
Türkiye Kamu-Sen Adana İl Temsilciliğinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Kamu-Sen İl Temsilcisi Kamil Köse, "Gençler, kendiliğinden oluşturdukları milli duyguyla ellerinde Türk bayrakları, vatan-bayrak ve şehitlerle ilgili sloganlarıyla Ata`sının hitabına uymuştur. Bayrağını, Cumhuriyetini, şehidini ve vatanını muhafaza ve müdafaa ederek, milli bir tepki oluşturmuşlardır. Peki bu milli tepki kimleri rahatsız etti? Milli duygu ve heyecan sadece okul sıralarında mı verilir? Bu gençlerin ellerinde polise ve askere atılan taşlar mı var? Yoksa bu gençler asker ve polise molotof mu attı? Eli Türk bayrağı tutan gençlere ceza mı verilmek isteniyor?" diye sordu."EYLEMİ OKUL YÖNETİCİSİ VE ÖĞRETMENLER ORGANİZE ETMEDİ"İlçe milli eğitim müdürlükleri eliyle yürütülen uygulamanın `talihsiz bir girişim` olduğu yorumunda bulunan Köse, "Gençlerin, kontrolsüz hareketle provokeye gelebilecekleri gerekçesiyle yapılan bu soruşturma, bir sindirme hareketi mi? Okul yöneticisi veya öğretmenlerin organize etmediği, kendiliğinden oluşan milli direnci kırmak ve milli duyguları köreltmek adına mı böylesi bir uygulama yapılıyor? Bu sorulara verilecek yanıtı, Yüce Türk milletinin takdirine bırakıyoruz" ifadesini kullandı.Türk Eğitim-Sen Adana 1 Nolu Şube İbrahim Sezer ise, ardı ardına yaşanan terör saldırılarına toplumun tüm kesimlerinden tepkiler yükseldiğini, insanların kendi özgür iradeleriyle ellerine ay-yıldızlı Türk bayrağını alıp sokaklara döküldüğünü ve Türkiye`nin sahipsiz olmadığını haykırdığını anlattı."NEDEN ÖĞRENCİLER ÜZERİNDE BASKI VE YILDIRMA POLİTİKASI İZLENDİ?"20 Ekim`de on binlerce öğrencinin, hiç kimsenin etkisinde kalmadan, tamamen kendi iradeleriyle ellerine Türk bayrağı alıp, kilometrelerce yolu hep birlikte yürüyerek Sabancı Merkez Cami`ne geldiğini ve burada Şehit Koray Özer`in cenaze törenine katılmak istediğini hatırlatan Sezer, ancak öğrencilerin cenaze törenine katılmalarının engellendiğini öne sürdü. Sezer, "Bu öğrenciler, cami avlusuna neden alınmadı? Öğrencilerin arasına girerek; `Canlı bomba ihbarı aldık, yürümeyin ve dağılın` diyen güvenlik görevlileri oldu mu? Şayet olduysa vatan ve bayrak sevgisinin ifade edildiği bu yürüyüşte öğrencilerin güvenliğini sağlamak yerine, neden baskı unsuru ve yıldırma ifadeleri içeren cümleler kuruldu?" dedi."EĞER BİR SORUŞTURMA VARSA BUNA TEPKİMİZ SERT OLUR"21 Ekim Cuma günü ilçe milli Eğitim müdürlüklerince; 19-21 Ekim 2011 tarihleri arasında okula gelmeyen öğrencilerin isim listeleri oluşturduğunu iddia eden Sezer, konuşmasını da şöyle sürdürdü;"İsim listeleri ve bu listede yer alan öğrenciler hakkında ne gibi işlemlerin yapıldığı Valilik Makamı tarafından okullara sorulması istendi mi? Şayet böyle bir durum varsa belirtilen tarihlerde okula gelmeyen öğrenciler hakkında devamsızlık dışında herhangi bir işlem yapılacak mı? İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri`nden istenilen bu bilgiyi `İLSİS` üzerinden bir buton kullanılarak ulaşılabileceği bilinmiyor mu? Şayet, yürüyüşe katılan öğrenciler hakkında herhangi bir işlem yapılacak olursa, Türk Eğitim Sen olarak, tepkimizi en şiddetli şekilde ortaya koyacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Dün ne söyledik ve yaptıysak, bugün ve yarın da onu söyleyip yapacağız. İnandığımız milli ve manevi değerlerden, mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz."