Berat`ın Yürek Yakan Dramı.

Van`da yaşanan deprem felaketinden yaralı olarak kurtulan Berat Ay, tedavi gördüğü hastane de annesini ve küçük kardeşini kaybettiğini bilmeden yaşadığı acıların yaralarını sarmaya çalışıyor.

Berat`ın Yürek Yakan Dramı.
Van`da yaşanan deprem felaketinin ardından her gün yürükleri dağlayan yeni bir insan hikayesi gün yüzüne çıkıyor. Trabzon`un Dernekpazarı İlçesi`nden olan ve yaklaşık 8 yıl önce çalışmak için Van`a giden Ay ailesinin ortanca oğlu Berat deprem enkazından sağ olarak kurtarılırken, anne Asiye ile evin en küçük oğlu Kadir Ay, onun kadar şanslı değildi

Erçiş`teki Şeker Fabrikası`na çalışmak için yaklaşık 8 yıl önce Van`a giden baba Yılmaz Ay, iki yıl önce ailesini yanına aldı. Evin en büyük oğlu vatani görevini ifa ederken, anne- baba ve iki kardeş Erçiş`te yaşıyordu. Geçtiğimiz hafta meydana gelen depremde baba Yılmaz Ay, işe gitmek için dışarıdaydı. Anne Asiye ile Berat ve evin kuçük oğlu Kadir, evde bulunuyordu. Deprem enkazından sağ olarak kurtulan 13 yaşındaki Berat, enkazından birkaç saat sonra yaralı olarak kurtulurken anne ve küçük kardeşinise cesetlerine ulaşılabildi. Bir süre Van`daki Hastanede tedavi edilen Berat Ay, daha sonra Trabzon`daki yakınlarının yanına getirilerek Yavuz Selim Kemik Hastalıkları Hastanesi`nde tedavi altına alındı. Annesi Asiye ile kardeşi (6) Kadir Ay ise Çaykara`da toprağa verildi. Yavuz Selim Kemik Hastanesi`nde tedavisi süren Berat`ın ise henüz anne ve kardeşinin ölümünden haberi yok. Yakınları ise pskolojik tedavi gören Berat`ın durumu öğrenmemesi için elinden geleni yaparken, anne ve küçük kardeşinin ölüm haberini nasıl vereceklerinikara kara düşünüyorlar

BERAT, "DEPREM GÜNÜ ÇOK TUHAF VE GARİP BİR GÜNDÜ" Aralık ayında 14. yaşına girecek olan Berat deprem gününün çok tuhaf ve garip olduğunu söyledi. Balkon da bulunan Trabzonspor bayrağını düzeltikden bir süre sonra sallanmaya başladıklarını hisettiğini belirten Berat, "Babam saat 3`te işe gidecekti ve dışarıdaydı. Babam hiçbir zaman evden şapkasını almadan çıkmazdı. O günü bana, `sakın evden çıkma` demişti. Bir ara babam beni aradı ve manavdan alışveriş yaptığını elindeki poşetleri almamı istedi. Bana, `ben bir saat sonra işe gideceğim` diyerek poşetleribana verdi. Babamdan poşetleri aldıktan sonra iki basamaklı bir merdiveni çıktıktan sonra demir kapıya çıkılıyordu. Ben hep o kapının önüne geldiğimde poşetleri bırakır zili çalardım, yine öyle yaptım ve annemi çağırdım. Bir kısmını ben aldım yukarıya çıktım, küçük kardeşim bana, `abi geldin mi deyince ben de ona, `evet geldim, sen git ödevini yap` dedim. Ben de L şeklindeki balkonumuza çıkıp oraya astığım Trabzonspor bayrağını düzelttim, orada biraz yürüdükten sonra adımımı içeriye atar atmaz sallanmayabaşladığımızı hissettim. Bir anda gelince şaşırdım ve ayaklarımı bağdaş kurarak yere oturdum. Askılık yere düşüyor, kapılar birbirine çarpıyor, kartonpiyerler çatır çatır çatlıyor. O sırada çok acaip gürültüler oluyordu. Ben bir anda `ne oluyor` diye bağırırken üzerime kumların döküldüğünü hissettim. Uyanıp gözlerimi açtığımda başımın ağrıdığını ayağımı da hissetmediğimi fark ettim. Sol elimi oynatabiliyordum ve etrafımda ne varsa aşağıya doğru atıyordum. Bir ara bir büyükçe bir kartona değdi elim vevurmaya başladım. Ancak sağ elimi kullanamıyordum. Çok garip bir duyguydu. Ne ileri ne geri gidebiliyordum. Çatıda yürüyen insanlar beni duymuyordu." BABAM RUMCA AĞIT DOĞULULAR KÜRTÇE AĞIT YAKIYORDU Babamın ağıtlarını duyuyordum, `Ey gidi dünya, yıkıldı dünya, ey gidi. İki oğlum vardı` dediğini duyuyordum. Babam benim ve annemin adıyla bağırıyordu. Aynı yerden Doğu kökenli komşularımız da Kürtçe ağıtlarla `ey gidi yıkıldı dünya` diye bağırıyorlardı. O karmaşanın içinde tırnağım kadar bir ışığı fark edince imdat abi ben buradayım diye var gücümle bağırınca çatıda yürüyen bir abi beni duydu. O abiyi Allah gönderdi. Allah`tan beni duydular `Koçum sakin ol, nefes alabiliyor musun? diye bana sordular.Bende alabildiğimi ve ismimi söyledim. Babama yalvarıyordum, `çok korkuyorum burası çok karanlık kurtarın beni` dedim. Babam da `Allah`ını seven gelsin` diye bağırınca herkes gelip yardım etti ve beni çıkardılar. Daha sonra da babam beni ambulansla Van`a hastaneye gönderdi kendisi de kardeşimle annemi aramaya devam etti" ifadesini kullandı.
Kaynak: İHA