Emine Erdoğan'dan İsviçre'ye sitem
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, 'çok medeni dediğimiz İsviçe kadınlara seçme seçilme hakkını 1971 yılında vermiştir bunu özellikle hatırlatmak isterim' dedi.
Emine Erdoğan, referandumla yeni minare yapımını yasaklayan İsviçre'ye de göndermede bulunarak, "Kadınların seçme ve seçilme hakkına Fransa'da 1944, İtalya'da 1945, Yunanistan'da 1952 ve çok medeni dediğimiz İsviçre'de ise 1971 yılında kavuşabildiklerine ben özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Elbette kadınına bu önemi veren cumhuriyetimize minnettarız ve Türkiye Cumhuriyeti'nin mensubu olmaktan dolayı hepimiz gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu.
AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Tanınması'nın 75. Yıldönümü' etkinliği parti genel merkezinde gerçekleştirildi. Burada bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan konuşmasına, kadınların seçme ve seçilme hakkının teslim edildiği yasanın kabulünün hemen ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınlara güvenini ifade eden 'Türk kadını, evdeki medeni mevkiini selahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve liyakatle kullanacaktır' sözleriyle başladı. Atatürk'ün bu anlayışıyla 5 Aralık 1934'te Türk kadınının seçme ve seçilme hakkına kavuştuğunu ifade eden Erdoğan, böylece Türkiye Cumhuriyeti'nin bu hakkı birçok Avrupa ülkesinden önce kadınlarına tanıdığını söyledi.
Emine Erdoğan, referandumla yeni minare yapımını yasaklayan İsviçre'ye de göndermede bulunarak, "Kadınların seçme ve seçilme hakkına Fransa'da 1944, İtalya'da 1945, Yunanistan'da 1952 ve çok medeni dediğimiz İsviçre'de ise 1971 yılında kavuşabildiklerine ben özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Elbette kadınına bu önemi veren cumhuriyetimize minnettarız ve Türkiye Cumhuriyeti'nin mensubu olmaktan dolayı hepimiz gurur duyuyoruz" dedi.
Emine Erdoğan, Cumhuriyet'in kuruluşunda Anadolu kadınının emeği olduğunu vurgulayarak, dünyada hiçbir milletin kadınının milletinin kurtuluşa ermesinde Anadolu kadını kadar büyük çabalar harcamadığını söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin demokrasi sınavında, kalkınma yarışında ve istikametinde dün olduğu gibi bugün de Türk kadının eli olduğunu belirterek, "Kadınsız siyaset, kadınsız demokrasi, kadınsız yönetim sadece kadınlar için değil bütün toplum için eksikliktir; hem de büyük bir adaletsizlik ve haksızlıktır. Kadının eğitimden, üretimden, işgücünden, toplumdan, adaletten, siyasetten dışlanması, kadının toplumsal süreçlerin demokratik mekanizmaların dışında tutulması, toplumun gücünün yarısını yok etmek, yok saymak anlamına gelir. Dikkat ediniz daha bundan birkaç yıl öncesine kadar pek çok alanda dışlanan görmezden gelinen kadınlarımız, bugün hayatın her alanında büyük sorumluluklar üstleniyorlar. Her ne kadar yeterli olmasa da parlamentomuzda, Bakanlar Kurulumuzda, Türk siyasetinin önemli mevkilerinde kadınlarımız artık aktif bir şekilde yer alıyorlar, çok değerli katkılarda bulunuyorlar" diye konuştu.
Ancak yapılanların yeterli olmadığını vurgulayan Emine Erdoğan, "Gelişmiş ülkelerin, gelişmiş demokrasilerin birçoğundan önce elde ettiğimiz hakların hayata geçirilmesi noktasında geriden geldiğimiz aşikardır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının, demokratik katılım olmaksızın hiçbir anlam ifade etmeyeceği açıktır" görüşünü dile getirdi.
Emine Erdoğan konuşmasının sonunda, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ı, bakanlık bünyesindeki Avrupa Birliği (AB) Genel Sekreterliği'ndeki bir sekreter yardımcılığı ve 14 başkanlıktan 8'ini kadınlara emanet etmesinden dolayı tebrik ederek, bir plaket sundu.
AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı Tanınması'nın 75. Yıldönümü' etkinliği parti genel merkezinde gerçekleştirildi. Burada bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan konuşmasına, kadınların seçme ve seçilme hakkının teslim edildiği yasanın kabulünün hemen ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınlara güvenini ifade eden 'Türk kadını, evdeki medeni mevkiini selahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve liyakatle kullanacaktır' sözleriyle başladı. Atatürk'ün bu anlayışıyla 5 Aralık 1934'te Türk kadınının seçme ve seçilme hakkına kavuştuğunu ifade eden Erdoğan, böylece Türkiye Cumhuriyeti'nin bu hakkı birçok Avrupa ülkesinden önce kadınlarına tanıdığını söyledi.
Emine Erdoğan, referandumla yeni minare yapımını yasaklayan İsviçre'ye de göndermede bulunarak, "Kadınların seçme ve seçilme hakkına Fransa'da 1944, İtalya'da 1945, Yunanistan'da 1952 ve çok medeni dediğimiz İsviçre'de ise 1971 yılında kavuşabildiklerine ben özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Elbette kadınına bu önemi veren cumhuriyetimize minnettarız ve Türkiye Cumhuriyeti'nin mensubu olmaktan dolayı hepimiz gurur duyuyoruz" dedi.
Emine Erdoğan, Cumhuriyet'in kuruluşunda Anadolu kadınının emeği olduğunu vurgulayarak, dünyada hiçbir milletin kadınının milletinin kurtuluşa ermesinde Anadolu kadını kadar büyük çabalar harcamadığını söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin demokrasi sınavında, kalkınma yarışında ve istikametinde dün olduğu gibi bugün de Türk kadının eli olduğunu belirterek, "Kadınsız siyaset, kadınsız demokrasi, kadınsız yönetim sadece kadınlar için değil bütün toplum için eksikliktir; hem de büyük bir adaletsizlik ve haksızlıktır. Kadının eğitimden, üretimden, işgücünden, toplumdan, adaletten, siyasetten dışlanması, kadının toplumsal süreçlerin demokratik mekanizmaların dışında tutulması, toplumun gücünün yarısını yok etmek, yok saymak anlamına gelir. Dikkat ediniz daha bundan birkaç yıl öncesine kadar pek çok alanda dışlanan görmezden gelinen kadınlarımız, bugün hayatın her alanında büyük sorumluluklar üstleniyorlar. Her ne kadar yeterli olmasa da parlamentomuzda, Bakanlar Kurulumuzda, Türk siyasetinin önemli mevkilerinde kadınlarımız artık aktif bir şekilde yer alıyorlar, çok değerli katkılarda bulunuyorlar" diye konuştu.
Ancak yapılanların yeterli olmadığını vurgulayan Emine Erdoğan, "Gelişmiş ülkelerin, gelişmiş demokrasilerin birçoğundan önce elde ettiğimiz hakların hayata geçirilmesi noktasında geriden geldiğimiz aşikardır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının, demokratik katılım olmaksızın hiçbir anlam ifade etmeyeceği açıktır" görüşünü dile getirdi.
Emine Erdoğan konuşmasının sonunda, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ı, bakanlık bünyesindeki Avrupa Birliği (AB) Genel Sekreterliği'ndeki bir sekreter yardımcılığı ve 14 başkanlıktan 8'ini kadınlara emanet etmesinden dolayı tebrik ederek, bir plaket sundu.
