müdahalenin ardından ambulansla Adapazarı Toyotasa Hastanesi'ne gönderildi. Yolda kalbi bir kez daha duran minik bebek, hemen yapılan müdahalenin ardından Yoğun Bakım Servisi'ne alındı. Hastanede 3 gün yattıktan sonra Sakarya Devlet Hastanesi'ne gönderilen bebek, burada 9 gün
kaldıktan sonra ailenin isteği üzerine Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Ailenin iddiasına göre, üniversite hastanesinde görevlilerin, "geç kaldın" diyerek Sakarya'ya geri gönderdiği bebek yeniden getirildiği Adapazarı Toyotosa Hastanesi'nde ameliyata alındı. Geç müdahale edildiği için beyninin 4'te 3'lük bölümü kaybolan bebeğin hakkını aramak için aile Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere görevli 3 doktor hakkında, "Görevi kötüye kullanmak ve ihmal" suçlamasıyla dava açtı. Aile
tarafından 3 yıl önce başlatılan hukuk savaşı sürüyor.
Anne Hatice Akyıldız, kaza anını anlatırken doktorların geç müdahalesiyle bugün 5 yaşına giren Onur Haktan Yıldız'ın sakat kaldığını ve sorumluların cezalandırılmasını istiyor. Yıldız, "2007 yılında Kurban Bayramının 2.günü Sakarya'dan Karasuya gidiyorduk. Bizim otomobil ile giderken bir anda önümüze resmi bir kurumun kamyonu çıktı. Kamyon birden önümüze manevra yaptığı için sol arka tekerine vurduk. O anda bu çocuk kucağımda olduğu için çarpmanın etkisiyle yola savruldu. Olay yerinde ilk müdahaleler
yapıldıktan sonra Karasu Devlet Hastanesi'ne geldik. Bebek yolda getirilirken bir kez kalp krizi geçirdi. Sonra orada müdahaleler yapılarak yeniden hayata döndürüldü. Oradan sevk verdiler. Yolda giderken bir kez daha kalp krizi geçirdi. Geldiğimiz Toyotasa Hastanesi'nde gerekli tetkikler yapıldıktan sonra yoğun bakıma alındı. Hastanede 3 gün yattık. 3 günün sonunda hastanede görevli beyin cerrahı N.K. bizi Sakarya Devlet Hastanesi'ne sevk etti. 9 gün de orada kaldık" dedi.
Görevli doktor N.K.'nın kendilerine bebek için yüzde 5 yaşama şansı verdiğini anlatan anne Akyıldız şöyle konuştu:
"Bana doktor 9 gün içinde tek söylediği 'yaşamaz, yaşama şansı yüzde 5'. Her sorduğumda hep aynı, aynı deyince, ben sordum yaşaması ne kadar, yüzde kaç? Ben yüzde 90'mı deyince bana güldü. 'Ben yüzde 5 veriyorum' dedi doktor. Hiç mi yaşama umudu yok, deyince 'yok' dedi bana. Sevkini vermedi. 'Gerek yok' dedi. 'Ambulanslarda çocuk sallanmasın boş yere diye, bırak yerinde rahat ölsün' dedi. 11 gün sonra sevk verince bu sefer Kocaeli Üniversitesi Araştırma Hastanesi bizi kabul etmeyerek geri gönderdi. Ona
yalan söylemişler. Olay anında acil bir hasta demişler. Doktor, 'Öyle bekletilmiş bir hasta olduğunu bilseydim ben kabul etmezdim' dedi. Doktor bana yalan söylediği için, ben bu çocuğu almıyorum deyince ona da yalvardım sevk ver dedim. Meğersem sevkli bir hasta geri değil ileri sevk edilirmiş. Yani ameliyata alınması gerekiyormuş. O da geri göndermeyi tercih etti. Sonra İstanbul'da 7 hastaneyi arayıp sormuşta, hiçbirinin yoğun bakım ünitesinde boş yer yokmuş. 'Sizi mecbur geri göndermek zorundayım' diyerek
geri gönderdi. Yeniden Adapazarı Toyotasa Hastanesi'ne geldik. Orada gece saat 00.00'de ameliyata aldı doktor. Ameliyattan sonra yoğun bakım ünitesi yerine normal servise yatırdılar. Yoğun bakıma gerek kalmadan iki doktorun inatlaşması nedeniyle bunları yaşadık. İşte çocuğun durumu bu fatura bu görüntü bu."
Anne Akyıldız, doktorların ölecek diye söylediği çocuğun ihmal nedeniyle sakat kaldığını iddia etti. Akyıldız, "Bu çocuk kazada 5,5 aylıktı. Doktorlar hep yaşamaz dediler. Yaşıyor 4 yaş bitti 5'e girdi. Beyninin 4'te 3'ü yok. Sol taraf yok. Çiğneme yok. Geviş getirme yok. Boyun kontrolü ve sırt kontrolü yok. Oturamıyor yerde, sürekli kucakta olmak zorunda. Yastıklarla bile oturamıyor. Beyinde problem olduğu için çoğu faaliyet yok. 3 yıldır fizik tedavi ile bu hale getirdim. 13 aylıktı tedaviye
başladığında ancak bu hale geldi. Ondan önce hiçbir yeri tutmuyordu. Bildiğin bir ceset. Benim sevgimle bu hale geldi. Ben de fizik yaptım" dedi.
Davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar götürmekte kararlı olduğunu söyleyen anne Akyıldız, "Ben sonuna kadar gideceğim. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gitmeyi düşünüyorum. Bu çocuğun hakkı sonuna kadar aranacak. Bir bedel ödeteceğim" ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulunan Anne Akyıldız gözleri yaşlı ağlarken, "Sağlık Bakanı'nın bu işe el atmasını istiyorum. Bu görüntüleri görsün, izlesin. Bebek arabası büyük, hastanelere götürmekte zorlanıyoruz. Bebek aracıyla götürmeye kalksak yazın sıcak kışın donuyor çocuk. Hasta oluyor. Doktorlar da avukat ta aynı. Herkes alacağa paraya bakıyor. Maddi olarak sıkıntı çekliyoruz. Sağlık Bakanı'nın özellikle bu işe el atmasını istiyorum. Başka da bir şey istemiyorum. Ben doktora, sakat çocuğu kucağıma
verdin. Ben devletin çöplüğüne atmad3da getirilirken bir kez kalp krizi geçirdi. Sonra orada mım, dediğim zaman, 'Bana ne, ne yapayım, kazayı ben yapmadım. Tabii bakacaksın' dedi. O benim çok zoruma gitti. Bana bir kurşun vursaydı da, onu söylemeseydi. Ben bakmaktan aciz değilim" diye konuştu.
Öte yandan, olayla ilgili bir açıklama yapan Sakarya İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Bektaş, "Konu hukuki bir konudur, mahkeme intikal etmiştir. Hukuki süreç tamamlandığında olay neticelenecektir" dedi.
