TİM Başkan Adayı Satıcı Açıklaması

'Biz Türkiye’nin dışa açılan kapısıyız. Bu kapıları sonuna kadar açacağız. Hem onların buraya gelmesi hem bizim oraya gitmemiz son derece gerekli. Biz Türkiye’nin uluslararası alanda gülen yüzü, lobisi olacağız' 'Turquality Projesi tamamen Kürşad Tüzmen’le baş başa vererek renginden, şeklinden logosuna kadar birlikte hazırladığımız ve ilk 50100 tanesinin altına imzamızı attığımız bir projeydi. Gelişti, büyüdü. Önümüzdeki dönemde çok daha hızlı gelişmesi gerekiyor'

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) başkan adayı Oğuz Satıcı, Türk iş dünyasının global iş ekosisteminden kopma gibi bir lüksünün bulunmadığını ifade ederek, “Biz Türkiye’nin dışa açılan kapısıyız. Bu kapıları sonuna kadar açacağız. Hem onların buraya gelmesi hem bizim oraya gitmemiz son derece gerekli. Biz Türkiye’nin uluslararası alanda gülen yüzü, lobisi olacağız.” dedi.

Satıcı, basın mensuplarıyla bir araya gelerek TİM başkanı seçilmesi halinde neler yapmayı planladığını sıraladı.

Satıcı, 2001 yılında yaşanan kriz döneminde TİM’in başına gelerek 2008 yılına kadar bu görevi sürdürdüğünü anımsatarak, "O dönemde en büyük sıkıntı Katma Değer Vergisi (KDV) iadelerinin alınamamasıydı, KDV oranlarıydı, enerji fiyatlarıydı. Özellikle iş güvenliğiyle ilgili büyük bir kakafoni vardı ortamda. Nasıl olacağı bilinmeyen bir kriz ortamında ortaya çıkmış şeyler vardı. Bunların temizlenmesinde aktif rol aldık." bilgilerini verdi.

Kendisinin 2008 yılından sonra yasal bir zorunluluk olmadığı halde görevi bir başkasına bıraktığını anlatan Satıcı, "Yorgundum ve kendini tekrarlar konuma gelmiştim ama şimdi dinlendim. Aradan geçen dönemde kendimi geliştirdim, yeni kanallar edindim. Şimdi bunları Türk ihracatçısına aktarmak istiyorum." ifadelerini kullandı.

TİM’in 2001 krizine 23 bin ihracatçıyla girdiğini hatırlatan Satıcı, kriz süresinde ihracatçı sayısının 13 bine gerilediğini söyledi.

- “Pazartesi hepimiz yeni bir Türkiye’ye uyandık”

Girişimci ihracatçıların artırılması için çalışmalar yaptıklarını belirten Satıcı, eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ile koordineli çalışmalarının neticesinde 26 milyar dolardan aldıkları ülke ihracatını 132 milyar dolara çıkarma başarısında rol aldıklarını kaydetti.

Satıcı şöyle konuştu:

"İnovasyon, tasarım, bu disiplinlerin gelişmesi için her alanda çalıştık. Tekstil ve hazır giyim sektöründe etkin olan tasarım işini bütün sektörlere yaygınlaştırdık. Markalaşma çalışması için çok gayret gösterdik. Turquality Projesi’ni hazırladık. Turquality Projesi tamamen Kürşad Tüzmen’le baş başa vererek renginden, şeklinden logosuna kadar birlikte hazırladığımız ve ilk 50-100 tanesinin altına imzamızı attığımız bir projeydi. Gelişti, büyüdü. Önümüzdeki dönemde çok daha hızlı gelişmesi gerekiyor. Turquality’nin artık devlet yardımları programının bir anahtarı gibi değil, markalaşmanın anahtarı gibi içinin, içeriğinin geliştirileceği bir yapıya dönmesi gerekiyor.

Başladığımız işleri bizden sonra gelen arkadaşlar da geliştirdi. Girişimcilikle ilgili, inovasyonlar ilgili, tasarımla ilgili pek çok çalışma yapıldı. pazartesi günü de hepimiz yeni bir Türkiye’ye uyandık. Yeni bir yapı olacak. Her şey yeniden kurulacak. Biz de ihracatımızı aynı noktadan, daha önce başladığımız gibi bürokratik engellerinin ortadan kaldırılması, uluslararası dünyaya uyum sağlaması, uluslararası pazarlara uyum sağlayabilmesi ve gelişebilmesi için birlikte çalışacağız. Bunun için yola çıktık."

- "Birçok yanlış anlaşılmayı doğru anlatacağız"

Satıcı, Türk iş dünyasının global iş ekosisteminden kopma gibi bir lüksünün bulunmadığını belirterek, "Biz Türkiye’nin dışa açılan kapısıyız. Bu kapıları sonuna kadar açacağız. Hem onların buraya gelmesi hem bizim oraya gitmemiz son derece gerekli. Biz Türkiye’nin uluslararası alanda gülen yüzü, lobisi olacağız. Buradaki birçok yanlış anlaşılmayı doğru anlatacağız." diye konuştu.

Türk ihracatçılarının küresel fındık plantasyonlarını engellemeye çalışmak yerine bu bölgelerde plantasyon sahibi olması gerektiğini söyleyen Satıcı, Türkiye’nin küresel pazarlarda elini güçlendiren fındık, kayısı, incir ve zeytin gibi ürünlerde özel çalışmalar yapacak girişimcileri destekleyeceklerini söyledi.

- “Şimdilik 3 kişi aday, cumartesi 3 kişi daha 'ben de adayım' diyerek çıkabilir”

TİM seçimlerinin 30 Haziran'da Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacağını hatırlatan Satıcı, seçimlere ilişkin şu bilgileri verdi:

"Yetmiş beş bin ihracatçı önce ihracatçı birliklerini seçti. İhracatçı birlikleri yönetimleri kendi içerisinden delegelerini seçti. Onlar sektör kurulunda onları temsil edecek sektör kurulu başkan ve başkan yardımcılarını seçti.

Şimdi 30 Haziran Cumartesi günü biz ilk önce TİM’in en önemli organı olan Sektör Konseyi’nde sektörleri temsil edecek arkadaşları seçeceğiz. Aslında şu anda herkesin adaylığı aday adaylığı. İlk önce orada seçilecek herkes. O 27 kişiden birisi olacaksın, o 27 kişi aday olabilir. Bu 27 kişi içerisinden şimdilik 3 kişi aday, cumartesi günü 3 kişi daha ‘ben de adayım’ diyerek çıkabilir."

Satıcı, bir soru üzerine Ege İhracatçılar Birliği’nin (EİB) bir başka adayı destekleyen açıklamalarından birliğin kendi delegeleri adına rahatsızlık verici bir durum olduğunu savundu.

Toplantıya, Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Üyesi Hikmet Tanrıverdi ve İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Gören de katıldı.
Kaynak: AA