Osmanlıca Kursunu Tamamlayanlara Sertifikaları Verildi

Denizli'de Osmanlıca kursuna katılan 223 kişiye düzenlenen törenle sertifikaları verildi.

Osmanlıca Kursunu Tamamlayanlara Sertifikaları Verildi
Denizli Belediyesi, Halk Eğitim Merkezi ve Elmas Kalem Derneği tarafından Kent Konseyi binasında düzenlenen Osmanlıca kursuna katılan 223 kişiye, EGS Kongre ve Kültür Merkezi'nde törenle sertifika verildi. Törene Denizli Vali Yardımcısı Alp Aslanargun, Belediye Başkan Yardımcısı Şamil Çınar, İl Milli Eğitim müdür yardımcıları, slam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Başkan Yardımcısı Ali Kurt, Gazeteci Yazar Alkan ve davetliler katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Elmas Kalem Derneği Başkan Yardımcısı Özkan Can, vatandaşlardan gelen talep üzerine böyle bir kurs açmayı, Milli Eğitim ve belediyeye teklif ettiklerini söyledi. Başkan Yardımcısı Çınar ise geçmişi bilmeyenin, geleceğe yapılan yatırımları bilemeyeceğini belirterek, "Osmanlı Türkçe'sini sağdan soldan duyarak ya da birilerinin izah etmesiyle anlamak yerine öğrenmemiz, kendimiz anlamamız gerekir. Belediye olarak, içinde Denizli geçen her türlü belgenin Denizli arşivinde ve kütüphanesinde toplanması adına geniş kapsamlı bir çalışmamız var" diye konuştu.
İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Başkan Yardımcısı Ali Kurt da Osmanlıca'nın İslam kültürüne ışık tutan bir bakış açısı, paha biçilmez bir zenginlik olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
"Günümüz Türkiye'sinde sokaklara baktığımız zaman, öz kimliğimize yabancı Avrupai isimlerin dayatıldığını görüyoruz. Kişi, sevdiği şeye benzemek ister. Kültür emperyalizmiyle kültürel kodlarımız itibariyle yabancı kaldığımız, uyuşmadığımız bir meydan okumayla istemediğimiz halde karşı karşıya bırakılmaktayız. Halbuki milli kültürümüzün temelini teşkil eden eserlerin tamamına yakınını Osmanlıca'dır. Yeni neslimiz, Osmanlıca'nın gerek muhteva gerekse estetik zevkini yudumlamaktan mahrumdur."
Gazeteci Yazar Ahmet Tutan Alkan ise Türkiye'deki insanların kendi dilini müdafaa etmek konusunda kendi vatanında pısırıklaştırılarak sindirildiğini söyledi. Gerçekte Osmanlıca diye bir dil olmadığını, bu ifadenin Türkiye'deki bazı bilimadamları tarafından uydurulduğunu söyleyen Alkan, bunun aslında Türkçe olduğunu vurguladı. Osmanlıca'yı sadece sivil toplum kuruluşlarının öğretmesinin yeterli olmadığını belirten Alkan, "Bu hizmeti, bir noktadan sonra devletin üstlenmesi lazım. Bu bizim doğrudan kimliğimizle, varlığımızla ilgili. Türkçe 1920'li yıllarda en görkemli çağını yaşadı. Türkçe, asıl referans kaynaklarını kaybettiği için İngilizceleşiyor. Küçümsemek için söylemiyorum fakat bu dil fukaradır. Osmanlılar, 6 asır Türkçe'yi resmi lisan, devlet lisanı yaptılar. Bütün kayıtlarını Türkçe ile tuttular. Diplomatik münasebetleri Türkçe ile yönettiler. Ordu dili olarak Türkçe kullandılar. Arşiv dili, edebiyat dili, bilim dili, medresenin dili oldu. Osmanlı'nın en çok övündüğü zaferi, Türkçe'nin terkibine Arapça ve Farsça'yı katmış olmalarıdır" ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, protokol üyeleri tarafından kursiyerlere sertifikaları verildi.