Ateş Çemberi Ve Çok Şerefliler

Türker Akıncı

Türker Akıncı

Afrin, Cerablus, Kobane…

Hemen yanı başımız. Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfamızın karşısındaki Suriye kasabaları.

Her biri farklı güçlerin elinde… Muhalifler, IŞİD ve PYD…

Ve aslında bu üç yerleşim yeri önümüzdeki günlerde en temel meselelerimiz olacak. IŞİD'e karşı güvenli bölge için düğmeye basıldı. 110 km'lik
güvenli alan Karkamış'ın 750 metre karşısından Cerablus'tan başlıyor. Cerablus şu anda IŞİD'in elinde. Çok kısa bir süre önce Karkamış'taydım. Halk tedirgin. Bizim bulunduğumuz noktadan IŞİD'li keskin nişancıları çok rahat seyrettik. İddiaya göre IŞİD o kente yığınak yapıyor. İncirlik üssüne de Amerikan uçakları geldiğine göre olayların başlaması an meselesi. Hedeflenen Türkmen ve cihat ordularıyla alanı temizlemek. Ama bu o kadar kolay mı? Hiç zannetmiyorum. Afrin'e kadar olan alanda kara harekatı olacak ama bu aynı zamanda başımızı çok ağrıtacak.

Cerablus'un batısı sadece 2 km yanıysa PYD kontrolünde. Ve zaman zaman iki güç birbirine taciz ateşi açıyor. Eğer PYD'nin olduğu alana çok yaklaşılırsa farklı senaryolar ortaya çıkabilir. Kabul edelim ya da etmeyelim Kobane'de PYD ve Peşmerge kendilerince “Çanakkale” gibi bir tarih yazdı. Daha doğrusu bu tarih birileri tarafından yazdırıldı. Ama Kobane ve Cerablus'a kadar olan bölüm onlar için artık kutsal bir hale geldi. Yani demem odur ki Suriye'ye düşecek en ufak ateş bölgenin iki,üç hatta dört gücünü karşı karşıya getirebilir.


Bunlar bir taraftan yaşanırken diğer taraftan IŞİD'e terör örgütü diyenler PKK'ya methiyeler düzüyor. İki polisimizi uykudayken katleden PKK alışık olmadığımız farklı bir PKK aslında. Çözüm sürecinde çekiliyoruz diyerek bence PKK şehir yapılanmasını tamamladı. Bildiğimiz PKK gider saldırır şovunu yapar. Ama uykuda olan polisimizi şehit etmenin daha profesyonel bir kadro tarafından yapıldığı açık. İşte burada devreye KCK giriyor. Çünkü KCK birçok noktada dağ kadrosuna artık ihtiyaç duymuyor. Şehirde yetişmiş hazır tetikte bekleyen militanları var. Bilgiler de PARALEL'den gelince işleri kolaylaşıyor tabi ki. Ceylanpınar'da polisimizi şehit ettikleri gün vatandaşlarla konuşma imkanı buldum. 26 yaşında Coğrafya öğretmeni bir gençle tanıştım. Bana söyledikleri tüylerimi diken diken yaptı. Öğrencilerine ışık olması gereken genç adam elime silah alıp o polisleri keşke ben öldürseydim dedi. İşte size PKK'nın bölgedeki etkisini en iyi anlatan sözler.

Aslında sürecin buraya gelmesinde Paralel yapının da çok büyük etkisi var. KCK operasyonlarıyla başlayan süreçte çok sayıda Mit mensubu mahkemelerce deşifre edildi. PKK'dan alınan haber kaynakları kesilmeye çalışıldı. Amaç güya çözüm sürecine karşı çıkmaktı. O gün PKK'ya ağzına geleni söyleyenler bugün PKK övücüsü oldu. O gün Şefkat Tepe üzerinden çözüm sürecine sallayanlar bugün çözüm sürecine geri dönelim demeye başladı. O gün her pazartesi köşelerinden HDP'ye sövenler bugün Biji Demirtaş diye haykırır oldu.

Dört beş paragrafta Türkiye'nin başındaki belaları saydım. Recep Tayyip Erdoğan nefreti en zıt kutupları bile bir araya getirdi. Millet severliği unutanlar savaşı hükümetin başlattığını alenen söyler oldu. Bu dönem tam da vatanseverlerin ve vatanını sevmeyenlerin belirgin bir şekilde görüldüğü dönem. O yüzden tek yapmanız gereken arkanıza yaslanıp elindeki viskisiyle yorum yapan “çok şereflileri” izlemek.