Simdi 'Mor Meyve' Zamani
Acibadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyetisyen Uzmani Fatma Uçan, soguk havalarda bagisiklik sistemine dikkat edilmesi gerektigini söyleyerek, “Bagisikligi güçlendirmek için kirmizi ve mor meyveler tüketilmeli ve günde 12-15 bardak kadar su içilmeli” dedi.

Degisen hava sicakliklari ile beraber her mevsim geçisinde oldugu gibi hastaliklarda ciddi artislar söz konusu. Hastaliklar konusunda liste uzun ama hepsinin ortak noktasi bagisiklik sistemini desteklemek. Bagisiklik sistemi insan vücudunu hastaliklara karsi koruyan güçlü bir savunma sistemidir. Neyse ki bu sistemi ayakta tutabilmek için ulasilabilirligi çok kolay birçok besine sahibiz. Antioksidan kapasitesi yüksek besinler bagisikligi destekler ve antioksidan kapasitesi yüksek olan mor ve kirmizi meyveler özellikle eylül ayinin sanki hastaliklar ile iliskisi oldugunu bilir gibi toparlanmislar. Üzüm, incir ve mürdüm erigi gibi meyveler mor meyvelerdir. Özellikle de beslenme listemizde mutlaka bulunmasi gerekiyor. Fakat meyvenin bir seker oldugunu unutmadan porsiyon kontrolü yaparak tüketmek oldukça önemlidir. Sebzelerden havuç, kirmizi turp ve yine ayni sekilde yesil yaprakli sebzeler de bagisikligi oldukça güçlendirir. Maydanoz, dereotu, bamya ve kirmizi biber gibi sebzeleri de soframizda bulundurmamiz oldukça kiymetli. Ben bu mevsime özellikle balik mevsimi derim. Artik balik sezonu açildi. Omega-3’ün çok güçlü bir antioksidan oldugunu ve bagisikligi destekledigini biliyoruz. Özellikle soguk deniz baliklarini da haftada en az iki defa tüketmeye gayret gösterelim istiyoruz. Bagisiklik konusurken baharatlardan bahsetmemek imkânsiz. Özellikle pul biber, karabiber, zencefil ve zerdeçal gibi baharatlari soframizda bulundurmamiz gerekiyor. Özellikle Kayseri’de sumagin sadece manti ile tüketildigini görüyorum. Sumak antioksidan degeri en yüksek olan baharatlarin basinda geliyor, salataya da çok yakistigini düsünüyorum. Soframizdan eksik etmeyelim diyorum. Yemeklerle ve salatalarla daha çok tüketmeye gayret gösterelim. Kisin su içmeyi de unutmayalim. Suyun vücudun islevsel fonksiyonlarinin yerine getirilmesinde de oldukça büyük önemi var” dedi.
Uçan, su tüketiminin önemli oldugunu ve günde 12-15 bardak su tüketilmesi gerektigini söyleyerek, “Havalar serinlemeye basladi ama vücudumuzun suya çok ihtiyaci var. Bu yüzden de suyu günde 12-15 bardaga kadar tüketmeye gayret gösterelim. ‘Kis geldi su tüketmek istemiyorum, suyu tüketemiyorum’ diyorsak eger limon dilimleyebiliriz, nane yapraklari ile daha lezzetli bir hale getirebiliriz ama o suyun mutlaka tüketilmesi gerekiyor. Günlerin erken bitmesi ve kisin yaklasmasi hareketlerimizde kisitlamalara yol açti. Hareket kisitlamasi ve suyun aç içilmesi derken metabolizmamiz da bir hayli yavasladi. Havalarin sogumaya basladigi bu degisim döneminde karsimiza sik sik kabizlik problemi yasayanlar çikiyor. Bu sorunun giderilmesi için yine bol su içmek ve hareket etmek gerekir. Hava erken karariyor, yürüyüslere çikamiyoruz diyorsaniz, evde hareketi artiracak eglenceli aktiviteler yapabilirsiniz. Örnegin ev içi egzersizi gösteren videolar izleyerek ya da bütün aile dans ederek bir sekilde hareketinizi artirmayi denemelisiniz. Ayrica kis aylarinda zencefilin de tüketilmesi gerekiyor. Zencefil hem B6 vitamini, demir, magnezyum gibi bir sürü vitamine sahip hem de antioksidan kapasitesi en yüksek olan kök bitkilerden bir tanesi. Zencefili suyun içerisine rendeleyerek belki hazirladigimiz karisimlarin içerisine minik miktarlarda koyarak ya da sebze yemeklerimize ilave ederek mutlaka tüketmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandi.
