Libya‘daki Karışıklık

Türk-Arap Ülkeleri İşadamları Derneği (TURAB) Genel Başkanı Doğan Narin, Türk işadamlarının Libya‘daki süreç nedeniyle başka ülkelere yoğunlaşabileceğini belirterek, "Çünkü bu ülkedeki sıkıntının ne zaman giderilebileceğini öngöremiyoruz” dedi.

Libya‘daki durumu değerlendiren Narin, Batılı güçlerin bir gecede aldığı karar ile Libya‘ya askeri müdahalede bulunulduğunu hatırlatarak, bu saldırı karşısında ülke içinde çok ciddi kopukluklar meydana geldiğini, işadamlarının hiç bir şey düşünemediğini söyledi. “Yaşama şansı kalmadı çünkü ülke bir kaos içerisinde” diyen Narin, Libya‘da yaşayan insanların ulaşım ve iletişim imkanlarının yok denecek düzeye geldiğini belirtti.

Fransa‘nın başını çekmiş olduğu Batılı üçlerin Libya‘ya yönelik askeri uygulamalarının çok doğru olmadığını ifade eden Narin, “Ülkedeki sıkıntıların askeri yolla giderilmeye çalışılması yerine, çözüm için Libya vatandaşlarının değişim yapmasına izin verilmelidir. Gereken değişimleri ülke vatandaşları belirlemeli ve hayata geçirmelidir. Bu nedenle yapılan askeri uygulamanın yanlış olduğu düşüncesindeyiz. Benzer askeri uygulamalar Afganistan ve Irak‘ta da yapıldı ve bu ülkeler hala demokrasiye adım atamadı. Bu askeri uygulamaların söz konusu ülkeleri daha da geriye attığı kanaatindeyim" diye konuştu.

Batılı güçlerin Türkiye ve Arap Birliği‘ni dinleyerek iş birliği yapması gerekirken, alelacele adeta yangından mal kaçırır gibi askeri uygulama yaptığını kaydeden Narin, "Buda Türk halkını ve Libyalı kardeşlerimizi üzdü. Askeri uygulamaların en kısa zamanda durdurulması gerekir. İşin ekonomik boyutuna baktığımızda ise şuan bu şartlarda iş adamları iş veya ekonomiyi düşünecek durumda değiller. Ülke artık bir kaos içerisinde. Hiçbir Türk yatırımcımız mevut şantiyelerinin ne durumda olduğunu dahi öğrenemiyor. Böyle devam eder ise Libya‘daki yatırımlarımız sıkıntı içerisine düşecektir” şeklinde konuştu.

TÜRK İŞADAMLARI BÖLGEDEKİ BAŞKA ÜLKELERE YOĞUNLAŞABİLİR

Türk işadamlarının Libya‘daki süreç nedeniyle başka ülkelere yoğunlaşabileceğinin de altını çizen Doğan Narin, “Çünkü bu ülkedeki sıkıntının ne zaman giderilebileceğini öngöremiyoruz” dedi. Katar‘ın şuan ön plana çıkan bir ülke olduğunu işaret eden Narin, olimpiyatların Katar‘da yapılacak olması nedeniyle ülkede çok ciddi yatırımların hayata geçtiğini işaret etti. Bu konuda hükümetin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın Türk işadamları ve müteahhitlerlerle birlikte defalarca Katar‘a giderek burada forumlara, toplantılara katıldığını hatırlatan Narin, şöyle devam etti; "Şuan Katar‘da çok ciddi işler alan müteahhit firmalarımız var. Bu gelişmeler doğrultusunda bölgede iş yapan işadamlarımız Libya‘daki işlerini bir süre askıya alıp, başka ülkelere gitme programı yapacaktır ki bu ülkeler; Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri olabilir. Irak zaten gündemde bir ülkedir ancak bu ülkelerdeki yatırımlar artabilir. Türk işadamları bu konuda en hızlı ve pratik şekilde diğer ülkelere yönelecektir. Ancak tabi Libya‘da da büyük kayıplar vereceğimiz bariz ortadadır. Bu kayıpların nasıl toparlanacağı zamanla ortaya çıkacaktır. Hükümetimizin bu konuyla ilgili destek çalışmaları sürmektedir ancak yetkililer durumu yakından izlemektedir. Umarız ki Libya‘da iş yapan başta müteahhitlerimiz hayatlarını devam ettirip, diğer ülkelerde çalışmalarını devam ettireceklerdir."

LİBYA‘YA KARIŞIKLIK SONRASI İLK GİDECEK İŞADAMLARI TÜRKLER OLACAKTIR

Libya‘daki durumun değiştirilmesi gerektiğini, durum değiştikten sonra da Libya‘ya ilk gidecek olan işadamlarının yine Türkler olacağını vurgulayan Narin, "Bizler bu gibi ülkelerde iş yapmaya alışkın ve iş yapabilecek kapasiteye sahip insanlarız, ancak ülkedeki askeri müdahale son verilmesi, insanlık kayıplarının önlenmesi gerekir. Batılı güçler Libya‘ya insanlık amacıyla değil tamamen doğal zenginlikler için gitmektedir. Türkiye ise duruma daha insancıl bakmaktadır. Kuzey Afrika‘nın alt noktalarına indiğimizde aç, sefil, temel yaşam ihtiyaçlarından mahrum milyonlarca insan varken, buralara kimse müdahale yapmamaktadır. Çünkü doğal zenginlikleri bulunmamaktadır. Ama nerede bir doğal zenginlik, nerede bir petrol kaynağı var ise nedense Batılı güçler buraya çok daha farklı bakıyor ve insanlık, demokrasi adı altında geldikleri bu ülkeleri işgal ediyorlar” dedi.

Kaynak: İHA