Depremlerin yıkamadığı yapı: Erzincan Tren Garı - ERZİNCAN

- Tren Garı genel ve detay görüntü - Tren garı hasar gören bölümden görüntü - Jeoloji Yüksek Mühendisi Selahattin Ayan röportaj - 1939 Depremine tanık Abdulbaki Çayıroğlu röportajDepremlerin yıkamadığı yapı: Erzincan Tren Garı - Dünyanın en büyük depremleri arasında gösterilen 1939 depreminin ardından kentte ayakta kalan tek yapı özelliğine sahip 80 yıllık Erzincan Tren Garı, temelindeki sadece 2 santimetrelik kaymayla adeta yeni depremlere meydan okuyor - Jeoloji Yüksek Mühendisi Ayan: - "Bu bina bize şunu söylüyor; insanları öldüren deprem değil, insanları öldüren kendi elleriyle yapmış oldukları binalardır"ERZİNCAN (AA) - KEMAL ÖZDEMİR - Dünyanın en büyük depremleri arasında gösterilen 1939 depreminin yanı sıra 1983 ve 1992 depremlerine rağmen kentte ayakta kalmayı başaran tek bina özelliğine sahip Erzincan Tren Garı, 2 santimetrelik hasarla yeni depremlere meydan okuyor.Alman mühendisler tarafından projelendirilen ve 1938'de Türk işçilerin kısa bir sürede inşa ettiği Erzincan Tren Garı, meydana gelen yıkıcı depremlere şahitlik ederek kentte ayakta kalabilen tek bina olmasıyla adeta mühendislik dersi veriyor. Erzincan depremleri konusunda araştırma yapan Jeoloji Yüksek Mühendisi Selahattin Ayan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgenin önemli bir deprem kuşağı üzerinde yer aldığına dikkati çekti.Türkiye'yi çok önemli iki deprem kuşağının kontrol ettiğini belirten Ayan, "Türkiye Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunmaktadır. Erzincan bu iki fayın kesişim noktasında bulunması sebebiyle kentte depremler daha sık meydana gelmektedir. Erzincan 'da 1939'da meydana gelen deprem, Anadolu coğrafyasında meydana gelen en büyük deprem olarak kayıtlara geçmiştir. Erzincan bu depremle tamamıyla yok olmuştur." dedi.
Ayan, yaşanan deprem sonrası yalnızca bir binanın ayakta kaldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:"1939'da meydana gelen depremde Erzincan Tren Garı ayakta kalmayı başarmıştır. Yaşanan yıkıcı depremin binaya verdiği hasar sadece 2 santimetrelik bir kaymadan ibarettir. Bu bina bize şunu söylüyor; insanları öldüren deprem değil, insanları öldüren kendi elleriyle yapmış oldukları binalardır. Aslında aldığımız mesaj çok net. Bu ne demek? Depreme dayanıklı binalar inşa edeceğiz. Bu mümkün mü? Bu çağda bunun fazlasıyla mümkün olduğunu görebiliyoruz."Kentte 27 Aralık 1939'da meydana gelen depremi yaşayan 92 yaşındaki Abdulbaki Çayıroğlu ise aradan geçen yıllara rağmen o felaketi unutamıyor.Sabah namazına doğru adeta "kıyametin koptuğunu" belirten Çayıroğlu, şunları anlattı:"Kardeşimle birlikte aynı yatakta yatıyorduk. Sabaha karşı şiddetli bir sarsıntı ile uyandık. Kaldığımız ev çökünce kerpiç tuğlalar üzerimize düştü ancak başımız dışarıda kaldı. Tuğlaların altından sıyrılarak çıktık. Dünyalar bizim oldu. Çıktığımızda etrafta bulunan yığınların altında insan sesleri duyduk. Sıkışıp kalan insanlar yardım bekliyordu. Hava çok soğuktu. Yaşanan depremde 40 - 45 bin insanımız hayatını kaybetti. Her taraf dümdüz olmuştu. Deprem sonrası 2 - 3 gün kadar Erzincan 'da kaldık ve ardından ailemle birlikte Kayseri'ye yerleştik. Allah bir daha böyle bir felaketi bize göstermesin inşallah."
Kerpiç Tuğla Muhabir Felaket Kıyamet Mühendislik 

6 Mart 2018 Salı günü yayınlandı