Sivas'ta 'Çok Kültürlülük Zenginlik Mi Tehdit Mi? Konferansı
Sivas'ta Alevi Çalıştayları Genel Koordinatörü Necdet Subaşı ile öldürülen Ermeni gazeteci Hrant Dink'in Arkadaşları Grubu'ndan Garo Paylan'ın da katıldığı 'Çok Kültürlülük Zenginlik mi Tehdit mi?' isimli bir konferans verildi

Sivas Gençlik Derneği ile 3 H Hareketi tarafından Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu'nda organize edilen 'Çok Kültürlülük Zenginlik mi yoksa Tehdit mi?' isimli konferansa; Alevi Çalıştayları Genel Koordinatörü Necdet Subaşı, Star Gazetesi yazarı Hidayet Şefkatli, Hrant'ın Arkadaşları Grubu'ndan Ermeni Garo Paylan ve Radyo Shema'dan Soner Tufan katıldı.
Alevi Çalıştayları Genel Koordinatörü Necdet Subaşı, Alevilerin devletten beklentileri ve aidiyetleri konusundaki çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Diğer bir konuşmacı olan Star Gazetesi yazarı Hidayet Şefkatli ise, kendisinin bir Arnavut çocuğu olduğunu ve 'Aptal Arnavutlar' lafı ile büyüdüğünü belirterek Türkiye'de bir azınlık problemi olduğunu dile getirdi. Bu baskıların yıllarca kabullenilmediğini de dile getiren Şefkatli, annesinin yıllarca Arnavut olduğunu kabul etmediğini belirtti. Baskılar neticesinde birden fazla kimliğin ortaya çıktığını belirten Şefkatli, dindar kadın olmanın zorluklarından da bahsetti.
Hristiyan olduğunu söyleyen Radyo Shema çalışanı Soner Tufan ise, "3 yıl önce Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde katliam yapıldığında toplum karşı çıktı, bunu onaylamadığını ifade etti. Ama Türkiye'de 3 bin 500 civarında grubun bir tehdit olarak sunulması gerçekten içimi acıtıyor" şeklinde konuştu.
Hrant'ın Arkadaşları Grubu'ndan Ermeni Garo Paylan ise, konuşmasına öğrencilere 'Hayatında hiç Ermeni gören oldu mu?' sorusunu sorarak başladı. Daha sonra Sivas'taki Ermeni varlığından bahseden Paylan, 1915'te her beş kişiden dördünün, her beş evden bir tanesinin Ermeni olduğunu söyledi. Sivas'ta 200 kilise, 200 Ermeni okulu ve Ermeni hastaneleri olduğunu söyleyen Paylan, Ermenilerin bu topraklarda binlerce yıl kadim bir halk olarak yaşamını sürdürdüğünü söyledi. Paylan, Ermenilerin Osmanlı'yı sırtından
hançerlediği söylemlerine de katılmadığını belirterek kendilerinin dedeleri dahil yıllarca ayakkabıcılık yaptığını ve dedesini Osmanlı'yı sırtından hançerleyen birisi olarak tanımadığını ifade etti.
Paylan'ın bir öğrencinin, 'Sözde Ermeni Soykırımı iddiaları hakkında ne düşünüyorsunuz?' sorusuna cevabı ise, "Bu bir kayıptır. Bunu hep kelimelere sıkıştırdılar. Vay efendim soykırım diyenler devlet düşmanı sayıldı, katliam diyenler evet olmuştur veya teşhir diyenler daha makbul sayıldı. Tahtırevanlarla dahi bu ülkeden gönderilmiş olsaydı, yani ne biliyim güllerle, çiçeklerle hiç birinin kılına dokunulmamış olsa dahi binlerce insan köklerinden koparıldı. Gönüllü olarak kopmak ayrı bir şeydir. Ama giden
bir insan toprağından koparıldıktan sonra bunun adının ne konduğu önemli değil. Bunun adını varın siz koyun. Bu sizin meseleniz. Ermenilerin ne dediği önemli değil. Sizin vicdanınız ne diyorsa bunun adı odur" şeklinde oldu.
Bir öğrencinin üniversitelerde gündemde olan türban yasağı konusundaki düşüncelerini sorduğu Alevi Çalıştayları Genel Koordinatörü Necdet Subaşı, "İnsanların bireysel, kültürel tercihlere kota koyması, 'Senin için uygun olan budur' demesini hiçbir şekilde kabul edemeyiz. Diğer tarafta yıllardan beri kendi kültürüyle özdeşleşmiş bir insanın kendi kimliği ile ilişkin sınırlarla muhatap olması ayıptır" diye konuştu.
Soru cevap bölümü devam ederken kendisini Türk milliyetçisi olarak tanıtan bir öğrenci, "Türkiye Cumhuriyeti'nde herhangi bir köken hiç fark etmez herkes benim için aynıdır" dedi. Öğrenci, Garo Paylan'ın konferansta söylemiş olduğu, "Ülkede son düşman olarak Kürtler oluşturuldu" sözüne tepki göstererek, "Salonda birçok Kürt arkadaşımız var. Öyle olsaydı biz onlarla burada oturmak yerine, burada birbirimizi boğazlıyor olurduk" dedi.
