Kılıç'tan Çarpıcı Açıklamalar
AK Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Suat Kılıç, HSYK'dan, Yargıtay'dan, Anayasa Mahkemesi'nden ve diğer yargı kurumlarından bağımsız oldukları kadar tarafsız kalmayı da başarmalarını beklediklerini belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin yargıyı kuşatma girişimi yoktur ama yüksek yargının hükümeti kuşatma, TBMM iradesini bas

"YARGI AK PARTİ'YE DE CHP'YE DE TARAF OLMASIN"
Birilerinin iddia ettiği gibi Türkiye'de yasama ve yürütme organının, yargıyı kuşatmadığını belirten Kılıç, "TBMM'nin ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Türk yargısını kuşatmak yönünde bir niyeti de yoktur. Bizler yandaş yargı arayışı içerisinde değiliz. AK Parti Grubu ve hükümeti olarak yargının yandaş olanını değil, bağımsız ve tarafsız olanını istiyoruz. Yargı yandaş olmasın, yargı AK Parti'ye de yandaş olmasın, yargı CHP'ye de yandaş olmasın. Yüksek yargının kendini göstereceği yer bellidir. Yüksek yargı organları politik içerikli cümleleri ile değil, evrensel hukuka uygun kararlarıyla konuşmalıdır. Yüksek yargı organları gündelik siyasi tartışmalar üzerine yorum üretmeyi terk etmeli, evrensel hukukun, evrensel demokrasinin, evrensel yargı bağımsızlığı ve yargı tarafsızlığı anlayışının gereği olan tavırlarını artık ortaya koymalıdır. Yüksek yargı organları tarafsızlık konusunda kuşku ve tereddüt uyandıran davranış alışkanlıklarını artık terk etmelidir. Demokrat Yargı Başkanı Osman Can hakkında Anayasa Mahkemesi'ne şikayette bulunan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) senelerdir millet iradesini, TBMM'nin yaklaşımlarını ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin uygulamalarını ağır politik eleştirilerle eleştirmekte olan YARSAV'ın eski ve yeni başkanlarının tutum ve açıklamaları karşısında bir tek adım atmamış olması HSYK'nın tarafsızlığı konusunda derin kuşkular uyandırmaktadır. HSYK'dan, Yargıtay'dan ve Anayasa Mahkemesi'nden ve diğer yargı kurumlarından bağımsız oldukları kadar tarafsız kalmayı da
başarmalarını bekliyoruz. Osman Can için geçerli olan HSYK hukukunun, Ömer Faruk Eminağaoğlu ve Emine Ülker Tahran için de geçerli olmasını istemek en temel vatandaşlık hakkıdır. HSYK tarafından son dönemde yapılmakta olan hakim ve savcı atamalarının gündemdeki önemli davalara ilişkin duruşma süreçlerini ne şekilde etkilediği ve nasıl yönlendirme amaçları taşıdığı son günlerde hiç kimsenin dikkatlerinden kaçmayan, kuşkuları, kaygıları derinleştiren realitedir. Türkiye'de siyasetin yargıyı kuşatma girişimi yoktur. TBMM'nin yargıyı kuşatma girişimi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin yargıyı kuşatma girişimi yoktur ama yüksek yargının hükümeti kuşatma, TBMM iradesini baskı altına alma çabası da vardır, girişimi de vardır, beyanatları da vardır" şeklinde konuştu.
Bir yüksek yargı organı başkanının Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması halinde Türk halkına "Anayasa referandumuna hayır oyu kullanın" şeklinde çağrılar yapmaya başlamış olmasının muhalefete bile 'günaydın' dedirtecek derin bir ölçüde dışıdır. Türkiye'de hiç kimse Türk insanıçelişki olduğuna dikkat çeken Suat Kılıç, şöyle konuştu:
"Henüz muhalefet liderleri bile meydanlara çıkmadan, Sayın Baykan ve Sayın Bahçeli bile vatandaşa Anayasa referandumuna ilişkin oyunun rengini açıklamadan önce bir yüksek yargı organı başkanının Anayasa referandumuna ilişkin reyini bugünden ve peşinen açıklamış olması ihsas-ı reydir. Tarafsızlığın tümden terk edilmesidir, açıkça taraf olmaktır. Türkiye'de bugün yüksek yargının taraf olduğu değer evrensel hukuk değildir, hukuk devleti değildir, demokrasinin evrensel standartları değildir, bireyin hukuku değildir, özgürlükler değildir. Bugün Türkiye'de yüksek yargının Türkiye'deki muhalefet partileriyle birlikte yer aldığı taraf Anayasa'nın 2. maddesinde tanımlanan demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinden yana taraf olmakta değildir. Bugün yüksek yargının ve muhalefetin yaptığı şey; evrensel hukuka karşı taraf olmaktır, evrensel demokrasiye karşı taraf olmaktır, bireyin hukukuna ve geniş kapsamlı özgürlüklere karşı taraf olmaktır. Türk yargısını taraf olmayı bırakıp, tarafsız olmaya davet ediyorum. Siyasi tartışmalar iktidar partisiyle muhalefet partileri arasında devam edecektir, yargı tarafsız kalmalıdır ki, ihtilaf vukuunda herkesin müracaat edebileceği bir merci bulunabilsin. Peşinen görüşünü ortaya koyan bir Anayasa Mahkemesi, peşinen görüşünü ortaya koyan bir Yargıtay, peşinen görüşünü ortaya koyan HSYK ihtilaf vukuunda yargı boşluğu doğmasına neden olacaktır ki, bu davranış Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet ve millet hayatına vurulabilecek en ağır yüktür. Biz milletimizin reyine güveniyoruz,
milletimize inanıyoruz. Anayasa değişikliği teklifimizi de günü ve zamanı geldiğinde milletimizin önüne getirmekten halkoyuna sunmaktan bir adım bile geri atmayacağız. İsterse yargı organları uyarılarımızı dikkate almasın, isterse tarafsız kalmaya çalışmasın, isterlerse referandum sürecinde 'evet' ya da 'hayır' şeklindeki açıklamalarını halka dayatmaya devam etsinler. Her şeye rağmen biz millete, milletin aklına ve milletin vicdanına güvenmeye, bu milletin cumhurbaşkanı da seçmeyi başarabilecek, Anayasa değiştirmeyi de başarabilecek bir millet olduğuna inanmaya devam edeceğiz."
"CHP VE MHP MİLLETİN İRADESİNE KARŞI"
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, konuşmasını şöyle tamamladı: "TBMM'de yaşanan tartışmalara baktığınız zaman acı ve üzücü hadiseler göreceksiniz. Anayasa değişikliği 'özgürlük, demokrasi, hukuk, insan hakları' diyor. CHP zihniyeti Anayasa paketimizin içeriği hakkında söyleyecek tek kelam edemediği için şimdi kendilerinde bir korsan imza listesi uydurdular ve çakma bir liste ile AK Parti milletvekilleri tarafından hazırlanan Anayasa değişikliğini bir şekil bozukluğuna mahkum etmek istiyorlar. Buradan CHP'ye ve her defasında olduğu gibi CHP'nin peşine takılan MHP'ye sesleniyorum; AK Parti milletvekilleri tarafından verilen Anayasa değişikliği teklifine ilişkin şekil bakımından iddialarınız tamamen elinizde kalacak. 'Şekil yönünden Anayasa değişikliği teklifini Anayasa Mahkemesi'ne götürüp iptal ettirebilir miyiz' şeklindeki hevesiniz kursağınızda kalacak, amacınıza ulaşamayacaksınız. Bugün gündemde olan tartışmalar bir turnusol kağıdı gibi CHP ve MHP muhalefetinin rengini ortaya koymuştur. Türkiye'de hiç kimse Türk insanıur. Onların şekil bakımından aykırılık iddiasıyla Anayasa değişikliği teklifi üzerinde olumsuzluk oluşturma çabalarına fırsat vermeyeceğiz. Diğer taraftan bu millet CHP'nin ve MHP'nin millet iradesine karşı duruşunu bir kere daha görmüştür. CHP ve MHP'nin bu milletin Anayasa değişikliği yapamayacağına ilişkin düşüncesini milletimiz bu vesile ile bir kere daha görmüştür. 'Bu millet cumhurbaşkanı seçemez' bunu diyen Baykal'dı 2007 yılında. 'Bu millet Anayasa değiştirmeyi
beceremez' bunu diyen Baykal'dır 2010 yılında. Aradan geçen zamanda görüşleri arasında en ufak bir değişiklik söz konusu değil. Değişen tek şey 2007 yılında bunu söyleyen CHP'ydi. 2010 yılında CHP ile MHP'de aynı şeyi söylüyor, 'Bu millet cumhurbaşkanı seçemez', 'Bu millet Anayasa değiştiremez' diyor. Günü ve zamanı geldiğinde bu millet cumhurbaşkanını nasıl seçeceğini, Anayasa'yı nasıl değiştirmeye yetkili olduğunu CHP'ye de, MHP'ye de, onların yandaşı olduğu çevrelere de gösterecektir."
