Bahçeli: Darbelerden Hesap Sorulurken 27 Nisan Pas Geçiliyor
Türk Silahlı Kuvvetleri 28 Şubat Devlet Bahçeli 12 Eylül
Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, ' 28 Şubat'la ilgili soruşturmanın objektif ve adil bir şekilde sürdürülmesi ve arkasından da sonuca erdirilmesi büyük bir önem taşımaktadır. ' dedi.
Bahçeli, şöyle devam etti: ' İkazla belirtmek isterim ki, darbecileri hukuk karşısına çıkarırken, bu süreçten nemalanma ve siyasi kaygı gözetme kurnazlığı haksızlığın ve kuralsızlığın yerleşmesine ve güçlenmesineneden olabilecektir. Bilhassa geçmişten kaynaklı tarafgir bakış ve hınç duygusu hukukun güvenirliğine zarar verecek ve vicdanların hüsrana uğramasına yol açacaktır.
Dün yapılanları misliyle ödetmek, benzer mağduriyetleri muhataplarına yaşatmak, meseleyi alacak-verecek mertebesine kadar indirmek bu defa da sivil nitelikli balans ayarı olacaktır ki, bu da tabiatıyla büyük bir yanlışlık olarak AKP'nin karanlık siciline işlenecektir. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri'ni bütünüyle darbeci göstermeye niyet ve teşebbüs etmek, terörle mücadele eden kahramanları terörist olarak göstermek ahlaksızlık ve edepsizlikle eşdeğer görülecektir. '
' ZORBALIK SADECE 28 ŞUBAT'TA YAŞANMADI '
Bahçeli, ' Evet, doğrudur; 28 Şubat sürecinde zulüm ve eziyet fazlasıyla yaşanmıştır. İnançlarından, siyasi tercihlerinden dolayı mütedeyyin vatandaşlarımız zan altında bırakılmış, maalesef suçlamalara maruz kalmışlardır. Fişlemeler, işten el çektirmeler, adli ve idari zorbalıklar, dayatmalar hepimizin bildiği vahim hadiselerdir. Ama eziyet, zorbalık ve haksızlıklar sadece 28 Şubat'ta yaşanmamıştır. ' ifadelerini kullandı.
Bahçeli, ' 12 Eylül, 28 Şubat ve her türlü darbe girişimi mutlaka hukuki anlamda neticeye kavuşturulmalı ve Türkiye bu yükten artık kurtulmalıdır. Zira sürekli darbeyi konuşmaktan, darbeci isimlerini telaffuz etmekten ve geçmişe saplanıp kalmaktan aziz milletimiz bunalmış ve yorulmuştur. AKP zihniyeti meseleyi kaşıyarak kendisine siyasal rant elde edeceğini düşünüyorsa, bilsin ki dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olacaktır. ' dedi.
' DOLMABAHÇE GÖRÜŞMESİ ŞAİBELİDİR '
Bahçeli, şöyle devam etti: ' Diğer taraftan hala muamma olan ve 22 Temmuz 2007 seçimlerinden önce vuku bulmuş 27 Nisan bildirisi ve sonrasında ki gelişmeler hala aydınlanmış değildir. Kaldı ki bu internet muhtırası AKP'yi sıçratmış ve seçimlerden açık ara galibiyetle çıkmasına neden olmuştur. Bildiğiniz gibi, Başbakan Erdoğan 4 Mayıs 2007 tarihinde dönemin genelkurmay başkanıyla Dolmabahçe'de bir araya gelmiş ve gizemini hala koruyan bir görüşme yapmıştır.
Bu görüşme şaibelidir. Bu görüşme soru işaretleriyle doludur. Başbakan Erdoğan eğer ne konuşulduğunu açıklamazsa, internetten yayınlanan bildirinin danışıklı dövüş bir ilişki içinde tanzim edildiği kanaatine ulaşmamız kaçınılmaz olacaktır. '
' DOLMABAHÇE'DE HANGİ VAATLER VERİLDİ? '
Bahçeli, ' Tekraren sormak isterim ki, Dolmabahçe'de hangi vaatler verilmiş, hangi sözler karşılıklı olarak iletilmiştir? Genelkurmay Başkanlığı'nın sitesinden yayımlanan 27 Nisan bildirisi, AKP'nin siyaseten ivme kazanması için planlı, sistemli ve sinsi bir hamle midir? Bunlar reddediliyorsa, 12 Eylül'e kadar uzanan AKP zihniyeti, neden kendisine karşı yapılan bu demokrasi dışı müdahaleye sessiz durmayı tercih etmiştir?
Üstelik internet bildirisinin failine toleranslı davranılarak ve iltifat gösterilerek son model zırhlı otomobilin tahsis edilmesini Başbakan nasıl açıklayacak ve neyi bahane olarak ileri sürecektir? Darbelerden hesap sorulurken, 27 Nisan'ın pas geçilmesi bize göre tesadüf değildir. Bu işin içinde bir bit yeniği ve açığa çıkarılması gereken taraflar vardır. İster istemez aklımıza; 27 Nisan'ın, AKP'nin mağdur kisvesine bürünebilmesi için yapılan bir tezgâh olduğu hususu gelmektedir. Bu nedenle her şey netleştirilmeli ve şüpheler giderilmelidir. ' şeklinde konuştu.
Bahçeli, şunları söyledi: ' Başbakan Erdoğan'ın, siyasi yasağının kaldırılmasına kadar geçen 116 günlük karanlık süreç gibi, Dolmabahçe görüşmesi de belirsizliğe mahkûm edilmemelidir. Bununla birlikte, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiası ve arkasından kozmik odanın altını üstüne getiren arama ve tarama faaliyeti gibi hiçbir konu sümen altına itilmemelidir.
Yeri gelmişken muhataplarından cevabını duymayı isterim ki, bu kozmik odada neye ulaşılmıştır? Her ilişki ağı çarşaf çarşaf basına yansırken, kozmik odayla ilgili sırlara ne olmuştur? Bu alanda ne gibi gelişmeler ortaya çıkmıştır?
Ülkemiz darbe dönemlerini geride bırakmalı, sandığın ve demokrasinin itibarı ve devamlılığı sağlanmalıdır. Sosyal, toplumsal ve siyasal uzlaşmayla geniş bir konsensüs temin edilmeli ve Türkiye bir daha alacakaranlık devirleri yaşamamalıdır. Parti olarak, TBMM'nde darbelerle ilgili kurulan araştırma komisyonuna destek vermemizin başlıca sebeplerinden birisi de bu düşüncemizden ilhamını almaktadır. AKP artık sahte mağdurları oynamayı bırakmalı, darbeden geçinen istismarcı özelliğini terk etmelidir.
Dileğimiz, Türkiye'nin artık hiçbir zaman hak ve hukukun çiğnenmediği, kanunsuzlukların olmadığı, karşılıklı saygı ve uzlaşma esasına dayanan birlikte yaşama idealinin kökleştiği bir ülke haline gelmesidir. Nitekim biz bu uğurda üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazır ve kararlıyız. '
Devlet Bahçeli Hakkında1948 yılında Osmaniye'de doğdu. Yörede Fettahoğulları olarak bilinen geniş bir Türkmen ailesine mensuptur. İlköğrenimini Osmaniye'de, orta öğrenimini İstanbul'da tamamlayan Devlet Bahçeli, üniversite öğrenimini Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisinde yapmıştır. Başlangıcından itibaren Ülkücü Hareket'in her kademesinde görevler üstlenerek Büyük Ülkü Davası'na hizmet etti. Devlet Bahçeli, 1967 yılında Ankara İktisadi ve Ticari ilimler Ak...
devamı















