"Her Çocuk Başarır Projesi" Tanıtıldı
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, ‘Her Çocuk Başarır Projesi‘ ile çocuklara inandıklarını, güvendiklerini çok güçlü bir şekilde ortaya koyduklarını belirterek, "İstiyoruz ki çocuklarımız, sosyo-ekonomik şartlardan bağımsız olarak eğitim hizmetlerinden eşit olarak yararlansınlar" dedi.
Bakan Çubukçu, Rixos Otel‘de düzenlenen ‘Her Çocuk Başarır Projesi‘ tanıtım toplantısına katıldı. Bakan Çubukçu, toplantıya kırmızı bir döpiyesle katılırken, çok sayıda Milli Eğitim mensubunun da kırmızı kıyafetler ve erkeklerin de kırmızı kravat tercih etmeleri dikkat çekti.
Burada bir konuşma yapan Bakan Çubukçu, ‘Her Çocuk Başarır Projesi‘nin, akranlarından geride kalmış, yaftalanmış veya başarısız olduğu düşünülen ve eğitimde sorun yaşayan çocukların, bir anlamda yitirdikleri güveni ve başaracaklarına yönelik inançlarını yeniden yeşertmek için başlatıldığını söyledi. Çubukçu, "Böylelikle çocuklarımız eksik öğrenmelerini tamamlayacak ve başarılı olacaklarına dair inancı yeniden kazanacaklardır. Böylece akranlarıyla daha eşit koşullarda eğitimlerini sürdürecekler" diye
konuştu.
Bakan Çubukçu, ergenlik sorunlar, kötü alışkanlıkları, ailevi sebepler, beslenme yetersizlikleri, ekonomik nedenler gibi birçok faktörle ilişkili olan eğitimdeki başarının, her çocuğun öğretim hayatından kopmadan başarmak için bu proje ile ikinci bir şans bulacaklarını söyledi. Çubukçu, "Gelecekte iş hayatında, aile hayatında, sosyal hayatta mutlu bireyler yetiştirmek, bizim için en önemli görev ve en çok da onlara verdiğimiz emek, sevgi ve ihtimamla doğrudan orantılı. Şurası bir gerçek ki, biz kendi
gücümüze inanmadıkça, kendimize güven duymadıkça hayatın hiçbir alanında başarılı ve mutlu olmamız mümkün değil. İnanmak başarmanın yarısı ve bu anlamda biz bu projeyle çocuklarımıza inandığımızı, güvendiğimizi çok güçlü bir şekilde ortaya koyuyoruz. İstiyoruz ki çocuklarımız, sosya-ekonomik şartlardan bağımsız olarak eğitim hizmetlerinden eşit olarak yararlansınlar" diye konuştu.
Son 8 yılda eğitim alanında özellikle sosyo-ekonomik alt gelir grubuna ait çocukların desteklenmesi adına çok uygulamalar yapıldığını belirten Çubukçu, bütçenin artırıldığını, alt yapının güçlendirildiğini, bursluluk sayısının ve burs miktarını artırıldığını, teknolojinin kullanımının yaygınlaştığını anlattı.
Bakan Çubukçu, proje ile öncelikle ilk ve orta öğretimde bazı çocukların neden başaramadığına odaklanılacağını belirterek, "Yani hangi çocuklarımızın hangi düzeyde yeterliliği olduğunu ve nasıl takviye edilmesi gerektiğine odaklanacağız" dedi.
Eğitimin toplumda eşitleyici en önemli faktör olduğunu ifade eden Çubukçu, şunları söyledi:
"Dolayısıyla çocuklarımızın bir kısmı, diyelim ki yüzde 10 dahi de olsa, olağanüstü de öğrense, toplumun yüzde 90‘ı yeterli düzeyin altında bir öğrenme söz konusuysa bu toplum gelişmiş bir toplum, kalkınmış bir toplum olamaz. Odaklandığımız konu bu açıdan son derece önemli. Biz bu projeyle yeterliliklerini de tespit edeceğiz. Ülkemizde genel yeterliliklerine baktığımızda bir takım sınav sonuçları ölçme değerlendirmeye konu oluyor. Oysa ki, çocuklarımızın neyi hangi düzeyde öğrendiğinin de bizim
tarafımızdan bilinmesi en azından bundan sonraki dönemlerde o öğrenme yöntemleri üzerinde tekrar tekrar düşünmemizi sağlayacak. Dolayısıysa biz bu yeterliliklerle ilgili durumu tespit ettikten sonra gerçekten desteklenmesi gereken çocuklarımıza özel bir program uygulayacağız. Bununla her çocuğumuzun eğitimden eşit faydalanmasını ortaya koymuş olacağız. Her çocuğun birer değer, birey olduğundan hareketle gerçekten başarısızlığa etki eden faktörlere de bakacağız."
Kaynak: İHA
Burada bir konuşma yapan Bakan Çubukçu, ‘Her Çocuk Başarır Projesi‘nin, akranlarından geride kalmış, yaftalanmış veya başarısız olduğu düşünülen ve eğitimde sorun yaşayan çocukların, bir anlamda yitirdikleri güveni ve başaracaklarına yönelik inançlarını yeniden yeşertmek için başlatıldığını söyledi. Çubukçu, "Böylelikle çocuklarımız eksik öğrenmelerini tamamlayacak ve başarılı olacaklarına dair inancı yeniden kazanacaklardır. Böylece akranlarıyla daha eşit koşullarda eğitimlerini sürdürecekler" diye
konuştu.
Bakan Çubukçu, ergenlik sorunlar, kötü alışkanlıkları, ailevi sebepler, beslenme yetersizlikleri, ekonomik nedenler gibi birçok faktörle ilişkili olan eğitimdeki başarının, her çocuğun öğretim hayatından kopmadan başarmak için bu proje ile ikinci bir şans bulacaklarını söyledi. Çubukçu, "Gelecekte iş hayatında, aile hayatında, sosyal hayatta mutlu bireyler yetiştirmek, bizim için en önemli görev ve en çok da onlara verdiğimiz emek, sevgi ve ihtimamla doğrudan orantılı. Şurası bir gerçek ki, biz kendi
gücümüze inanmadıkça, kendimize güven duymadıkça hayatın hiçbir alanında başarılı ve mutlu olmamız mümkün değil. İnanmak başarmanın yarısı ve bu anlamda biz bu projeyle çocuklarımıza inandığımızı, güvendiğimizi çok güçlü bir şekilde ortaya koyuyoruz. İstiyoruz ki çocuklarımız, sosya-ekonomik şartlardan bağımsız olarak eğitim hizmetlerinden eşit olarak yararlansınlar" diye konuştu.
Son 8 yılda eğitim alanında özellikle sosyo-ekonomik alt gelir grubuna ait çocukların desteklenmesi adına çok uygulamalar yapıldığını belirten Çubukçu, bütçenin artırıldığını, alt yapının güçlendirildiğini, bursluluk sayısının ve burs miktarını artırıldığını, teknolojinin kullanımının yaygınlaştığını anlattı.
Bakan Çubukçu, proje ile öncelikle ilk ve orta öğretimde bazı çocukların neden başaramadığına odaklanılacağını belirterek, "Yani hangi çocuklarımızın hangi düzeyde yeterliliği olduğunu ve nasıl takviye edilmesi gerektiğine odaklanacağız" dedi.
Eğitimin toplumda eşitleyici en önemli faktör olduğunu ifade eden Çubukçu, şunları söyledi:
"Dolayısıyla çocuklarımızın bir kısmı, diyelim ki yüzde 10 dahi de olsa, olağanüstü de öğrense, toplumun yüzde 90‘ı yeterli düzeyin altında bir öğrenme söz konusuysa bu toplum gelişmiş bir toplum, kalkınmış bir toplum olamaz. Odaklandığımız konu bu açıdan son derece önemli. Biz bu projeyle yeterliliklerini de tespit edeceğiz. Ülkemizde genel yeterliliklerine baktığımızda bir takım sınav sonuçları ölçme değerlendirmeye konu oluyor. Oysa ki, çocuklarımızın neyi hangi düzeyde öğrendiğinin de bizim
tarafımızdan bilinmesi en azından bundan sonraki dönemlerde o öğrenme yöntemleri üzerinde tekrar tekrar düşünmemizi sağlayacak. Dolayısıysa biz bu yeterliliklerle ilgili durumu tespit ettikten sonra gerçekten desteklenmesi gereken çocuklarımıza özel bir program uygulayacağız. Bununla her çocuğumuzun eğitimden eşit faydalanmasını ortaya koymuş olacağız. Her çocuğun birer değer, birey olduğundan hareketle gerçekten başarısızlığa etki eden faktörlere de bakacağız."
