Saadet Partisi‘nden Libya Saldırısına Tepki
Saadet Partisi (SP) Van İl Başkanı M.
Parti binasında bir basın toplantısı düzenleyen M. Necip Yavuzer, ‘domino devrimler‘ olarak Tunus‘la başlayıp Libya‘nın hava bombardımanı ile devam eden sürecin ‘Büyük Orta Doğu Projesi‘ ile alakalı olduğunu belirtti. ABD ile İsrail projesi kokan Müslüman halk ayaklanmalarının son halkası olan Libya‘nın bombalanmasının yeni stratejilerin ortaya konmasından başka bir şey olmadığını ifade eden Yavuzer, "Tıpkı 19 Mart 2003 yılında Irak bombalanması gibi yine tarih tekerrür ederek bu defa da 19 Mart 2011
tarihinde Libya bombalanıyor. ABD öncülüğündeki emperyalist güçlerin Libya‘yı bombalamaları, onların haklılığını ve bizim de Libya diktatörünün yanında olduğumuzu göstermez. İslam coğrafyasını, Osmanlı‘nın yıkılması ile şekillendiren emperyalist güçlerin şimdi de farklı bir taktik ve strateji ile İslam dünyasına müdahil olması, elbette ki kabul etmeyeceğimiz bir güç kullanımıdır. Yıllardır coğrafyamızda iş başına getirdikleri diktatörler tarafından İslam dünyasına ekonomik ve siyasal anlamda yön verici olan
bu emperyalist güçlerin bugün bambaşka bir taktik ve strateji ile karşımıza çıkmaları kabul edilemez bir durumdur. Sekiz yılı aşan bir iktidarla iş başına gelen AK Parti‘nin İslam dünyasına örnek teşkil edebilecek şekilde dizayn edilmesi, İslam dünyasındaki ayaklanmaları kontrol etmek ve ikinci bir İran sendromunu yaşamamak içindir. Modern giyimli ve aynı zamanda muhafazakar bir dünya görüşüne sahip bir dindar başbakanı prototip olarak göstermeleri boşuna değildir. Önce örneklerini hazırladılar, şimdi de
örneği model olarak sunuyorlar. Başbakan Erdoğan‘a Batılılar tarafından, hatta NATO çerçevesinde bir gücün Libya‘ya müdahalesinin olabileceği söz edildiğinde sert bir tavır göstererek karşı olduğunu beyan etmesi bizi umutlandırmıştı. Fakat bu tavır Batılılar tarafından hiç önemsenmediği gibi, Libya‘ya müdahale etmekte de hiç tereddüt etmediler. Siyasi bir ağırlık olarak Erdoğan‘ı bu şekilde hiç saymaları, onların hiç kimseye dost olamayacaklarını göstermektedir. Tek dostlarının Siyonist İsrail olduğu
gerçeğini halkımız artık görmelidir" açıklamasını yaptı.
Saadet Partisi olarak Libya‘nın her ne sebeple olursa olsun bombalanma meselesinin karşısında olduklarını ve diktatörlerin de yanında olmadıklarını belirten Necip Yavuzer, "Çözümü kendinde gören ve İslam dünyasına müdahale etmenin kendi hakkı olduğuna inanan ABD‘ye bu küstah davranışı gösterilmelidir. İslam coğrafyasına müdahale edip şekillendirmesine hiçbir şekilde hakkının olmadığına ve Müslüman halkların kendi inanç ve değerleri doğrultusunda bunu şekillendirecek kadro ve öncülerinin var olduğunu
bilmesi gerektiğine inanıyoruz. Gittikçe yaklaşan seçimlerin tek kazananının medyada AK Parti gibi gösterilmesi, ülkemiz üzerinde düşünce alanında yine dış güçlerin ipotek koyması kabul edilemez bir tutumdur. Yüzde 10 seçim barajının konması temsiliyette adaletin tecelli etmemesi olarak oylara yansıyacaktır, ki bu da adaletsizliğin bir yansıması olarak tarihe kayıt olarak düşecektir" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA
tarihinde Libya bombalanıyor. ABD öncülüğündeki emperyalist güçlerin Libya‘yı bombalamaları, onların haklılığını ve bizim de Libya diktatörünün yanında olduğumuzu göstermez. İslam coğrafyasını, Osmanlı‘nın yıkılması ile şekillendiren emperyalist güçlerin şimdi de farklı bir taktik ve strateji ile İslam dünyasına müdahil olması, elbette ki kabul etmeyeceğimiz bir güç kullanımıdır. Yıllardır coğrafyamızda iş başına getirdikleri diktatörler tarafından İslam dünyasına ekonomik ve siyasal anlamda yön verici olan
bu emperyalist güçlerin bugün bambaşka bir taktik ve strateji ile karşımıza çıkmaları kabul edilemez bir durumdur. Sekiz yılı aşan bir iktidarla iş başına gelen AK Parti‘nin İslam dünyasına örnek teşkil edebilecek şekilde dizayn edilmesi, İslam dünyasındaki ayaklanmaları kontrol etmek ve ikinci bir İran sendromunu yaşamamak içindir. Modern giyimli ve aynı zamanda muhafazakar bir dünya görüşüne sahip bir dindar başbakanı prototip olarak göstermeleri boşuna değildir. Önce örneklerini hazırladılar, şimdi de
örneği model olarak sunuyorlar. Başbakan Erdoğan‘a Batılılar tarafından, hatta NATO çerçevesinde bir gücün Libya‘ya müdahalesinin olabileceği söz edildiğinde sert bir tavır göstererek karşı olduğunu beyan etmesi bizi umutlandırmıştı. Fakat bu tavır Batılılar tarafından hiç önemsenmediği gibi, Libya‘ya müdahale etmekte de hiç tereddüt etmediler. Siyasi bir ağırlık olarak Erdoğan‘ı bu şekilde hiç saymaları, onların hiç kimseye dost olamayacaklarını göstermektedir. Tek dostlarının Siyonist İsrail olduğu
gerçeğini halkımız artık görmelidir" açıklamasını yaptı.
Saadet Partisi olarak Libya‘nın her ne sebeple olursa olsun bombalanma meselesinin karşısında olduklarını ve diktatörlerin de yanında olmadıklarını belirten Necip Yavuzer, "Çözümü kendinde gören ve İslam dünyasına müdahale etmenin kendi hakkı olduğuna inanan ABD‘ye bu küstah davranışı gösterilmelidir. İslam coğrafyasına müdahale edip şekillendirmesine hiçbir şekilde hakkının olmadığına ve Müslüman halkların kendi inanç ve değerleri doğrultusunda bunu şekillendirecek kadro ve öncülerinin var olduğunu
bilmesi gerektiğine inanıyoruz. Gittikçe yaklaşan seçimlerin tek kazananının medyada AK Parti gibi gösterilmesi, ülkemiz üzerinde düşünce alanında yine dış güçlerin ipotek koyması kabul edilemez bir tutumdur. Yüzde 10 seçim barajının konması temsiliyette adaletin tecelli etmemesi olarak oylara yansıyacaktır, ki bu da adaletsizliğin bir yansıması olarak tarihe kayıt olarak düşecektir" ifadelerini kullandı.
