Avrupa'da Kılıçdaroğlu izleri

Göreve gelir gelmez Ankara'daki AB büyükelçileriyle görüşen Kılıçdaroğlu, anayasa referandumunun ardından Avrupa turuna çıktı.

Göreve gelir gelmez Ankara'daki AB büyükelçileriyle görüşen Kılıçdaroğlu, anayasa referandumunun ardından Avrupa turuna çıktı.


ANKARA - Kılıçdaroğlu’nun ilk durağı Brüksel’di. Muhataplarına referandumla kabul edilen anayasa değişikliklerinin ‘demokratik olmadığını’ söyleyen Kılıçdaroğlu ne AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle’yi ne de Avrupa Sosyalist Partisi (PES) Başkanı Poul Nyrup Rasmussen’i ikna edebildi. Rasmussen de Füle ile aynı görüşteydi: Anayasa paketiyle Türkiye ilerleme sağladı.
Kılıçdaroğlu Brüksel’de en önemli mesajlarından birini “Türkiye’yi AB’ye taşımaya büyük önem veriyoruz. Türkiye’nin de içinde olduğu güzel bir Avrupa’yı beraber kuracağız” diyerek verdi. Avrupalı sosyal demokratlarla bozulan ilişkileri onarmak istediğini muhataplarına anlatan Kılıçdaroğlu’nun bu konudaki tavrı ikna edici bulundu. PES Başkanı Rasmussen, Kılıçdaroğlu’nun ‘umut’ verdiğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, Brüksel’den Türkiye’ye döndükten bir gün sonra Almanya’nın başkenti Berlin’e gitti ve Avrupalı sosyal demokratlara CHP’nin bundan sonra izleyeceği çizginin kendilerininkiyle paralellik taşıyacağı mesajını da verdi. Berlin’de Sosyaldemokrat Halk Dernekleri Federasyonu’nu (HDF) ziyaretinde Türkiye’deki insan hakları ihlallerine dikkat çeken CHP lideri bu ihallere karşı sessiz kalmamasını istedi.
Başta Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve diğer Avrupalı sosyal demokratlar ile Sosyalist Enternasyonal toplantılarında ortaya çıkan buzları eritmek istediğini de anlatan Kılıçdaroğlu, SPD üyesi ve AP Sosyalist Grubu Başkanı Martin Schulz’la görüşmesinden sonra, “Bundan sonra iki ülkenin sosyal demokrat partileri olarak bir araya gelerek daha iyi bir işbirliği gerçekleştireceğiz” sözleriyle Ankara’daki CHP Genel Merkezi’nin kapılarını Avrupalı sosyal demokratlara açtı. Avrupalı sosyal demok-ratlarla AB yetkililerinin Kılıçdaroğlu’ndan edindiği izlenimler özetle şöyle:
- Kılıçdaroğlu sosyal demokrat vizyonuyla ulusalcı, laik unsurların dışına çıkarak, insan haklarını, demokrasiyi, hukuku öne çıkaran halkçı bir CHP vaat ediyor.
- Yeni CHP lideri umut veriyor ancak, parti tabanındaki baskılar ve alışkanlıklar nedeniyle zorlanabilir.
- Kılıçdaroğlu, eski yönetimin aksine AB ile ilişkilere daha çok önem veriyor. Bu nedenle AB’nin istediği reformlar konusunda hükümetle işbirliği yapabilir.
- Kılıçdaroğlu CHP’si Avrupalı sosyal demokratlarla ortak hareket içinde olmak istiyor. Bu nedenle başta Alman SPD Başkanı Gabriel, Kılıçdaroğlu’nun ziyareti sırasında CHP ve SPD arasında yeni bir sayfa açıldığını söyledi Gabriel’in bu tespitleri Avrupa’daki CHP algısının değişmeye başladığının ilk önemli işareti oldu. Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth da Kılıçdaroğlu’nu “Muhalefet için ümit dolu yeni bir başlangıç olarak” niteledi.
- Avrupalılara göre, Kılıçdaroğlu en büyük sıkıntıyı CHP’nin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkileri ve Kıbrıs sorunu konusunda yaşayacak. Kılıçdaroğlu’nun verdiği mesajlar bu endişeyi azaltmadı.