Dalgalar arasında dehşeti yaşadı, duvara tırmanarak kurtuldu

Ufuk Yakupoğlu'ndan detaylar
Sahil Güvenlik Polis Ekipleri Sağlık Ekipleri Balık Tutma Balık Tutmak 

-Yakupoğlu ile röp.
-arşiv

( ZONGULDAK )- Balık tutarken denize düşen talihsiz adam, o anları korku dolu gözlerle anlattı ZONGULDAK

- Zonguldak'ta dün gece saatlerinde balık tutmak için çıktığı kayalıklardan ayağı kayarak denize düşen 39 yaşındaki Ufuk Yakupoğlu, dalgalar arasında dehşeti yaşadı. Film sahnelerini aratmayan dehşet anlarını korku dolu gözlerle anlatan Yakupoğlu, "Benim için çok zor bir geceydi. Allah kimseye bunu yaşatmasın" dedi.
Kent merkezinde yaşayan 39 yaşındaki Ufuk Yakupoğlu, bir arkadaşı ile birlikte Fener Mahallesi'ndeki kayalıklara gelerek balık tutmak istedi. Dalgaların vurduğu lambalarının kullanılamaz hale gelmesiyle birlikte eşyalarını toplamak isteyen Yakupoğlu, karanlıkta ayağı takılınca denize düştü. İlk önce arkadaşından yardım isteyen talihsiz adam, dalgaların arasında boğuşurken karaya çıkmaya çalıştı. Bu sırada olay yerine sağlık ekipleri, polis ekipleri ve sahil güvenlik ekipleri gönderildi. Ekipler onu ararken, karaya kendi imkanlarıyla çıktı Bölgede arama tarama çalışmaları sürerken Yakupoğlu'nun izine rastlanmadı. Dalgaların sürüklediği talihsiz adam ise denizin dibinden yüzeyine çıkmak için mücadele verdi. Tutunduğu kaya sayesinde önce karaya çıkan ardından da bir restoranın duvarına tırmanarak ekiplerin bulunduğu yere gelen Yakupoğlu, verdiği mücadele dolayısıyla yorgun düştü. Sağlık ekiplerini görünce olduğu yere yığılan genç adam, kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı. Tedavinin ardından taburcu edilerek ailesine kavuştu. Dehşet anlarını gazetecilere anlattı Olay yerinden sıklıkla balık avladığını söyleyen Yakupoğlu, adeta film sahnelerini aratmayacak dehşet anlarını anlattı. Yakupoğlu, zor bir gece geçirdiğini söyleyerek başından geçenleri şöyle aktardı: "Her zaman balık tuttuğumuz yerde Fener kayalıklarında zoka dediğimiz çinekopla lüfer tutmaya gidiyoruz. Dün akşam yine dalgalar vardı. Küçük tüple yaktığımız lüks lambasına dalga vurdu söndü. O esnada yukarı çıktık. Bir kademe daha yukarıya çıktık. Balığımızı tuttuk, muhabbet ettik. Eskilerden konuştuk. Yanımdaki ağabey çay demledi. Gidelim mi diye sordu, bende olur deyince malzemeleri toplamaya başladı.
Bende kulübede kaldım. O da malzemeleri toplamaya inmişti. Malzemeler çok olunca bende inip yardım edeyim dedim. Küçük merdivenler var. Ayağımı attım. Nereye bastığımı göremedim. Her zaman indiğim stildi. Böyle bir şey olacağını tahmin edemedim. Sol tarafımın üzerine düştüm. Ama kendimdeyim. Hiç bir yere vurmadım, bilincim hala açıktı. Suyun yüzeyine çıktım. Zeynel ağabeye bağırdım. O arada denizin dibinde bir kaç tur attım. Sanki birisi alttan beni çeviriyor. Akıntı olduğunu anladım. Dalgalar iskeleye doğruydu. Biraz yüzmeye çalıştım. Bu sefer sağa doğru ayaklarımdan sanki birisi çeker gibi oluyordu. Bu dalgada zaten yüzmek imkansız. Allah yardımcın olacak. Bir şekilde bir yerden çıkacaksın. O ara dalga devamlı vuruyor. O ara tutundum, çıktım. Sağ ayağım kayanın arasına sıkıştı. Zorlayarak oradan kurtuldum. Ben sahil güvenlik mi değil mi bilmiyorum ama bir tekne gördüm. Bana epey uzaktı. Bağırdım, elimi salladım. Karanlıkta seçemedi sanırım. Ben tam olarak ne olduğunu da bilmiyorum. Benim hatırladığım belki beş dakikaydı ama yaşadığımız bir saatti. Orada restoranın duvarı vardı. Tırmanarak, sürtünerek restoranın önüne çıktım. Bir kalabalık gördüm. Zaten korkuda var denizden çıkmışım. Kalabalığı görünce koşayım dedim. Ayağım takıldı. Yere düştüm. Sonra onlar beni fark etti. Sedyeye aldılar, hastaneye gittik. Anlatılmaz yaşanır diyeceğim ama Allah kimseye suda ölüm yaşatmasın. Ben orada hemen hemen her gün denize giriyorum. Gece olsun gündüz olsun ama ben böyle dalgada hiç denize girmedim. Benim için çok zor bir geceydi. Allah kimseye yaşatmasın." Ufuk Yakupoğlu, dalgaların arasında yaşadığı dehşetin şokunu atlatmaya çalışıyor. (OA
1 Ekim 2020 Perşembe günü yayınlandı