AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çarpıcı açıklamalarda bulunuyor...
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek saat 19.30'da başlayan Sürmanşet programında çarpıcı açıklamalarda bulunuyor.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in konuşmalarından satır başları:
ÖZGÜR ÖZEL'DEN, BURCU KÖKSAL'A 'KOCANI BOŞA' TAVSİYESİ
'Partimizden bir açıklama olmadığı süreç içerisinde, bizim bir açıklama yapmamız zaten bu noktada uygun düşmez. Bu konudaki en yetkili biliyorsunuz ismimiz tabii ki saygıdeğer cumhurbaşkanımız ve partimizin bir sözcüsü var Sayın Ömer Çelik. Ondan gelecek haberleri, onlardan gelecek olan haberleri beklemek gerekir diye düşünüyorum.
Özgür Özel'i de böyle bir adam yerine koymama durumları var. Yani genelde telefonlarını da açmıyor kimse. En son zannediyorum Mesut Özarslan'da telefonlarını açmıyordu. Ona da herhalde küfürlü mesajlar attı diye hatırlıyorum. Yani sürekli olarak kendisi arıyor ve kişilere de ulaşamıyor gibi bir durumda var. Demek ki genel başkan ağırlığını taşıyamıyor. Bu konuda kendi belediye başkanların üstünde bu anlamda da bir ağırlığı yok. Yönetemediği de açık olarak ortada zaten.'
'Bu çok terbiyesizce bir tabir. 'Sen, kocanı boşa biz senin arkanda dururuz.' Bir insanın eşiyle boşanıp boşanmaması noktasında karar merciini Özgür Özel veremez. Aile içi bir meseledir. Aralarındaki bir meseleyle ilgili olarak ki böyle bir konuyla ilgili kamuoyuna yansımış en ufak bir şey yok. Tamamen Özgür Özel'in söylediği bir kelime. 'Eşinden sen boşan biz senin arkanda dururuz.' Bu hakikaten bir insana söylenebilecek çok ağır bir tabir. Bu tabirin üstüne, kendisine ne dese karşı taraf herhalde hakkıdır. Yani benim kendi eşimle olan veya eşimin benimle olan bir durumu ile ilgili, siz dışarıdan kalkıp da bu konuyla alakalı böyle gayri ahlaki, terbiye dışı bir yorum yapamazsınız. Bunu hiç doğru bulmuyorum. Birisi partinizden ayrılabilir veya başka bir durum cereyan edebilir, ancak siz kalkıp da bu konularla ilgili bir yorum, bu açıdan yapmanız doğru değildir. Ya sen Özkan Yalım'ın sevgililerinin, kamu kurumlarına, belediyelere yerleştirildiği ile ilgili laf etmeyeceksin, kalkacaksın kimin boşanıp kimin boşanmayacağı noktasında, bu noktada da ahkam kesmeye kalkacaksın. Peki sen, bu kişiler hakkında bugüne kadar ne söyledin? Hiç bir kelime söylemedin. Şimdi kalkıp da böyle gayri ahlaki konuşmaları doğru bulmuyorum. İki kişinin arasındaki olan bir meseleyi, kamuoyunun da ilgilendirdiğini düşünmüyorum.'
ÖZGÜR ÖZEL'DEN SAHA 2026 ZİYARETİ
'Türkiye'nin gerçekten hakikaten gurur kaynağı olabilecek savunma sanayinde ilerlemeler sarf ediliyor, kaydediliyor. Bu noktada hakikaten gururluyuz. Ülkemizin bu noktada çok daha güçlü atılımları yapmaya devam edeceğinden şüphem yok. Çünkü bu ülkenin başında saygıdeğer cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var. Onun liderliğinde Allah'ın izniyle bu yatırımlar devam edecek. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi olmuş olsa heykele yatırım yapardı veya bu tür işlerde adını anardık onların. Ama saygıdeğer cumhurbaşkanımızın liderliğinde görüyorsunuz Türkiye, savunma sanayinde müthiş bir ilerleme kaydediyor.'
'Fuara Özgür Özel de katılmış zannediyorum. Aslında balıkların füzelerden dolayı korktuğunu söyleyen Özgür Özel'den, gelip canlı olarak görerek, oradaki füzeye dokunarak bunun yerli bir füze olduğunu gördüğündeki sevincini görüyoruz. Aslında bu bizi mutlu ediyor. Niye? Ben bir muhalefet partisi liderinin gelip burada bu şekilde füzeye dokunmasını, bu yerli yatırımın, yerli mühendisler tarafından yapılan savunma sanayi ile ilgili bu gelişmeleri görmesi ve bunu söylemesi aslında bizleri mutlu eden bir durum. Bakın efendim muhalefetin her dediğini eleştiren değil... Bakın iktidarın yaptığı bu muazzam ilerlemeyi Özgür Özel'in gelip gözüyle görüp eliyle dokunup orada hissetmesi hakikaten aslında güzel bir şey. Niye? Çünkü bu füzeler AK Parti'nin füzeleri değil. Türkiye Cumhuriyeti'nin füzeleri. CHP'lisinin de AK Partilisinin de MHP'lisinin de tüm siyasi partideki bu ülkedeki yaşayan tüm vatandaşlarımızın güvenliği için üretilen şeyler. O yüzden bu noktada hakikaten ben Özgür Özel'in gelip bu şekilde füzeye dokunmasını, burada bununla da alakalı olarak konuşma yapmasını hakikaten önemsiyorum. Çünkü bunların olması gerekiyor. Daha çok gelsin, daha çok dokunsun, daha çok hakikaten bu noktada Türk savunma sanayinin hangi noktada olduğunu görsün diyorum.'
YENİ FÜZE İSRAİL'İN GÖZÜNÜ KORKUTTU
'Efendim aslında burada hakikaten çok önemli bir durum da var. 'İstikbal göklerdedir' diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün imzasının üzerinde olan bir füzeden bahsediyoruz. Maalesef yıllarca Cumhuriyet Halk Partisi, sadece bardakların üstüne Mustafa Kemal'in imzasını atarak onu andıklarını düşündüler. Halbuki Mustafa Kemal'i anlamak veya onunla ilgili noktalarda bir şeyler yapmak tam tersine, işte bu şekilde 'İstikbal göklerdedir' mantığında, bir füzenin üstünde imzasının olması bana göre bir bardaktaki imzasından çok çok daha anlam ifade ediyor. Tabii burada şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Saygıdeğer cumhurbaşkanımız, ülkemizdeki savunma sanayi ile ilgili gelişmelerde her şeyin en iyisi olsun istiyor. En son teknoloji kullanılsın istiyor. Bizim dünyayı takip ettiğimiz değil, dünyanın teknolojide bizi takip edebileceği noktaya getirmeye çalışıyor.'
'Kendi yazılımlarını kendisi yapan, üreten, kendi üreten, yerlilik oranı %90'ların üstüne çıkaran bir savunma sanayinden bahsediyoruz. Ve bunun baş mimarı saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Şimdi böyle bir durumdan dolayı tabii dünyadaki, özellikle mazlum halklara zulmeden, çocukları, kadınları, yaşlıları katleden ülkelerin, bizim bu şekilde bir savunma sanayine sahip olmamızdan dolayı korkmaları gayet doğal. Elhamdülillah. İnşallah bundan sonraki süreçte Türkiye çok daha güçlenerek gidecek.'
'SGK döneminde kendi tuvaletlerini dahi yıkayamayan, hastane tuvaletlerini yıkayamayan bir ülkeden, bugün kendi füzelerini yapan ve bundan dolayı da dünyadaki bazı ülkelere korku salan bir ülke haline geldik.'
ÖZEL'İN ARACINI UŞAK BELEDİYESİ'NİN KASASINDAN YAPTIRMIŞLAR!
'Şimdi Özkan Yalım, 'Ben kamu ve kaynaklarını kullandığım için özür diliyorum. Bundan dolayı pişmanım. Evet, sevgililerimi işe aldım. Bu bir hataydı. Özel hayatımla diyor bunu karıştırmamam gerekiyordu. Aslında ben daha önce istifa etmiştim ama sonra beni partiden ihraç etme gibi bir noktaya geldiler. Aslında ben istifamı vermiştim.' diyor kendi ifadesinde okuduğumuz kadarıyla. Ama beni burada başka şeyler daha fazla ilgilendiriyor. Özkan Yalım'ın kendisinin pişman olup özür dilemesinden ziyade, mesela Özgür Özel'in bugün bindiği arabayı VİP arabaya döndürmek için belediye bütçesinden para harcadığını anlatıyor. Belediyeden karşılandı. Yani belediye bütçesinden alıyorlar, Özgür Özel'in bineceği VİP aracın içini yapıyorlar. Burada böyle bir rezilliğe imza atıldıktan sonra, Özgür Özel'in utanmadan çıkıp 'Ya arkadaş devletin bir cebinden başka bir cebine girmiş. Ne var ki bunda?' diyebilecek kadar pişkince cevap vermesi aslında işin en rezil kısmı.'
'Peki şunu soruyorum. Uşak Belediyesi'nin, bunun parasını ödedikten sonra, Özgür Özel'in çıkıp 'Ya biz de zaten hazineden para alıyoruz. Ha bunu Uşak Belediyesi ödemiş ha bizim partimiz ödemiş ne farkı var' dercesine saçma sapan bir açıklama yapmasını Allah aşkına bu aziz milletimiz doğru buluyor mu? O zaman AK Parti'nin bütün belediyeleri, AK Parti genel merkezinin bütün ihtiyaçlarını karşıladıkları zaman, bu gayet doğal mı olacak veya başka siyasi partilerin? O zaman bizim şunu sormamız lazım. Hazineden niye para alıyorsunuz siz Cumhuriyet Halk Partisi olarak? Uşak'ta vergi veren vatandaşlarımız, senin VİP arabanın içinin dizaynını yapmak zorunda mı Özgür Özel? Bunun ahlaksızlık olduğunu, bunun terbiyesizlik olduğunu, vatandaşa bir ihanet olduğunu nasıl görmemezlikten geliyorsunuz? 'Burada bir kamu zararı varsa ben bunu ödemeye razıyım. Yanlış yaptım.' diyen Özkan Yalım'a rağmen sen hala kalkıp bu işin neyini savunuyorsun Allah aşkına?'
GÖKHAN BÖCEK, CHP'DEKİ RÜŞVET ÇARKINI DEŞİFRE ETTİ!
'Resmen, bir belediye başkanlığı için borsa oluşturmuşlar. İnanılır gibi değil. Bunu ben demiyorum. Bu iddiaların hepsi Cumhuriyet Halk Partili, Gökhan Böcek'e, Muhittin Böcek'e, Zuhal Böcek'e, onlara ait. Biz Cumhuriyet Halk Partililerin kendi anlattıklarını, bu akşam burada konuşuyoruz. Şimdi diyor ki Gökhan Böcek ifadesinde, 'Akşam telefonum çaldı. Bir WhatsApp'tı ya da FaceTime'dı. Beni, Veli Ağbaba aradı. Dedi ki, '1 milyon euro para al gel merkeze getir' dedi. Ben de bu paraları bulabilmek için gitti,m ismini bilmediğim iş adamlarından ama hatrının geçen kişilerden kimini 100 euro'luk banklotlar, kimini 500 euro'luk banklotlar, kimini de 200 euro'luk paraları toparladım. Bunları çantaya koydum. Bir siyah sırt çantam vardı. İçine de bir iPad koydum. Ankara'ya geldiö. Ankara'ya geldim.' diyor. Gelirken yanında eşi de onunla birlikte ona refakat ediyor. Eşlik etmiş. Eşi de ifadesinde diyor ki 'Gökhan, babasının belediye başkanlığı adaylığı için genel merkeze para vermeye gideceğini söyledi. Ben de onunla birlikte Ankara'ya gittim.' diyor. İniyorlar beraber uçaktan ve otele gidiyorlar. Otelden eşi, Gökhan Böcek'i alıyor ve genel merkeze götürüyor. Genel merkeze o siyah çantayla giriyor. Yukarı kata çıkıyor. 6, kata ve telefonla oradaki gördüğü şahsa diyor ki 'Aşağıda bir kayıt almıyorlar. Yukarı çıkarken sormuyorlar.' Niye? Adamın çanta dolu. 1 milyon euro var. 53 milyon para var. Kimin parası olduğu belli olmayan bir paradan bahsediyoruz. Kaynağın ne olduğunu bilmiyoruz ki şunu söyleyeceğim... Siz 1 milyon euro parayı, 53 milyon, 55 milyon parayı belediye başkanlığı adaylığı için bir yere veriyorsanız bu parayı tekrar çıkartmak için kimden rüşvet alacaksınız? Babanın hayrına mı verdin kardeşim bu parayı? 5 yıl boyunca senin babanın aldığı maaş bu paraya eş değer mi? Değil. Niye veriyorsun o zaman sen bu parayı? Demek ki orada birer vurgun da siz yapacaktınız. İşin doğrusunu konuşalım.'
'Peki Veli Ağbaba bu parayı ne adına alıyor? Onu da sormak istiyorum. Şimdi Cumhurbaşkanlığı seçimi oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızla ilgili olarak ne oldu? Açık olarak hesaplardan tüm Türkiye'de bağış yapabiliyordunuz değil mi? Bağış yapıyorsunuz saygıdeğer cumhurbaşkanımıza istediğiniz gibi bağışınızı yapabilirsiniz. Onun da bir limiti var, üst sınırı var ama resmi. Siz bir yere, bir partiye de bağış yapabilirsiniz ama resmi. Sen niye gayrimi olarak Gökhan Böcek'ten bu parayı istedin? Bakın ilk başta istediği paranın karşılığı 900 bin euro'ya tekabül ediyor. Arıyor diyor ki Veli Ağbaba'ya, 'Başkanım, 900 bin euro bu paraya tekabül ediyor. Topladım.' diyor. Veli Ağbaba da 'Yok olmaz. 1 milyon euroya tamamla' diyor. 'Yetmez' diyor. Bunu ben demiyorum. Gökhan Böcek diyor.'
