Denktaş Bursa'da Konferans Verdi

Eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, sözde Ermeni soykırımını bazı devletlerin kabul etmesinin Türkiye'ye zarar vermeyeceğini belirterek, 'Bu, Lozan'ı hazmedemeyen ve Sevr'i yaşatmak isteyen ülkeler tarafından kabul edilmektedir' dedi

Eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, sözde Ermeni soykırımını bazı devletlerin kabul etmesinin Türkiye'ye zarar vermeyeceğini belirterek, "Bu, Lozan'ı hazmedemeyen ve Sevr'i yaşatmak isteyen ülkeler tarafından kabul edilmektedir" dedi.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen 'Aydınlarla Yüz Yüze' söyleşine katılan Rauf Denktaş, sözde Ermeni soykırımını son olarak İsveç'in de kabul etmesini değerlendirdi. Ermeni soykırımı söylentilerinin Türk milletinin üzerinde Demokles'in kılıcı gibi durduğunu belirten Denktaş, Türkiye'nin, 'Arşivleri siz de açın, biz de açalım. Tarihçiler gelip incelesin' diye bir açıklamada bulunduğunu ancak karşı tarafın haksız olduklarını bildikleri için buna yanaşmadığını ifade etti. İddiaların I. Dünya
Savaşı'nda başladığını, İngilizlerin ve bütün Sevr Antlaşması'nı imzalayanların yaptığı bir antipropaganda olduğunu dile getiren Denktaş, "Bu hikaye 1919 yılında oldu. Şimdi 1923 yılına çekiliyor. Maksat genç Türk Cumhuriyeti'ni de suçlamaktır. Atatürk'ü de suçlamaktır. Çünkü Türkiye'yi Atatürk'ten koparmak istiyorlar. Zamanında Sevr Antlaşması'nı imzalayanların kullandıkları propaganda, bugün Lozan Antlaşması'nı hazmedemeyen ve Sevr'i yaşatmak isteyen ülkeler tarafından kabul edilmektedir" dedi.
Sözde Ermeni soykırımı iddiaları karşısında Türk milletinin hissiyatını bildiklerini anlatan Denktaş, "Boyun eğerek kimse buna razı olamaz. Hükümet zaten gereğini yapıyor. Halk da ilgili büyükelçiliklerin önünde hissiyatını makul bir şekilde hissettirmelidir. Ülkeler halkın da buna boyun eğmeyeceğini görmeli. Türkiye'ye bundan zarar gelmez ama ülkeyi küçültmek için, küçük düşürmek için düşmanların yaptığı muameledir. Tarihi değiştiremezler. Türk hükümetinin daveti samimidir. Bundan kaçanlar kendi
suçlarının ortaya çıkmasını istememektedir. Ermenilerin yaptığı ihanete karşı alınan tedbirlerin soykırımla alakası yoktur" diye konuştu.
Avrupa İnsanları Hakları Mahkemesi'nin aldığı son kararın zaferle alakası olmadığını söyleyen Rauf Denktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu kararın içerisinde Türkiye'nin işgalci olduğu, KKTC'nin tanınmadığı, Rum kesiminin meşru hükümet olduğu vurgulanmaktadır. Rumların, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bin 500 kadar müracaatı vardı. Bundan bunaldıkları için, yine kendilerinin arzusu üzerine, Türkiye'nin KKTC'de kurduğu komisyonu ilk müracaat yeri olarak tanıdılar. Bu KKTC'yi tanımak anlamına gelmez. Tam aksine, KKTC'nin Türkiye'nin bir alt kuruluşu, Türkiye'nin sorumluluğunda olması demektir. Kurulan komisyon da Türkiye'nin bir alt
komisyonudur. İyiliği de mutlaka vardır. Bu karar Rumları hayal kırıklığına uğrattı."
KKTC'de yapılacak olan seçimlerden de bahseden Denktaş, 3. adayın çıkmasından dolayı seçimlerin ikinci tura kalacağını belirtti. Kıbrıs'ta devletin hakimiyetini isteyen, Türkiye'nin garantörlüğünü isteyen yüzde 77'lik bir kesim olduğunu hatırlatan Denktaş, "Herhalde bu kesim, ülkenin egemenliğini isteyen kesime oylarını verir. Ancak Annan planı zamanında yabancıların yaptığı çirkin girişimler, para vermeler yine başladı. Yine paralar dağıtılıyor. Geçen yıl aldatılan halkın ne kadar etkilendiğini
göreceğiz" diyerek seçim sonucunun beklenmesi gerektiğini söyledi.